İngiltere Maliye Bakanı John Healey, ABD’nin Orta Doğu’da sürdürdüğü savaşın küresel ekonomide yarattığı sarsıntı ve artan enflasyon baskıları nedeniyle sonbaharda açıklanacak bütçenin zorlu geçeceği uyarısında bulundu.
Financial Times’a konuşan Bakan Healey, 28 Ekim’de sunacağı ilk bütçeden ülkenin “belirsizliklere karşı güçlü bir tamponla” çıkmasını sağlayacağını belirtti.
Borçlanma Maliyetleri ve Enflasyon Baskısı Artıyor
Hükümetin borçlanma rakamlarındaki son artışın ardından değerlendirmelerde bulunan Healey; ABD-İran savaşının borçlanma maliyetleri, enflasyon ve büyüme üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti:
“Orta Doğu’da yaşananlar enflasyonu, büyümeyi ve borçlanma maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu durum, dünya genelinde karşı karşıya olduğumuz daha tehlikeli ve belirsiz bir tablonun parçası.”
Ekonomistler, küresel çalkantıların yarattığı enflasyonist baskıların mali hareket alanını daraltacağını öngörüyor. Bu durumun, Başbakan Andy Burnham’ın hayat pahalılığı krizini çözmeye yönelik vaatlerini ve kamu harcama planlarını kısıtlayabileceği belirtiliyor.
Mali Kurallar ve Savunma Harcamaları Tartışması
Mali kurallara bağlılık konusunda Başbakan Burnham ile tam bir uyum içinde olduklarını vurgulayan Healey, harcama planlarının detaylarına dair miktar açıklamaktan kaçındı.
Öte yandan Healey, Muhafazakar Parti tarafından savunma bütçesini 2030 yılına kadar GSYH’nin %3’üne çıkarma taahhüdünü yenilemediği gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu. Bakan, İngiltere’nin NATO taahhüdü olan %3,5’lik savunma harcaması hedefine 2035 yılına kadar ulaşacağını ve detayların önümüzdeki yılki harcama incelemesinde netleşeceğini ifade etti.
Bölgesel Kalkınma İçin Hazine Kurallarında Esneklik
Bakan Healey, bölgesel kalkınma projelerini hızlandırmak amacıyla Hazine kurallarında değişikliğe gidildiğini de duyurdu.
Hazine’nin kamu projelerini değerlendirme kılavuzu olan Green Book üzerindeki “iskonto oranının” %3,5’ten %3’e düşürüldüğü bildirildi. Bu adımla birlikte yeni okul, yol ve altyapı yatırımlarının uzun vadeli kamusal faydasını kanıtlamanın kolaylaşacağı ve kamu harcamalarının önünün açılacağı öngörülüyor.











