Dünya tam 17 gündür tek bir gündemin etrafında dönüyor: Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları… Haber bültenleri, manşetler ve ekranlar günlerdir aynı görüntülerle dolu.
Gerilim, savaş ve belirsizlik… Dünya kamuoyu ağır bir gündemin içinde nefes almaya çalışıyor.
Fakat dün gece, tüm bu gürültünün ortasında insanı şaşırtan küçük bir mucize yaşandı.
Dünya, belki sadece birkaç dakikalığına da olsa savaşları ve krizleri unutup tek bir şey konuştu: Arda Güler’in yaklaşık 70 metre uzaklıktan gönderdiği ve rakip kalenin ağlarıyla buluşan o inanılmaz golü.
Bir anda sosyal medya, spor bültenleri ve yorum programları aynı görüntüyle doldu.
Yorumcuların sesindeki şaşkınlık ve hayranlık gizlenemiyordu.
Herkes genç bir futbolcunun sahaya bıraktığı o imkânsız gibi görünen anı konuşuyordu.
Tribünlerdeki görüntü ise başlı başına bir hikâyeydi.
Real Madrid ve Elche CF taraftarlarının yüzlerindeki o donup kalmış ifade… Sanki bir saniyeliğine zaman durmuştu.
Spikerlerin heyecanla yükselen sesi, tüyleri diken diken eden anlatımları… Ve ardından gelen o kolektif hayret.
Bazen bir gol, sadece bir gol değildir.
Bazen bir an, milyonlarca insanın ruh hâlini değiştirebilir.
İşte Arda Güler’in o vuruşu da tam olarak böyle bir andı.
Bu an aynı zamanda son dönemde güçlenen Türkiye–İspanya yakınlaşmasının sembolik bir yansıması gibi de görülebilir.
İspanya’da hem spor kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde son yıllarda Türkiye’ye ve Türklere yönelik daha ılımlı, saygılı ve dayanışmacı bir yaklaşımın güçlendiği dikkat çekiyor.
Pedro Sánchez hükümetinin ve İspanyol yetkililerin Türkiye ile diyalog ve iş birliğine verdiği önem, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının daha da sağlamlaşmasına katkı sağlıyor.
Ekonomiden savunmaya, kültürden spora kadar birçok alanda gelişen bu yakınlaşma, toplumlar arasında da daha sıcak bir bağ kurulmasına zemin hazırlıyor.
İşte bu yüzden dün gece yaşanan o gol, sadece bir spor anı değildi.
Bir Türk futbolcunun İspanya’nın en büyük kulüplerinden birinde attığı o muhteşem gol, iki ülke halkı arasında ortak bir hayranlık ve gurur anına dönüştü.
Belki de sporun en güzel tarafı tam da budur: Siyasetin, krizlerin ve savaşların gölgesinde bile insanların kalbinde ortak bir sevinç yaratabilmek.
Ve bu yüzden Arda Güler’in Türkiye’ye ve Türk insanına yaptığı katkı yalnızca saha içi performansıyla ölçülemez.
O, attığı gollerle sadece skor tabelasını değil; Türkiye’nin dünyadaki algısını, gençlere verdiği ilhamı ve ülkeler arasındaki dostluk köprülerini de güçlendiriyor.
Teşekkürler Arda Güler.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











