Olay Gazete Turkish Newspaper in London
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
No Result
View All Result
Olay Gazete Turkish Newspaper in London

Bağlamanın Sınırlarını Aşan Müzisyen: Kemal Dinç

Mehmet KARABULUT

19/10/2026
Hull City’nin galibiyet hasreti 5 maça çıktı

Geleneksel halk müziğine farklı deneyler yaparak adını duyuran sanatçı Kemal Dinç ile yaptığımız röportajı Olay Gazetesi okurlarına ve halk müziği sevenlerine sunu­yoruz. “Çapraz düzen” adlı bağ­lama akort sistemini geliştiren Dinç, aynı zamanda Almanya’daki çeşitli üniversitelerde halk müzi­ğini ve bağlama tanıtımınıı sür­dürüyor. 22 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de Olcay Bayır ile bir­likte sahne alacak olan Dinç’i biraz da olsa röportajımızla tanımanızı istedik.

Uzun yıllardır bağlama çalı­yorsunuz ve enstrümana “Çap­raz Düzen” adını verdiğiniz yeni bir akort sistemi kazandırdınız. Bu fikrin ortaya çıkış hikâyesini dinleyebilir miyiz?

Evvela, on bir yaşlarımda bağ­lamaya geleneksel icra ve reper­tuvarla başladım herkes gibi. Sonraki zamanlarda başlayan bu arayışlarım, akademik süreçte du­rağanlaştı. Bu süreçte de sadece klasik gitarla değil, kompozisyon ve enstrüman bilimiyle de ilgilen­mişliğim var.

Anadolu melodilerini Batı müzik felsefesi ve polifonik yapılarla harmanlayan Kemal Dinç: “Küçük değişimlerin bir aradalığıyla icra tekniğime uygun bir sazın bana yeni kapılar aralayacağını ümit ediyordum.”

Akademik eğitimim sonrasında bağlamaya tekrar döndüğümde başkalaştığımı fark ettim.

İcra tekniğim geleneğin biraz daha dışına doğru ilerliyordu. Bağlamaya da bu açıdan yaklaşı­yordum. Bağlamanın ergonomik, fiziksel ve tınısal yapısıyla ilgili dü­şüncelerim oluşmaya başlamıştı.

Öğrencilik yeni bitmişti ve işsiz­dim. Hal böyleyken birçok luthi­yer ustanın kapısını çaldım. Özel bir tasarıma kimse yanaşmıyordu ve maddi taleplerini karşılayacak dururumun olmayışından kay­naklı istediğim sazı edinemiyor­dum. Son olarak Süleyman Aslan Usta’yı buldum ve benden hiçbir talepte bulunmadan fikrimde olan sazı yapmaya koyuldu. Zaten us­tanın, bir luthier olarak, kendine özgü bir görüşü ve felsefesi vardı. Buna ek olarak benim de mızrap­sız, tırnakla çalma tarzımı, gerek arpej tekniğimi gerekse ses ve tını arayışlarımı dikkate aldı.

Bağlama elbette yeni keşfedil­meyecekti lakin küçük değişimle­rin bir aradalığıyla icra tekniğime uygun bir sazın bana yeni kapılar aralayacağını ümit ediyordum. Misket düzeni ve diğer düzenler üzerinde çalıştım. Misket düze­nine perdeler ekleyerek açık tel­lerle farklı makamların ahengini elde etmiştim. İlk olarak diğer saz­lardan farklılığı tını, hacmi ve icra tekniğiydi yeni sazımızın.

Daha sonra bağlama düzeninin en alt telini bir tam ses düşürerek Çapraz Düzen’e ulaştım. Burada 1-4-5 yerine küçük üçlü aralığına dayanan ve icra tekniğime uygun bulduğum bir akort sistemi geliş­tirmiştim.

Köln ve Wuppertal müzik yük­sekokullarında ders veriyorsu­nuz. Avrupa’da bir bağlama eği­timcisi olmak nasıl bir deneyim?

Avrupa akademilerinde bağla­manın da yer almasını, bir kürsüye sahip olmasını, geç de olsa olumlu bir gelişme olarak görüyorum.

Ancak genel olarak akustik enstrümanların günümüzde ciddi bir talep düşüşü yaşadığı bir ger­çek. Buna karşılık yükselişe geçen elektronik dünya ve yapay zekâ, yalnızca müziği değil, müzik dışın­daki birçok mesleği de etkilemiş durumda.

1980’de ailenizle birlikte Almanya’ya taşındınız. O dönem sizin için nasıl geçti?

Ailem daha önce Alman­ya’daydı. Ben on yaşıma ka­dar İstanbul’da büyüdüm. İstanbul’dan Bavyera’nın bir kö­yüne geldiğimde birçok sorunla karşılaştım. Irkçılık örneğin. Ya­bancılık örneğin. Dil bilmemek örneğin.

Ailem işçiydi. Okuldaki uyum­suzluğum beni aslında içe kapan­maya ve evimizde bulunan bağla­maya yöneltti.

Bu süreçte kendime dost ve dil edinebileceğim bir enstrümanla iç içe olmayı öğrendim.

Ve bu da uzun yıllar boyunca, hayatımın ileriki dönemlerinde çi­zeceğim yolun güzergâhını belir­ledi, etkiledi diyebilirim.

Leipzig’deki Felix Men­delssohn Müzik ve Tiyatro Üniversitesi’nde yüksek lisan­sınızı tamamladınız. Bu eğitim size ne kattı?

En başta farklı disiplinlerden ge­lip klasik Batı müziği dünyasında türlü türlü müzik fikirleriyle karşı­laşmamı, klasik Batı müziğinin re­pertuvarıyla, disiplini ve tarihiyle tanışmamı sağladı.

Fakat okul sürecinde ekono­mik sıkıntılarım, belki de dünyaya karşı olan nihilist görüşlerim, za­man zaman geri adım atmama ne­den oldu.

Dünyanın sorunlarından ve gidişatından muzdarip oluşum, belki de bu konulardaki açmaz­larımdan biriydi. Gönlümde dev­rimci olmak yatıyordu. Lisans bi­timine ramak kala tüm disiplinim ters yüz olmuştu. Kendimi sorgu­layışlarım başlamıştı. Müziği değil, hayatın gerçekliğini, yalınlığını, çıplaklığını, acımasızlığını veya çok renkliliğini özlüyordum. Kon­servatuvardan çok kütüphanelere dadanmıştım. Büyük, sarsıntılı bir dönem geçiriyordum. Bosnalı sı­nıf arkadaşım, bir parça şeker veya çikolata yiyerek tok kalma­nın formülünü bulmuştu. Ben de öyle yaptım. Sonraki dönemlerde aç kalmaktan daha da korkar ol­muştum. Godard’ın söylediği „Sa­natçı olmak korkak insanın işidir. Sanata sığınırız” sözüne uygun bir biçimde toparlanmaya karar ver­dim. Bağlama için fikirlerim vardı ve bir an önce okul bitmeliydi.

Okul bittiğinde, her öğrenci gibi şaşkın, kendine pek güveni olma­yan ve dışarıdaki müzik pazarı ve müzik piyasasıyla karşı karşıya ka­lan biri olarak profesyonel müzik hayatıma başlayacaktım.

Kendi tasarımınız olan “Dinç Sazı”nı anlatır mısınız? Bu ens­trümanın özellikleri neler?

Bu saz, tırnak ve mızrapla ça­lımın yanı sıra arpej ve yay gibi farklı teknik üsluplara da açık. Zira rezonans deliği önde ve yay için uygun. Son dönemde denediğimiz yayla çalım tekniği de saza ayrı bir renk katmaktadır.

Bununla birlikte sazın çok farklı telleme ve perdeleme sistemleri var. Esasen bu düzen Anadolu’da, özellikle Toroslar’da ve üç telli ça­lan üstatlarda görülmüştür. Ama bu düzen, icra tekniği ve sazın er­gonomik yapısıyla bu üstatlardan ve gelenekten haylice ayrı tınlıyor.

Bestelerinizde Anadolu melo­dilerini polifonik yapılarla bir­leştiriyorsunuz. Bu sentez nasıl oluşuyor?

Gelenekten gelen birisi ola­rak, bağlama icracılığı üzerinden bir repertuvar, bir dağarcık oluş­muştu zaten. Yirmili yaşlarımday­ken kimi besteleme denemelerim oluyordu.

Akademideki avangard besteci arkadaşlardan etkilenmiş olmalı­yım ki, Bağlama için de yeni beste formları denedim.

Özellikle John Cage, Ligetti, Al­ban Berg, Schönberg, Stravinsky gibi müzik bestekarlarının dev­rimci ve cesur besteleri beni he­yecanlandırmıştı.

Bu etkilenmelerle de bağlama için avangard besteler yazıp, Bağ­lama için Denemeler adlı albümü­mümü yayımladım. Bir de nota kitabını.

Bu işin edebî ve felsefi ayağı ise Muzaffer Oruçoğlu’nun katkısıyla oluştu. Onunla tartışmalarımız, görüşmelerimiz, O’nun yorumla­maları… Bunların bendeki etkisi hâlâ sürmektedir.

2016’da Evrensel’e verdiğiniz röportajda “Türkiye’de sanıyo­rum kimse kimseyi dinlemiyor” demiştiniz. Bugün aynı yerden baktığınızda bu düşüncenizde bir değişiklik var mı?

Dinlemiyor. Özellikle de kür­süde oturanlar. Kürsün varsa, sözde, tahakküm de, otorite de, düdük de sendedir. Etraflarında da müritler, şakşakçılar. Müziğin pazarı da böyledir. Kiminde sosyal sermaye, kiminde ekonomik veya sembolik sermaye.

Genç müzisyenler de bu serma­yedarların açıktan veya gizli otori­teleriyle cebelleşmek durumunda. Dünya böyle dönüyor şimdilik.

Sanatın sadece bireysel bir yaratım değil, aynı zamanda ko­lektif bir üretim alanı olduğunu düşünürsek, günümüzde sanat­çıların bir araya gelerek piyasa ilişkilerinin dışında alternatif sa­nat ortamları oluşturması sizce ne kadar mümkün?

Bu elbette ki mümkün.

22 Ekim’de Londra’da sevgili Ol­cay Bayır’la birlikte yapacağımız konser Köksav Sanat Vakfı için bir katkı konseridir. Oluşum ilkeleri, komün ve kolektif sanat anlayış­ları bizi heyecanlandırıyor. Biz de gerek müzik sanatı, gerekse Mu­habbetle Felsefe adlı ekibimizle bu vakıfa dahil olmayı düşünüyoruz.

Genç müzisyenlere tavsiyele­riniz nelerdir?

Müziği sadece enstrüman üze­rinden düşünmeyip enstrümana müzik, sanat ve sanat felsefesi açısından bakmalarını öneririm.

Bu dünyanın gidişatına dur di­yebilen, tahakküme, savaşlara, bü­rokrasiye, doğaya yönelik barbar­lığa dur diyebilmiş veya hâlâ dur diyebilen insanların kitaplarına ve görüşlerine ilgi duymalı, derim.

Yakınlarındamutlaka sanat veya felsefe grupları gibi örgüt­lenmeler vardır. Yoksa da örgüt­leyebilirler.

Previous Post

Emiliano Martinez açıkladı: “Ameliyat iyi geçti”

Next Post

Thames Nehri’nden 180 ton ıslak mendil çıkarıldı

Related Posts

Hull City’nin galibiyet hasreti 5 maça çıktı
Enfield

Enfield’da binlerce yeni iş ve yatırım yolda!

by olay-admin
19/10/2026
Londra’da yılbaşı havai fişek gösterisinin biletleri satışa çıkıyor
Toplum Haberleri

Londra’da yılbaşı havai fişek gösterisinin biletleri satışa çıkıyor

by Melis Yahsi
19/10/2026
Haringey’de çocuklara özel yarıyıl tatili etkinlikleri başlıyor
Haringey

Haringey’de çocuklara özel yarıyıl tatili etkinlikleri başlıyor

by Melis Yahsi
19/10/2026
Enfield’da CCTV operasyonlarında çok sayıda tutuklama
Enfield

Enfield’da 2040 hedefi: Yeni iş fırsatları ve yatırımlar için büyüme planı onaylandı

by Melis Yahsi
19/10/2026
Dalston’da trafik güvenliği için yeni düzenlemeler onaylandı
Hackney

Dalston’da trafik güvenliği için yeni düzenlemeler onaylandı

by Melis Yahsi
19/10/2026
Next Post
Hull City’nin galibiyet hasreti 5 maça çıktı

Thames Nehri'nden 180 ton ıslak mendil çıkarıldı

Adres: 100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH Telefon: 020 3745 1261
020 7923 9090
Email: info@olaygazete.co.uk
seriilanlar@olaygazete.co.uk
100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH 020 3745 1261 - 020 7923 9090 info@olaygazete.co.uk - seriilanlar@olaygazete.co.uk
Translate:
tr Türkçe
ar العربيةen Englishde Deutschel Ελληνικάiw עִבְרִיתru Русскийtr Türkçeuk Українська
Back

Kategoriler

  • İngiltere Gündemi
  • Sağlık – Yaşam
  • Londra ve Belediyeler
  • Kültür – Sanat
  • Toplum Haberleri
  • Moda – Tasarım
  • Ekonomi
  • Olay Web Tv
  • Köşe Yazıları
  • Spor Gündemi
No Result
View All Result

T&CsTs&Cs

  • Classifieds Advertising
  • Payments

Site Links

  • Site T&Cs
  • Archives
  • Contact us
Site T&Cs - Archives - Contact us
Mobil Uygulamalar Olay Gazete Mobil Uygulamaları
Sosyal Medya
Olay Sosyal Medya

No Result
View All Result
  • KATEGORİLER
  • Seri İlanlar
  • Toplum Haberleri
  • İngiltere Gündemi
  • Ekonomi
  • Ticaret
  • Spor Gündemi
  • Yaşam – Sağlık
  • Kültür – Sanat
  • Moda – Tasarım
  • Eğlence – Tatil
  • Video – WebTV
  • Köşe Yazarları