İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” ve “YTB Diaspora 2.0 Buluşması”, siyaset, akademi, diaspora ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturdu. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın küresel sistem, medeniyet krizi ve Müslüman dünyanın geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeleri geceye damga vururken, Türkiye’nin yükselen küresel etkisi ve diasporanın artan gücü de toplantıların ana gündem başlıkları arasında yer aldı.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Müslümanların dünyadaki medeniyet nöbetini yeniden devralabileceğini belirterek, “Dünyada yaşanan yozlaşmanın önüne geçmek isteyen başka bir millet yok.” dedi.
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) ev sahipliğinde İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” etkinliğine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mesut Özil, UID Genel Başkanı Kenan Aslan, UID İngiltere Başkanı Halil Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı.

“Dünya tarihinin en sancılı dönemlerinden biri yaşanıyor”
Etkinlikte konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, dünyanın kritik ve kırılgan bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, küresel ölçekte yaşanan gerilimlerin insanlığı büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi.
“Ne 1. Dünya Savaşı’nın başladığı gün arifesinde ne de 2. Dünya Savaşı’nın başladığı günlerde dünya bu kadar karışıktı. Bu akşam 3. Dünya Savaşı başladı diye bir haber okusak kimsenin şaşırma ihtimali yok.” ifadelerini kullanan Erdoğan, insanlığın yalnızca siyasi değil ahlaki bir krizle de karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, yaşanan sancılı sürecin arkasında insan karakteristiğinde meydana gelen değişimlerin bulunduğunu belirterek, “Gitgide insanların birbirini daha az sevdiği, daha az güvendiği, daha az ikramda bulunduğu, daha az güler yüz gösterdiği bir dünyada yaşıyoruz.” dedi.
“Batı eski kudretini kaybetmenin sancısını yaşıyor”
Batı dünyasında yaşanan çözülmeye de dikkat çeken Erdoğan, küresel sistemde güç dengelerinin değişmeye başladığını ifade etti.
Batı’nın içinde bulunduğu durumu “züccaciyeye giren fil” benzetmesiyle değerlendiren Erdoğan, “Eski kudretinden uzaklaştığının, toplumun yaşadığı bunalımın ve demografik çöküşün farkında. Yükselen Çin’e karşı ya da yeni dünya düzeninde kendisini nereye konumlandıracağını bilemiyor. Bunun için de çırpınırken etrafına zarar veriyor. Kendi koydukları kuralları çiğnemelerini de buna bağlıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
“Medeniyet nöbetini yeniden Müslümanlar devralabilir”
Konuşmasında “medeniyet nöbetinin devri” kavramına da geniş yer veren Erdoğan, İslam medeniyetinin 7’nci yüzyıldan itibaren yükselişe geçtiğini ve yaklaşık 800 yıl boyunca bilim, kültür ve düşünce dünyasında zirvede yer aldığını anlattı.
Batı medeniyetinin de İslam medeniyeti başta olmak üzere farklı medeniyetlerden beslenerek yükseldiğini ifade eden Erdoğan, yeni dönemde insanlığın yeniden adalet merkezli bir anlayışa ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Erdoğan, “2 milyar Müslüman kendisine çekidüzen verse, en iyi olacağını değerlendirerek bu yola baş koysa bu medeniyet nöbetini Müslümanlar devralabilir. Dünyada yaşanan yozlaşmanın önüne geçmek isteyen başka bir millet yok. Yükselen Çin’den bahsediyoruz ama onlar da ‘Daha adil bir dünya mümkün’ ya da ‘Dünya beşten büyüktür’ demiyorlar. Cumhurbaşkanımız söylüyor ve sizin desteğinizle bunu söylüyor.” diye konuştu.
Türkiye’nin küresel ölçekte ortaya koyduğu söylemin önemli bir anlam taşıdığını belirten Erdoğan, “İnsanlığın yeniden bir pusulaya ve istikamete ihtiyacı var. İşimiz kolay değil ama Allah içimizde iyiliği yayan, kötülüğü azaltan bir zümre olsun istiyor.” ifadelerini kullandı.
Diasporaya güçlü mesaj: Türkiye güçlendikçe siz de güçleniyorsunuz
Bilal Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda artan özgüveninin Avrupa’daki Türk diasporasının özgüvenine de doğrudan yansıdığına dikkat çekerek, diğer Müslüman topluluklarla daha güçlü ilişkiler kurulmasının önemini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de konuşmasında geçmişte uluslararası platformlarda Türkiye’ye karşı farklı bir yaklaşım bulunduğunu belirterek, “Türkiye’ye maalesef dudak kıvıran, Türkiye’nin dünyada sahip olduğu devlet geleneği konusunda hiçbir bilgisi olmayan, Türkiye’yi uluslararası arenada hiçbir yere oturtamayan akademik ortamlarla karşı karşıyaydık.” dedi.
Tekin, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte gerçekleştirdiği Kazakistan ziyaretine de değinerek, Türk dünyası liderlerinin Türkiye’nin son 20 yıldaki yükselişinden övgüyle söz ettiğini ifade etti.
OECD’den, Türkiye’ye: Olağanüstü sıçrama
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Eğitim Direktörü Andreas Schleicher’in Türkiye’de gerçekleştirilen 6. Beceriler Zirvesi’nde Türkiye’nin eğitim alanındaki son 10 yıllık gelişimi için “olağanüstü sıçrama” ifadesini kullandığını aktaran Tekin, Türkiye’nin maddi göstergeler açısından önemli bir seviyeye ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin yalnızca eğitimde değil, birçok alanda ciddi ilerleme kaydettiğini belirten Tekin, “Türkiye’yi farklı bir noktaya taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün bu başarılarının arkasında halkın çok büyük desteği var.” diye konuştu.
“Yaşamak görev, yaşatmak ibadettir”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya da Avrupa’daki Türk diasporasının başarı hikâyesine dikkat çekerek, ilk nesil göçmenlerin yalnızca çalışmadığını, aynı zamanda yeni nesilleri inşa ettiğini söyledi.
Üçüncü nesil Türklerin artık spordan siyasete, akademiden sanata kadar birçok alanda güçlü şekilde temsil edildiğini belirten Sırakaya, Avrupa’da yükselen aşırı sağın insanlık için ciddi bir tehdit olduğunu ifade etti.
Sırakaya, “Medeniyetimizin değerlerine göre kendinden olan sevilir, olmayana ise saygı gösterilir. Yaşamak görev, yaşatmak ibadettir.” dedi.
UID Genel Başkanı Kenan Aslan ise diasporadaki Türk toplumunun sivil toplum açısından önemli bir olgunluğa ulaştığını belirterek, Türklerin yaşadıkları ülkelerde siyasette daha aktif rol alması gerektiğini söyledi.
“Türkiye güçlendikçe diaspora da güçleniyor”
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) Londra’da düzenlediği “YTB Diaspora 2.0 Buluşması” etkinliğine de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, YTB Başkanı Abdülhadi Turus, Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Mesut Özil ve çok sayıda davetli katıldı.
Bakan Tekin burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin içeride güçlendikçe diasporanın da yükseldiğini belirterek, Cumhuriyet’in 100. yılı için 2002 yılında yazılan hedef mektuplarından örnekler paylaştı.
2002 yılında 350 bin olan derslik sayısının bugün 750 bine ulaştığını kaydeden Tekin, eski yapıların büyük bölümünün yeniden inşa edildiğini ya da güçlendirildiğini söyledi.
Uluslararası sınav sonuçlarına göre eğitimde başarı oranlarının arttığını vurgulayan Tekin, vatandaşların milli ve manevi değerlere yönelik beklentilerine daha fazla odaklandıklarını belirtti.
“Türkiye artık tersine beyin göçü alan bir ülke”
Bilal Erdoğan ise konuşmasında Türk diasporasının ulaştığı seviyenin Türkiye’ye de güç kattığını belirterek, “Türkiye güçlendikçe diaspora, diaspora güçlendikçe Türkiye güçleniyor.” dedi.
Türkiye’nin birçok sektörde tersine beyin göçü almaya başladığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin yalnızca kendi vatandaşları için değil, Batı’da yaşayan kalifiye Müslümanlar için de güçlü bir alternatif haline geldiğini ifade etti.
Batı kültürünün uzun yıllar boyunca kendi üstünlüğünü dayattığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin ise sahip olduğu kültürel değerleri daha güçlü şekilde dünyaya anlatması gerektiğini söyledi.
Hindistan’ın yogayı küresel ölçekte pazarlayabildiğini hatırlatan Erdoğan, “Bizde ne kadar çok bu tür değerler olduğunu düşünün. Ama bunları pazarlamak için bunları hakkıyla yapmak ve değerini bilmek gerekiyor.” dedi.
Türkiye’nin turizmde, hizmet sektöründe ve ulaşım ağlarında önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Erdoğan, kültürel mirasın da aynı özgüvenle dünyaya sunulması gerektiğini ifade etti.
“Bugün Türkiyesiz bir dünya konuşulamıyor”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ise “Diaspora 2.0” kavramına dikkat çekerek, ilk nesil Türk göçmenlerin Avrupa’ya geri dönme hayaliyle gittiklerini ancak bugün Türk diasporasının bulunduğu ülkelerde hayatın her alanında etkili hale geldiğini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası alandaki yükselişinin diaspora Türklerinin özgüvenini artırdığını vurgulayan Sırakaya, “Bugün küresel anlamda, dünya liginde ve Avrupa klasmanında Türkiyesiz konuşmanın mümkün olmadığı bir düzlemdeyiz.” dedi.
Sırakaya, Batı’nın kendi sorunlarına Türkiye olmadan çözüm üretmesinin artık mümkün olmadığını ifade etti.
Mesut Özil: İsmimden dolayı dışlandım ama pes etmedim
Eski futbolcu ve AK Parti MKYK Üyesi Mesut Özil de programda yaptığı konuşmada futbol kariyerinin ilk dönemlerinde ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını anlattı.
Katıldığı antrenmanlarda en iyi oyuncu olmasına rağmen isminden dolayı tercih edilmediğini söyleyen Özil, “En iyisi bendim ama ismimden dolayı seçilmediğim zaman pes etmedim. 16 yaşında profesyonel olduğumda mental olarak çok güçlüydüm.” dedi.
Başarılı bir futbolcu olmanın ötesinde “efsane” olmanın farklı bir mücadele gerektirdiğini ifade eden Özil, kariyeri boyunca saha içinde ve dışında birçok baskıyla mücadele ettiğini belirtti.
2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çektirdiği fotoğraf sonrası yoğun saldırılara maruz kaldığını söyleyen Özil, bu süreçte ailesinden aldığı desteğin kendisine güç verdiğini kaydetti.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











