Başbakan Yardımcısı David Lammy, uluslararası kalkınmada eşit ortaklık ve reform çağrısı yaptı
Birleşik Krallık Başbakan Yardımcısı David Lammy, 19 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen Küresel Ortaklıklar Konferansı’nda yaptığı konuşmada uluslararası kalkınma sisteminin köklü şekilde değişmesi gerektiğini söyledi.
Foreign, Commonwealth & Development Office tarafından yayımlanan konuşmada Lammy, “1997 tarzı uluslararası kalkınma yaklaşımının artık işe yaramadığını” belirterek küresel güney ülkeleriyle daha eşit, karşılıklı saygıya dayalı ve ortak çıkarları gözeten yeni bir iş birliği modeli çağrısında bulundu.
“Dünya büyük bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor”
Küresel Ortaklıklar Konferansı’nda konuşan Lammy, dünyanın çok kutuplu yeni bir döneme girdiğini belirterek mevcut uluslararası sistemin artık ihtiyaçlara cevap veremediğini söyledi.
Lammy konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Dünya büyük bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Değişen uluslararası düzende birçok güç bu çok kutuplu çağı şekillendiriyor ve mevcut statüko artık amaca uygun değil.”
Birleşik Krallık’ın artık geçmişteki “üstten bakan yardım anlayışından” uzaklaştığını belirten Lammy, geleceğin ortaklık temelli kalkınma modeli üzerine kurulacağını ifade etti.
“Yardım değil ortak büyüme”
Konuşmasında uluslararası toplumun en büyük hatalarından birinin gerçek ortaklıklar kuramamak olduğunu söyleyen Lammy, kalkınma politikalarının artık yardım dağıtımına değil ortak büyüme anlayışına dayanması gerektiğini vurguladı.
Lammy, en fazla etkilenen toplumların çözüm süreçlerinde doğrudan söz sahibi olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Çözümleri en fazla etkilenen insanlar şekillendirdiğinde kararlar daha meşru olur, sonuçlar daha kalıcı hale gelir ve ortak etkimiz güçlenir.”
İklim krizi ve ekonomik şoklara dikkat çekti
David Lammy, son yıllarda yaşanan küresel krizlerin ülkelerin iç politikalarını doğrudan etkilediğini söyledi.
COVID-19 salgını, aşırı hava olayları, sel felaketleri ve küresel ekonomik dalgalanmaların milyarlarca sterlinlik maliyet oluşturduğunu belirten Lammy, kalkınma politikalarının artık küresel krizlere dayanıklı şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini ifade etti.
Üç temel ilke açıkladı
Lammy konuşmasında modern kalkınma ortaklıkları için üç temel ilke ortaya koydu.
Ülke öncelikli kalkınma modeli
İlk olarak ülkelerin kendi kalkınma planlarını belirlemesi gerektiğini vurgulayan Lammy, dış desteklerin bu ulusal önceliklere göre şekillenmesi gerektiğini söyledi.
Birleşik Krallık’ın yerel kalkınma modellerini destekleyen uluslararası çağrıya tam destek verdiğini açıklayan Lammy, kalkınma kaynaklarının nasıl kullanılacağına partner ülkelerin karar vermesi gerektiğini belirtti.
Toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaklaşım
İkinci olarak hükümetlerden özel sektöre, yardım kuruluşlarından sivil toplum örgütlerine kadar toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Lammy, kadınların ve kız çocuklarının uluslararası kalkınma politikalarının merkezinde yer almasının önemine dikkat çekerek feminist dış politika yaklaşımını desteklediklerini ifade etti.
Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın bu konuda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Lammy, kadın haklarının büyüme, barış ve istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Ekonomik dayanıklılık ve mali bağımsızlık
Üçüncü başlıkta ise ülkelerin kendi mali kaynaklarını oluşturabilmesinin önemine dikkat çekildi.
Lammy, yasa dışı finans hareketleri ve yolsuzlukla mücadeleyi “çağın en büyük ilerici mücadelelerinden biri” olarak tanımladı.
Her yıl 800 milyar ila 2 trilyon dolar arasında yasa dışı finansal hareket gerçekleştiğini belirten Lammy, bu kaynakların halkın kamu hizmetlerine aktarılması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında Londra’daki lüks mülklere de gönderme yapan Lammy, yolsuzluk gelirlerinin gelişmekte olan ülkelerden çıkarıldığını ve kleptokratların servetine dönüştüğünü ifade etti.
Londra’nın küresel kalkınma finans merkezi olması hedefleniyor
Birleşik Krallık hükümetinin özel sektör yatırımlarını artırmak istediğini belirten Lammy, London’ın yalnızca yeşil finansın değil aynı zamanda küresel kalkınma finansmanının merkezi haline gelmesini hedeflediklerini açıkladı.
Bu kapsamda yatırım dünyasının üst düzey temsilcileriyle birlikte gelişmekte olan ülkelere yatırım yapılmasının önündeki engellerin kaldırılması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Küresel Güney için daha fazla temsil çağrısı
Konuşmasında uluslararası sistemdeki temsil sorununa da değinen Lammy, Küresel Güney ülkelerinin daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirtti.
Birleşik Krallık’ın:
- Afrika kıtasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde kalıcı temsil edilmesi,
- Hindistan,
- Brezilya,
- Almanya,
- Japonya gibi ülkelerin daha güçlü şekilde temsil edilmesi yönündeki reformları desteklediğini açıkladı.
“İklim eylemi olmadan kalkınma olmaz”
Lammy ayrıca iklim kriziyle mücadele ile kalkınma politikalarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
“İklim eylemi olmadan kalkınma olmaz, kalkınma olmadan da iklim eylemi olmaz” diyen Lammy, temiz enerjiye dayalı küresel ekonomiye geçişin 21. yüzyılın en büyük büyüme fırsatı olduğunu ifade etti.
En yoksul ve en kırılgan topluluklara daha fazla finansman ulaştırılması gerektiğini belirten Lammy, karar alma süreçlerinde yerel toplulukların ve marjinalleştirilmiş grupların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini söyledi.
“Eski hiyerarşilere dayalı ilişkiler artık işlemiyor”
Konuşmasının sonunda ülkeler arasında yeni bir iş birliği modeli kurulması gerektiğini söyleyen Lammy şu ifadeleri kullandı:
“Eski hiyerarşilere dayalı ilişkilerin artık işlemediğini biliyoruz. Bunun yerine ilişkilerimizi eşitler arasında karşılıklı saygı temelinde kurmalıyız.”
Lammy, konferans boyunca yapılan görüşmelerin somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini belirterek uluslararası iş birliğine olan güvenin yeniden inşa edilmesi çağrısında bulundu.
Konferansın genel oturumları FCDO YouTube kanalı üzerinden canlı yayımlandı.
kaynak: GOV











