Londra’nın simgesi olan yeraltı ulaşım ağı (Tube), son dönemde yolculardan ziyade çıkardığı tahammül edilemez gürültüyle gündemde.
Metronun virajları dönerken çıkardığı ve zaman zaman 100 desibeli (yaklaşık bir helikopterin kalkış anındaki ses seviyesi) bulan yüksek frekanslı sürtünme sesi, hem seyahat edenlerin hem de tünellerin üzerinde ikamet eden Londralıların kabusu haline geldi.
Özellikle Brent, Kennington, Islington, Camden ve South Wimbledon bölgelerinde kriz seviyesine ulaşan gürültü kirliliği, Londra Belediye Meclisi’ni harekete geçirdi. İşçi Partisi Londra Meclisi Ulaşım Sözcüsü Elly Baker, TfL Komiseri Andy Lord’a resmi bir mektup yazarak kurumun gürültüyle mücadele politikasını sert bir dille eleştirdi.
TfL’in 2020-2022 yılları arasında uyguladığı “ray taşlama” programını sonlandırıp yerine “veri odaklı” yeni bir stratejiye geçmesini eleştiren Baker, şu ifadeleri kullandı: “Bu strateji değişikliğinden beri ray taşlama müdahalelerinin sıklığı ciddi oranda azaldı ve bölge sakinleri gürültü seviyelerinde net bir artış olduğunu bildiriyor.
TfL, trenlerin boşta süzülmesi (coasting) yönteminin gürültüyü azalttığını iddia etse de, bu faydanın boyutunu veya en çok etkilenen hatlarda ne zaman tam olarak uygulanacağını gösteren hiçbir somut veri yayınlamadı.”
Eleştirilerin odağındaki ulaşım kurumu TfL ise iddialara savunma odaklı bir yanıt verdi. Kurum, talep edilen aylık gürültü azaltma çalışmalarına dair güncel verilerin paylaşılmasının “ciddi bir lojistik zorluk” yaratacağını iddia etti.
Uzun vadeli bir plan sunamayacaklarını belirten TfL yetkilileri, hatlardaki bakım ve yenileme çalışmalarına dair resmi onayların bütçe ve planlama kısıtlamaları nedeniyle ancak 8 hafta öncesinden alınabildiğini savundu.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











