Londra’da artan kiralar, yükselen yaşam maliyetleri ve enflasyonun gerisinde kalan maaşlar, gençlerin ev sahibi olma umutlarını tükenme noktasına getirdi. Yapılan yeni bir araştırma, başkentteki gençlerin önemli bir kısmının birikim yapabilecek finansal güce sahip olmadığını ortaya koydu.
Londra’nın en büyük konut sağlayıcılarından biri olan NHG Homes tarafından yapılan araştırmaya göre, 20-35 yaş arası her 10 gençten 4’ü, bir sonraki maaş gününden önce hesaplarında 50 sterlinden daha az para kaldığını belirtiyor. Bu durum, ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar gençlerin ev peşinatı biriktirmelerini imkansız hale getiriyor.
Finansal Stres Ruh Sağlığını Etkiliyor
Araştırma, konut krizinin gençler üzerindeki duygusal ve psikolojik yükünü de gözler önüne serdi: %66’sı finansal olarak “doğru adımları attıklarını” ancak yine de ekonomik olarak ilerleyemediklerini hissediyor.
%63’ü yaşadıkları finansal stresin ruh sağlıklarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Gençlerin %61’i finansal zorluklarının ana sebebi olarak artan yaşam maliyetlerini gösteriyor. Kamuoyundaki “gençlerin lüks harcamalar nedeniyle birikim yapamadığı” algısının aksine, veriler gençlerin oldukça tedbirli davrandığını gösteriyor. Katılımcıların %48’i gereksiz harcamalardan kaçındığını, %39’u giderlerini düzenli takip ettiğini ve %32’si imkanları dahilinde birikim yapmaya çalıştığını belirtiyor.
“Hiçbir Zaman Ev Alamayacağım” Diyenlerin Oranı Artıyor
Ev sahibi olabileceğine inanan gençlerin oranı ise kritik seviyelere geriledi. Araştırmaya katılan ev sahibi olmayan gençlerin sadece %15’i gelecekte bir ev satın alabileceğine inanıyor. Yaklaşık 10 yıldır kiralık konut piyasasında yer alan 30-35 yaş grubunda ise bu oran %13,5’e kadar düşüyor.
Alternatif Çözüm: Hisseli Tapu Modeline İlgi Büyüyor
Tablodaki karamsarlığı azaltmak amacıyla NHG Homes, peşinat biriktirmekte zorlanan ilk ev alıcıları için “The DOOR (Deposit Out Of Reach) Club” adlı topluluk girişimini başlattı. Kurum, Shared Ownership (Hisseli Tapu / Paylaşımlı Sahiplik) modeliyle gençlerin mülkün tamamı yerine belirli bir hissesini satın alarak daha düşük peşinatla ev sahibi olmalarını hedefliyor.
Saha Örneği: “Bölgeden Taşınmak Zorunda Kalmadık”
Sosyal hizmet uzmanı Ian ve mimar eşi Patty, iki yaşındaki kızları ve kedileriyle birlikte Kuzey Londra’daki Woodberry Down projesinde %25 hissesini satın aldıkları 3 odalı bir daireye taşındı. Tek odalı kiralık dairelerine sığamadıklarını belirten Ian, durumu şu sözlerle özetledi:
“Ailemiz büyüyordu ve daha fazla alana ihtiyacımız vardı ancak sevdiğimiz semtten ayrılmak istemiyorduk. Paylaşımlı Sahiplik modeli sayesinde lokasyondan ödün vermeden ev sahibi olabildik. Normal şartlarda böyle bir evde yaşamak bizim için sadece bir hayal olurdu.”











