Otomobillerde genellikle önemi göz ardı edilen, ancak dikkat edilmediğinde kazaların en önemli nedenlerinden biri olan araç lastiklerin kalitesi sürücüler için hayati bir öneme sahip. Araç lastiklerinin sık sık değiştirilmesinden öte, sağlamlığına vurgu yaptığı için daha uzun süre kullanılması gerektiğini düşünen Michelin, bir grup gazeteciyi Avusturya’nın başkenti Viyana’da ağırladı ve araç lastiklerinin son durumuyla ilgili çok önemli bilgiler paylaştı.
Söz konusu testlere yönelik prosedürleri, referans lastikleri ve uyulması gereken düzenleyici eşiklerini tanımlamak üzere Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) bünyesinde bir çalışma grubu oluşturulurken, Michelin ise tüketicilere pazardaki tüm lastikler için maksimum performansı sağlamak üzere aşınmış durumdaki lastiklerle ıslak zeminde frenleme için bir minimum eşik uygulamasını desteklediğini belirtiyor. Şirketin uzun ömürlü performans yaklaşımımını haklı gösteren üc ana hedef:
1- İster yeni ister kullanılmış olsun, lastiklerinin performansına ilişkin bilgiler sağlayarak tüketici güvenliğini artırmak. Tüketiciyi, aşınmış durumdaki lastiklerinin performansı hakkında bilgilendirme gerekliliği zaten ortadadır çünkü lastiğin zaman içinde ulaştığı performans, üretici tercihinin ve buna yaptığı yatırımların bir sonucudur.
2 – Avrupa’da yılda 128 milyon lastiğe* kadar üretim ve 6,6 milyon tona kadar CO2 tasarrufu ile tüm lastik endüstrisinin çevresel ayak izini iyileştirmek *.
3 – Avrupalı sürücüler için yılda 6,9 milyar euro’ya kadar kazanç ile tüketici satın alma gücünü iyileştirmek. Yeni lastikler için ıslak zeminde frenleme testi, bir taşıtı, su derinliği 1 mm olan standart bir yol zemininde 80 km/sa. hızdan 20 km/sa. hıza yavaşlatmak için gereken mesafeyi ölçer. Bu özgüllüğe ek olarak, söz konusu test, sürtünme katsayısı, ortam sıcaklığı vb. gibi başka çok hassas parametreleri de içerir. 1 milimetre az gibi gelebilir, örneğin Almanya’da, sürüş koşullarının %99’u kuru, ıslak veya 1 mm derinliğinden az sulu yollardan oluşmaktadır.
Ayrıca, ağır yağış koşullarında sürücü, özellikle görüşün azalması nedeniyle hızını önemli ölçüde düşürür. Daha sonra hız, sağanağın yoğunluğuna bağlı olarak 15 ila 40 km/sa. oranında düşer. Bu veriler, yine Almanya’daki VUFO (Dresden Üniversitesi Kazaları Önleme Bilimi Başkanlığı) tarafından gerçekleştirilen ve 1000 kazadan yalnızca 1’inin suda kızaklamadan kaynaklandığını gösteren yakın tarihli bir çalışma ile doğrulanıyor. Gidas (German In- Depth Accident Study projesi) verileri, ıslak zeminde meydana gelen kazaların %90’ında aracın kazadan önceki (ör. frene basılmadan veya direksiyon kilitlenmeden önceki) hızının 80 km/sa.’den düşük olduğunu gösteriyor. Lastiklerin yasal sınır olan 1.6 milimetreden önce değiştirilmesi sonucunda dünyada her yıl 400 milyon daha fazla lastik kullanılıyor. Bu da her yıl 35 milyon ton daha fazla CO2 emisyonu anlamına geliyor. Çevresel etkisine ek olarak, lastiklerin tamamen aşınmadan değiştirilmesi aynı zamanda tüketiciler için de kayda değer bir maliyet artışını ortaya koyuyor. Öyle ki yalnızca Avrupa’da bu maliyet artışı 6 milyar euroya ulaşıyor.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










