CMA Başkanı Doug Gurr, İngiltere’de şirket birleşmeleri, dijital piyasalar, kamu ihaleleri ve tüketici haklarında daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir bir düzenleme yaklaşımı izleneceğini açıkladı.
İngiltere Rekabet ve Piyasalar Kurumu (CMA) Başkanı Doug Gurr, kurumun önümüzdeki dönemde istikrarlı ve öngörülebilir bir düzenleyici ortam sağlamaya, işlemleri hızlandırmaya ve şeffaflığı artırmaya odaklanacağını açıkladı. Gurr; şirket birleşmelerinden dijital piyasalara, kamu ihalelerinden tüketici haklarına kadar birçok alanda CMA’nın yaklaşımını anlattı.
İngiltere Rekabet ve Piyasalar Kurumu (CMA) Başkanı Doug Gurr, Londra’da düzenlenen International Chambers of Commerce UK Competition Conference’da yaptığı konuşmada kurumun önümüzdeki beş yıllık dönemde izleyeceği yaklaşımın ana hatlarını açıkladı.
Gurr, ekonomik büyüme ve yatırımlar açısından düzenleyici sistemde istikrarın önemine dikkat çekerek CMA’nın üç temel taahhüdünü; istikrarlı ve öngörülebilir bir düzenleme sistemi oluşturmak, kurumun çalışma yöntemlerini geliştirmeye devam etmek ve mümkün olduğunca şeffaf hareket etmek olarak sıraladı.
Şirketlerin uzun vadeli yatırımlarına vurgu
Gurr, şirketlerin 10, 20 hatta 30 yıllık dönemleri kapsayan yatırım kararları aldığını, bu nedenle kuralların ve düzenleyici süreçlerin öngörülebilir olmasının yatırım güveni açısından önem taşıdığını belirtti.
Ancak öngörülebilirliğin sonuçların önceden garanti edilmesi anlamına gelmediğini vurguladı. CMA’nın her dosyada bağımsız ve kanıta dayalı karar vermeye devam edeceğini, rekabete aykırı davranışlar ve tüketici yasalarının ihlali karşısında gerekli yaptırımların uygulanacağını ifade etti.
CMA’nın ilk kez 2025 sonunda yayımladığı 2026-2029 üç yıllık stratejisi de bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Kurum, rekabeti geliştirme ve tüketicileri koruma görevini sürdürürken kararlarının İngiltere ekonomisi, vatandaşlar ve işletmeler üzerindeki gerçek etkilerini de dikkate almayı amaçlıyor.
CMA süreçleri hızlandırıyor
Kurumun çalışma yöntemlerinde “4P” olarak tanımlanan pace, predictability, proportionality ve process, yani hız, öngörülebilirlik, orantılılık ve süreç ilkeleri uygulanıyor.
Gurr, özellikle şirket birleşmelerinin incelenmesinde bu yaklaşımın sonuç verdiğini belirtti. CMA’nın birleşme süreçleri için belirlediği performans hedefleri sayesinde ön bildirim sürelerinin kısaldığını ve bazı kararların daha hızlı alınmaya başladığını aktardı.
CMA’nın yayımladığı ilk paydaş araştırmasında ise katılımcıların yüzde 83’ü kurumla olan etkileşimlerini “iyi” olarak değerlendirdi.
Kamu ihalelerinde milyarlarca sterlinlik risk
Gurr’un konuşmasının önemli başlıklarından biri de kamu ihaleleri oldu.
İngiltere hükümetinin özel sektörden mal, hizmet ve altyapı satın almak için yılda yaklaşık 400 milyar sterlin harcadığını belirten Gurr, ihalelerde tekliflerin şirketler arasında yasa dışı şekilde ayarlanmasının fiyatları yüzde 20 veya daha fazla artırabildiğine dikkat çekti.
CMA’nın ihtiyatlı tahminlerine göre bu tür anlaşmalar nedeniyle vergi mükellefleri yılda 3,5 milyar sterline kadar fazla ödeme yapıyor olabilir.
Kurum, kamu ihalelerine katılmak isteyen İngiliz KOBİ’leri ve büyüme aşamasındaki şirketlerin önündeki gereksiz şartların da gözden geçirilmesini istiyor. CMA’ya göre şirketlerden talep edilen her koşulda sağlanan faydanın işletmelere getirdiği yükü karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmesi gerekiyor.
Kamu alımlarının yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamak için değil, yenilikçi şirketlerin yeni teknolojileri test etmesine, büyümesine ve ticarileştirmesine yardımcı olacak şekilde kullanılması gerektiği de belirtildi.
Birleşmelerde temel kriter değişmedi
Gurr, CMA’nın şirket birleşmelerine yaklaşımına da açıklık getirdi.
Geçen yıl kurumun 32 birleşme dosyasını incelediğini belirten Gurr, bunların 24’ünün herhangi bir koşul olmadan onaylandığını, beşinin bazı önlemler uygulanarak kabul edildiğini, bir işlemin gerekli kriterleri karşılamadığının belirlendiğini ve iki birleşmenin yasaklandığını açıkladı.
CMA’nın bir birleşmenin rekabeti önemli ölçüde azaltıp azaltmayacağına ilişkin temel testinde değişiklik yapılmadığını belirten Gurr, rekabet açısından sorun yaratan işlemlerin engellenmeye veya gerekli önlemlere tabi tutulmaya devam edeceğini söyledi.
Bununla birlikte kurum, sorunların etkili önlemlerle giderilebildiği birleşmelerin sonuçlandırılmasını amaçlıyor.
Dijital piyasalarda teknoloji şirketleri mercek altında
CMA’nın dijital piyasalardaki çalışmalarına da geniş yer veren Gurr, İngiltere’de uygulama geliştirme sektörünün ekonomik büyüklüğünün GSYH’nin yaklaşık yüzde 1,5’ine karşılık geldiğini belirtti.
Kurum bugüne kadar dijital piyasalar kapsamında üç stratejik piyasa statüsü belirlemesi yaptı.
Google ve Apple’ın mobil ekosistemlerine yönelik çalışmalar yürütülürken, Google Search alanında da çeşitli müdahalelerde bulunuldu. Bunlar arasında yayıncıların içeriklerinin yapay zekâ özelliklerinde ve yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılmasına ilişkin seçenekler de yer aldı.
Bulut hizmetleri alanında Amazon ve Microsoft ile gönüllü anlaşmalara varıldığı, şirketlerin sistemler arası uyumluluğu ve birden fazla bulut hizmetinin birlikte kullanılmasını geliştirecek değişiklikler yaptığı belirtildi.
CMA ayrıca yakın zamanda Microsoft’un kurumsal yazılım ekosistemi hakkında inceleme başlattı.
Gurr, dijital piyasalarda gerektiğinde resmi yaptırımların uygulanacağını, ancak daha hızlı sonuç alınabilecek durumlarda şirketlerden taahhüt alınması yönteminin de kullanılabileceğini söyledi.
Tüketici haklarında 20 işletmeye inceleme
CMA’nın bir diğer önceliğini tüketicilerin korunması oluşturuyor.
Gurr, yeni tüketici koruma yetkilerinin yürürlüğe girmesinden bu yana 20 işletme hakkında soruşturma açıldığını, milyonlarca sterlin tutarında para cezası uygulandığını ve müşterilere yüz binlerce sterlin geri ödeme sağlandığını açıkladı.
Kurumun son dönemde bilet satışı, spor salonları, sürücü kursları, çevrim içi değerlendirmeler ve hava yolu seyahatleri gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğü belirtildi.
CMA ayrıca tüketicinin başlangıçta gördüğü fiyatın ödeme aşamasında zorunlu ek ücretlerle yükselmesi olarak bilinen “drip pricing” uygulamaları konusunda üç yeni soruşturma başlattı.
Orta Doğu’daki çatışmaların ardından kalorifer yakıtı sözleşmeleri iptal edilen yüzlerce müşteriye tazminat sağlanması da kurumun son dönemdeki tüketici koruma çalışmalarına örnek olarak gösterildi.
Hedef daha şeffaf ve öngörülebilir sistem
Gurr, CMA’nın rekabeti ve tüketicileri koruma görevini sürdürürken işletmeler açısından kuralların ve süreçlerin mümkün olduğunca açık hale getirilmesini amaçladığını belirtti.
Kurumun önümüzdeki dönemde 4P yaklaşımını daha geniş şekilde uygulaması, işletmeler ve tüketicilerle iletişimi artırması, hükümete rekabeti destekleyen politikalar konusunda uzmanlık sağlaması ve performansını belirlenen göstergeler üzerinden takip etmesi planlanıyor.
Gurr, beş yıllık görev döneminde CMA’nın temel hedeflerinden birinin, küresel ekonomik ve teknolojik belirsizliklere rağmen İngiltere’de yatırım yapan şirketler için daha istikrarlı ve öngörülebilir bir düzenleyici ortam oluşturmak olduğunu ifade etti.
kaynak: GOV










