Son 25 yılda internetten yapay zekâya uzanan baş döndürücü teknolojik dönüşüm, önümüzdeki çeyrek yüzyılda çok daha köklü değişimlerin habercisi olabilir.
Uzmanlara göre 2050’ye gelindiğinde insan bedeniyle makineler arasındaki sınırla daha da silik bir hale gelecek.
Londra Nano teknoloji Merkezi’nden Prof. Steven Bramwell’e göre, elektronik, biyoloji ve makineler arasındaki çizgiler önümüzdeki yıllarda “önemli ölçüde bulanıklaşacak”.
Nanoteknoloji, halihazırda akıllı telefonlardan bilgisayarlara kadar günlük yaşamın birçok alanında kullanılıyor. 2050’ye gelindiğinde bu teknolojinin, görünmezlik gibi fantastik yeteneklerden ziyade sağlık takibi, iletişim ve hedefe yönelik ilaç tedavileri için insan vücuduna entegre edilmesi bekleniyor. BBC’nin haberine göre sibernetik alanının öncülerinden Prof. Kevin Warwick, 1998 yılında sinir sistemine mikroçip yerleştirilen ilk insan olmuştu.
Warwick’e göre 2050’ye kadar “derin beyin elektronik uyarımı” gibi yöntemler, şizofreni başta olmak üzere bazı hastalıkların tedavisinde ilaçlara alternatif veya destekleyici bir yöntem haline gelebilir. Warwick, gelecekte insan beyninin fiziksel bedenden bağımsız olarak farklı ortamlarda işlev görebileceği senaryoların da mümkün olabileceğini savunuyor.
“Dijital ikizler” ile geleceği test etmek
Bilim Müzesi Grubu Direktörü Prof. Roger Highfield ise “dijital ikizler” kavramına dikkat çekiyor. Gerçek zamanlı verilerle güncellenen sanal insan modelleri sayesinde bireyler, farklı ilaçların veya yaşam tarzı değişikliklerinin vücutları üzerindeki etkilerini önceden simüle edebilecek. Highfield’e göre bu teknoloji, insanların “geleceğini yaşamadan önce görmesine” olanak tanıyabilir.
Yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar
Yapay zeka alanındaki ilerlemelerin, kuantum bilgisayarlarla birlikte yeni bir ivme kazanması bekleniyor. Google ve IBM gibi teknoloji devleri, son derece karmaşık hesaplamaları çok kısa sürede yapabilen kuantum bilgisayarlar için milyarlarca dolarlık yatırımlar yürütüyor. Nvidia CEO’su Jensen Huang, yaptığı açıklamada, “gerçek anlamda faydalı” kuantum bilgisayarların yaklaşık 20 yıl içinde yaygınlaşabileceğini öngörmüştü.
Eğitimde yapay zeka öğretmenler
Fütürist yazar Tracey Follows’a göre, 2050’de eğitim fiziksel ve sanal ortamların birleştiği bir yapıya dönüşecek. Yapay zeka destekli öğretmenler, öğrencilerin öğrenme hızına ve biyometrik özelliklerine göre içerikleri gerçek zamanlı olarak uyarlayacak. Ders kitaplarının yerini ise sürükleyici simülasyonlar alacak; standart müfredat anlayışı büyük ölçüde ortadan kalkacak.
Trafiksiz yollar, Ay’da üsler
Otonom araç teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte trafik kazalarının ve yoğunluğun ciddi biçimde azalması bekleniyor. Fütürist yazar Bill Douglass, sürücüsüz araçların birbirleriyle koordineli şekilde hareket ederek yüksek hızlarda güvenli ulaşımı mümkün kılacağını söylüyor. Uzay alanında ise rekabet hız kesmeden sürecek. Uzmanlara göre 25 yıl içinde Ay’da yaşanabilir bir üs kurulması olası. Bazı ilaçların, yerçekimsiz ortamda daha kaliteli kristallerle üretilebilmesi nedeniyle uzayda imal edilmesi de gündemde.
Bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki çizgi
Bilim kurgu eserleri, uzun süredir 2050’li yıllara dair karanlık senaryolar çiziyor. Ancak uzmanlara göre teknolojik ilerleme, insanlık için yalnızca tehdit değil aynı zamanda büyük fırsatlar da barındırıyor. Bilim kurgu yazarı Philip K. Dick’in 1968’de yazdığı sözler, bu tartışmaya hala ışık tutuyor: “Bilim, aldığı hayatlardan daha fazlasını bize verdi. Bunu unutmamalıyız.”

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










