Havalimanlarında artık duygular da ücretli.
Kavuşmanın da vedanın da bir bedeli var…
Bir zamanlar havalimanları yalnızca uçakların kalkıp indiği yerler değildi.
Kavuşmaların, vedaların ve umutların buluştuğu yerlerdi.
Bir annenin evladına son kez sarıldığı, gurbetten dönen bir evladın ailesine kavuştuğu, sevgililerin gözyaşlarıyla ayrıldığı mekânlardı.
O bir kaç dakikanın hiç bir maddi karşılığı yoktu.
Bugün ise o bir kaç dakika da fiyat tarifesine bağlanmış durumda.
İngiltere’deki büyük havalimanlarında yolcu bırakma ücretleri son bir yılda ortalama yüzde 32 arttı.
RAC’ın analizine göre, ülkenin en yoğun 20 havalimanından 16’sı ücretlerine zam yaptı.
Ortalama ücret geçen yıl 5,30 sterlin seviyesindeyken bugün 7 sterline yükseldi.
En dikkat çekici artış ise Gatwick Havalimanı’nda yaşandı.
Geçen yıl 10 dakikalık yolcu bırakma için 7 sterlin ödeyen sürücüler, bugün aynı süre için 10 sterlin ödüyor. Sadece bir yılda yüzde 43’lük artış…
London City Havalimanı ise bu yıl ilk kez ücret almaya başladı. Beş dakikalık duruşun bedeli 8 sterlin.
Yani bir vedanın ya da “kendine iyi bak” demenin dakika maliyeti 1,60 sterlin.
Havalimanlarını temsil eden Airports UK, bu uygulamaları işletme modeli ve iklim değişikliği hedefleriyle açıklıyor.
Elbette trafik yönetilmeli, çevre korunmalı ve işletmeler ayakta kalmalı. Ancak toplumun sorması gereken soru şu: Her insani temasın, her kısa bekleyişin ve her vedanın ekonomik bir karşılığı olmak zorunda mı?
Çünkü mesele artık bir otopark ücreti değil.
Mesele, insanların en duygusal anlarının bile gelir kalemine dönüştürülmesi.
Eskiden havalimanları kavuşmanın adresiydi. Şimdi ise gelir kapısı…
Eskiden terminal önünde birkaç dakika beklemek, sevdiklerine son kez el sallamak hayatın doğal bir parçasıydı.
Bugün ise o birkaç dakikanın bile tarifesi var.
Vedanın süresi uzarsa cezası da büyüyor.
Modern hayat bize fark ettirmeden yeni bir düzen kuruyor.
Önce ücretsiz hizmetler ücretli hale geliyor, ardından zamlar sıradanlaşıyor ve sonunda insanlar bunu normal kabul etmeye başlıyor.
Oysa normal olan, insanların sevdiklerine birkaç dakika ücretsiz sarılabilmesiydi.
Ekonomi elbette önemlidir.
Ancak toplumlar sadece gelir tablolarıyla ayakta kalmaz.
Bir annenin oğluna son kez sarılması, bir babanın kızına el sallaması ya da yıllar sonra memleketine dönen bir gurbetçinin kapıda karşılanması da en az ticari bilançolar kadar değerlidir.
Çünkü bazı anlar para kazandırmaz.
Ama insanı insan yapan da tam olarak o anlardır.
Havalimanları bir zamanlar kavuşma noktalarıydı.
Bugün ise her dakikası ücretlendirilen, her duygusu fiyatlandırılan kazanç noktalarına dönüşüyor.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










