İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dijital kimlik (digital ID) planında yapılan değişikliğin “U-turn” (geri dönüş) olduğu yönündeki eleştirileri reddetti.
Başbakanlık Ofisi No 10, planın temel unsurlarından birinin geri çekilmesini “teknik bir düzenleme” olarak tanımlarken, bu adımın muhalefetin sert tepkisini çektiği belirtildi.

Gelişme, Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch’un Avam Kamarası’ndaki Başbakana Sorular (PMQs) oturumunda Starmer’ı doğrudan hedef almasının ardından geldi.
Zorunlu dijital kimlik şartı geri çekildi
Salı gecesi ortaya çıkan bilgilere göre, tartışmalı dijital kimlik planının en kritik ve zorunlu unsuru olan, çalışanların çalışma hakkını göstermek için tek tip dijital kimlik belgesi kullanma zorunluluğu plandan çıkarıldı. Bunun yerine,
- çipli pasaport,
- e-vize
gibi diğer dijital kimlik biçimlerinin de kabul edilmesi öngörüldü.
The Guardian’da yer alan habere göre, Downing Street bu değişikliği “teknik bir ayarlama” olarak sunarken, düzenleme planın tek zorunlu ayağını ortadan kaldırdığı için dijital kimlik uygulamasının kapsamını ciddi biçimde daraltmış oldu.
Starmer: “Dijital denetimler hâlâ var ve zorunlu”
Başbakan Starmer, Çarşamba günü ITV’ye verdiği röportajda, planın özünün değişmediğini savundu. Starmer, denetimlerin devam edeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Kontrolden geçeceksiniz. Bu kontroller dijital olacak. Ve bunlar zorunlu olacak. Şu anda yaptığımız şey, bunun tam olarak nasıl görüneceğine dair istişare yürütmek.”
Bunun bir geri adım olup olmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Hayır. Biz başından beri dijital kontroller olacağını söyledik. Bu düzenlemenin amacı, ülkede yasadışı çalışmayı önlemekti. Benim için asıl mesele bu. Çünkü ülkede çok fazla insan yasadışı şekilde çalışıyor.
Bunun olmaması gerekiyor ve ben bunu bitirmekte kararlıyım.”
Muhalefetten sert tepki: “Her hafta yeni bir geri dönüş”
Günün erken saatlerinde Avam Kamarası’nda söz alan Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch, hükümetin yönsüz olduğunu savundu. Dijital kimlik politikasını “saçma” olarak nitelendiren Badenoch, konuşmasına şu sözlerle başladı:
“Başbakanın son geri dönüşünü memnuniyetle karşılayabilir miyim? Bunu neredeyse her hafta söylüyormuşum gibi hissediyorum.”
Badenoch, Starmer için “rüzgârda savrulan bir plastik poşet gibi, hiçbir yön duygusu yok” ifadelerini kullandı.
Reeves: “Önemli olan dijital kimliğin varlığı”
Hazine Bakanı Rachel Reeves, değişikliğin önemini küçümseyerek, hangi dijital belgenin kullanıldığının ikincil olduğunu savundu. BBC One Breakfast programına konuşan Reeves, şu ifadeleri kullandı:
“İngiltere’de çalışabilmek için zorunlu dijital kimlik gerekeceğini söylüyoruz. Fark şu: bunun tek bir dijital kimlik kartı mı olacağı, yoksa e-vize ya da e-pasaport gibi başka bir dijital belge mi olacağı. Biz bu konuda oldukça esneğiz.”
Kyle: “Biyometrik veriyle anlık doğrulama yapılacak”
İş Dünyası Bakanı Peter Kyle da BBC Radio 4 – World At One programında benzer bir değerlendirme yaptı. Kyle, sistemin özünü şu sözlerle anlattı:
“Bu, insanların biyometrik verilerinin kimlikleriyle anında eşleştirilmesi anlamına geliyor. Devlet, bir kişinin çalışma hakkına sahip olup olmadığını anında kontrol edebilecek.”
Kyle ayrıca, 2029 yılına kadar dijital-sadece çalışma hakkı kontrolleri devreye girdiğinde, dijital kimlik sisteminin tamamen işler hale geleceğini söyledi. Hangi belgelerin kabul edileceğine ilişkin ayrıntıların ise o tarihe yakın netleşeceğini belirtti.
Arka plan
Dijital kimlik planındaki bu değişiklik, Starmer hükümetinin son dönemde attığı diğer politika adımlarının ardından geldi. Daha önce çiftliklere yönelik miras vergisi düzenlemesi ve pub’lar için iş oranları (business rates) konularında da geri adım atıldığı yönünde eleştiriler yapılmıştı.
Muhalefet, bu tabloyu “istikrarsızlık” olarak değerlendirirken, hükümet dijital kimlik sisteminin hâlâ yasadışı çalışmayla mücadelede temel bir araç olduğunu savunuyor.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











