Spor salonuna gitmekte zorlananlar için çözüm, gün içine yayılan kısa ama yoğun hareketler olabilir. Londra Üniversitesi’nden araştırmacı Jo Blodgett’e göre “küçük egzersizler” kalp sağlığını iyileştiriyor, hareketsizliğin zararlarını azaltıyor
Spor salonuna yazılmak, koşu programlarına başlamak ya da yoğun fitness derslerine katılmak herkes için mümkün olmuyor.
Zaman darlığı ve motivasyon eksikliği, düzenli egzersizin önündeki en büyük engeller arasında yer alıyor.
Ancak uzmanlara göre formda kalmak için uzun ve yorucu antrenmanlar şart değil.
BBC’ye konuşan University College London’a bağlı Spor, Egzersiz ve Sağlık Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Jo Blodgett, gün içine serpiştirilen kısa süreli hareketlerin önemli sağlık faydaları sağladığını söylüyor.
Blodgett, bu yaklaşımı “küçükk egzersizler” olarak tanımlıyor.
Günlük hayata kısa ve yoğun hareketler eklenebilir Blodgett’in bilimsel literatürde “vigorous intermittent lifestyle physical activity” (VILPA) olarak adlandırdığı yöntem, gündelik aktiviteler sırasında kısa süreli ama yoğun efor gerektiren hareketler yapmayı kapsıyor.
Amaç, kalp atış hızını kısa süreliğine yükseltmek ve nefes nefese kalmayı sağlamak.
Bu tür hareketlere örnek olarak merdiven çıkmak, otobüsten bir durak erken inip hızlı yürümek ya da yürüyüş sırasında belirli aralıklarla temponun artırılması gösteriliyor.
Blodgett’e göre, günde biriki dakikalık üç ya da dört yoğun hareket bile kalp hastalığı riskini azaltabiliyor ve yaşam süresi üzerinde olumlu etki yaratabiliyor.
Düzenli olarak spor salonuna gidenlerin de günün geri kalanında uzun süre hareketsiz kalmasının sağlık açısından riskli olduğu belirtiliyor.
Blodgett, bu durumu “aktif kanepe patatesleri” olarak tanımlıyor.
Haftada birkaç kez spor yapılmasının, gün boyu masa başında oturmanın olumsuz etkilerini telafi etmediğini vurguluyor.
Uzmanlara göre, her 15 ila 30 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa yürüyüşler yapmak ya da toplantıları ayakta ve hareket halinde gerçekleştirmek, hareketsizliğin zararlarını azaltıyor.
Yüksek yoğunluklu egzersizlerin hâlâ en fazla faydayı sağladığı belirtilse de, orta yoğunlukta hareketlerin ve düzenli ayağa kalkmanın da önemli katkıları olduğu ifade ediliyor.
Blodgett, sağlık rehberlerinin yalnızca haftalık egzersiz süresine odaklanmak yerine, hareketsiz geçirilen zamanı azaltmaya yönelmesi gerektiğini savunuyor.
Kanada ve Avustralya gibi bazı ülkelerde bu yaklaşım rehberlere girmiş durumda.
Uzmanlara göre, sekiz saatlik uyku süresi çıkarıldığında, günün en az yarısının hareket halinde geçirilmesi hedeflenmeli.
Ev işleri, alışveriş poşetleri taşımak, bahçe işleri ya da çocuklarla oyun oynamak da bu kapsama giriyor.
Blodgett, “Ne kadar çok hareket, o kadar iyi” diyerek kesin bir alt sınır olmadığını vurguluyor.
Küçük ama düzenli hareketlerin, uzun vadede kalp sağlığı ve genel yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










