“Şiddete bir nokta koyalım: Kadına şiddete HAYIR!”
Londra’da yaşayan Kıbrıs kökenli Türk toplumunun önemli sivil toplum kuruluşlarından Limasollular Derneği UK, kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Church Street, Edmonton, London’da bulunan Limasollular Derneği’nde gerçekleştirilen etkinlik, dernek yönetimi ve yönetim kurulu temsilcilerinin katılımıyla düzenlendi.
Etkinlikte, kadına yönelik şiddetin yalnızca kadınların değil, ailelerin, çocukların ve bütün toplumun ortak sorunu olduğu vurgulandı.
Başkan Redvan: “Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz”
Etkinlikte dernek yönetimi adına konuşan Dernek Başkanı Redvan, kadına yönelik şiddetin fiziksel boyutunun yanı sıra psikolojik, ekonomik ve dijital boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini söyledi.
Başkan Redvan, kadınların güvenli, özgür ve insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesinin temel bir toplumsal sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, şiddetin hiçbir gerekçeyle normalleştirilemeyeceğini ifade etti.
Konuşmasında özellikle çocukların eğitimine vurgu yapan Redvan, şiddetin önlenmesinde aile ve eğitim kurumlarına önemli görevler düştüğünü belirtti.
Redvan, çocukların küçük yaşlardan itibaren sevgi, saygı, eşitlik ve empati anlayışıyla yetiştirilmesinin, gelecek kuşaklarda şiddet kültürünün önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Kıbrıs’tan Londra’ya uzanan toplumsal dayanışma
Limasollular Derneği UK’nin gerçekleştirdiği etkinlik, Londra’da yaşayan Kıbrıs kökenli Türk toplumunun sosyal sorunlara yönelik duyarlılığını da ortaya koydu.
Kıbrıs’tan İngiltere’ye uzanan göç ve yerleşim sürecinde kendi kültürel kimliğini, dayanışma anlayışını ve toplumsal bağlarını koruyan Kıbrıslı Türk toplumu, Londra’da kurduğu sivil toplum örgütleri aracılığıyla yalnızca kültürel faaliyetler değil, toplumsal meseleler konusunda da farkındalık çalışmalarına imza atıyor.
Bu çerçevede kadına yönelik şiddet konusunun dernek çatısı altında gündeme taşınması, meselenin yalnızca bireysel veya ailevi bir sorun olarak görülmediğini; toplumun tamamını ilgilendiren bir insan hakları meselesi olarak değerlendirildiğini gösteriyor.
Yıllar içinde değişen şiddet algısı
Kadına yönelik şiddet konusunda toplumsal yaklaşımın yıllar içerisinde önemli ölçüde değiştiği görülüyor.
Geçmiş yıllarda çoğu zaman “aile meselesi” veya “özel hayatın konusu” olarak görülen şiddet vakaları, bugün kadınların temel hakları, insan onuru ve yaşam hakkı bağlamında değerlendiriliyor. Üstelik şiddetin tanımı da genişledi.
Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskı, ekonomik bağımlılık oluşturma, tehdit, kontrol, ısrarlı takip ve dijital taciz gibi davranışlar da kadınların güvenliğini ve özgürlüğünü tehdit eden şiddet biçimleri olarak daha fazla tartışılıyor.
Dolayısıyla günümüzde kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca şiddet meydana geldikten sonra cezalandırmaya değil, şiddeti ortaya çıkaran toplumsal koşulların önlenmesine de odaklanıyor.
Şiddet sadece kadınların sorunu değil
Etkinlikte verilen mesajların ortak noktası ise şiddetin yalnızca kadınların mücadele etmesi gereken bir sorun olmadığı yönündeydi.
Kadına yönelik şiddet; aile yapısını, çocukların psikolojik gelişimini, toplumdaki güven duygusunu ve gelecek kuşakların değerlerini doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle mücadelede erkeklerin, ailelerin, eğitim kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Limasollular Derneği UK yönetimi ve etkinliğe katılan temsilciler de kadınların yalnız olmadığını vurgularken, toplumun her kesimini şiddete karşı ortak tavır almaya çağırdı.
Etkinliğin sonunda verilen mesaj ise netti:
“Kadınlarımız değerlidir. Şiddetin hiçbir bahanesi ve haklı gerekçesi olamaz.”
“Kadına şiddete HAYIR!”
“Şiddete bir nokta koyalım.”

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON

















