Faruk Eskioğlu
Ne çoşkuludur 1 Mayıs Marşı… Her dinleyene yaşama sevinci verir, umudu büyütür.
1 Mayıs Marşı, besteci ve söz yazarı Sarper Özsan tarafından 1974’de yazılıp bestelenmiş.
Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenen Maxim Gorki’nin “Ana” oyunu için özel olarak hazırlanan bu eser, zamanla Türkiye’deki işçi hareketlerinin ve 1 Mayıs kutlamalarının simge marşı haline geldi.
Özsan, AST’nin oyunu için “1 Mayıs 1905” Rusya’sındaki işçi eylemlerini anlatan sahneye uygun, coşkulu bir marş ihtiyacı üzerine bu eseri üretmiş.
Marş ilk olarak tiyatro oyunu bünyesinde sahnelenmiş.
1977’de Cem Karaca ve Dervişan grubu tarafından yorumlanınca da geniş kitlelere ulaşan marş Türkiye’nin toplumsal hafızasında, dayanışmayı ve işçi sınıfının mücadelesini temsil eden en güçlü müzikal eserlerden biri olarak kabul ediliyor.
Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde
1 Mayıs, 1 Mayıs; işçinin, emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkın bayramı
Her bir Mayıs sabahı geleneksel olarak
Cem Karaca‘nın o heyecanlı sesiyle ikiz kızlarım Su ve Defne’yi uyandırırdım… “Hadi uyanın! Bugün en güzel bayram! Bugün bizim bayramımız.
İşçi ve emekçilerin, börtü böceğin, kuşların balıkların, ağaçların bulutların bayramı…”
Kızlar 13 yaşında ortaokul 7’nci sınıfa gidiyorlardı.
İngiltere’deki bütün okullar resmî bayram olmasa da, isteyen Müslüman öğrencileri kendi dinî bayramlarında izinli sayıyordu.
Bizim kızlar da her bayram geldiğinde okula gitmemek için “Baba, lütfen biz de izin alalım,” diyorlardı.
Ben de her seferinde “Biz ateistiz. Bizim en büyük bayramımız 1 Mayıs” deyip geçiştiriyordum.
1 Mayıs‘a yakın bir hafta kızlar “İngiltere’de 1 Mayıs günleri tatil değil ama madem bizim en büyük bayramımız o gün.
Biz okul yerine seninle 1 Mayıs meydanına gitmeyi istiyoruz” dediler.
Hani yerden göğe kadar haklıydılar.
“Tamam” dedim, “Okul yönetimine başvurun, hakkınızı savunun! İzin alabilirseniz birlikte kutlayalım!”
Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir
1 Mayıs, 1 Mayıs; işçinin, emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkın bayramı
Kızlar o gün okuldan büyük bir sevinçle döndüler.
Okul yönetimi kızların başvurusunu mantıklı bulsa da, müdür “Böyle bir uygulama yok” deyip ayak diretmiş, ama kızları da dinleyince eli mahkûm, izin vermişler.
O hafta sonu kendi pankartlarını hazırladılar… 1 Mayıs Pazartesi sabahı her zamanki gibi Cem Karaca’yı büyük bir çoşkuyla dinledik ve geleneksel olarak Londra’da Clerkenwell Green’deki (EC1R) Karl Marx Kütüphanesi önünde dünyanın dört bir yanından diğer yoldaşlarla buluşup Trafalgar Meydanı’na yürüdük.
2017’nin 1 Mayıs’ı bizim için çok anlamlıydı çünkü Su ve Defne o gün meydanda kazanılmış bir hakkın sahibi olarak yürüyorlardı! O güzel 1 Mayıs Marşı’nı herkesten de çoşkulu söylüyorlardı:
Ulusların gürleyen sesi yeri göğü sarsıyor
Halkların nasırlı yumruğu balyoz gibi patlıyor
Devrimin şanlı dalgası dünyamızı kaplıyor
Gün gelir, gün gelir zorbalar kalmaz gider
Devrimin şanlı yolunda kül gibi savrulur gider
- Toplumda Mayıs ayı sanatsal etkinlikleri
- Asgari ücret ihlallerinde rekor
- 7 Mayıs yerel seçimlerinde ne olur ?
- Toplumda sanat…
- Marketlerdeki fahiş fiyatlar müşteriyi küstürür
- Toplumda iki önemli söyleşi
- Dünyanın ilk anti nükleerci mahkumu Vanunu’yla tanıştırırım
- Düğünlerde yozlaştırılan bir gelenek: Takı
- Huyumuz kurusun, biz böyleyiz…
- Sadiq Khan’ın önlenemeyen eriyişi

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON





