İngiltere, AB’nin “Made in Europe” düzenlemesine dahil edilmek istiyor. Hükümet kaynakları, İngiliz şirketlerinin milyarlarca sterlinlik ticaretinin risk altında olabileceğini belirtiyor.
Avrupa Birliği’nin Çin’in Avrupa sanayisindeki etkisini sınırlamak amacıyla hazırladığı “Made in Europe” düzenlemesi, İngiltere ile AB arasındaki ilişkilerin yeniden şekillendirilmesine yönelik görüşmelerde yeni bir anlaşmazlık konusu haline geldi. İngiliz hükümet kaynakları, İngiltere’nin düzenlemeye dahil edilmemesi halinde milyarlarca sterlinlik ticaretin ve önemli Avrupa sözleşmelerinin risk altında kalabileceğini belirtiyor.
İngiltere hükümeti, resmi adı Industrial Accelerator Act olan “Made in Europe” düzenlemesinin Avrupa Birliği ile yürütülen görüşmelerin gündemine alınmasını istiyor.
Düzenleme, otomotiv ve savunma dahil stratejik sektörlerde Avrupa merkezli tedarikçilere öncelik verilmesini ve Çin’in Avrupa sanayisi ile tedarik zincirlerindeki artan etkisinin sınırlandırılmasını amaçlıyor.
Ancak İngiltere’nin bu sistem kapsamında “Avrupalı” olarak değerlendirilmemesi durumunda İngiliz şirketlerinin bazı önemli sözleşmelerin dışında kalabileceğinden endişe ediliyor.
Yeni zirvenin tarihi ertelenebilir
İngiltere ile AB arasında ilişkilerin yeniden düzenlenmesine yönelik yol haritası Mayıs 2025’te dönemin Başbakanı Keir Starmer ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından belirlenmişti. Ancak “Made in Europe” düzenlemesi o dönemde üzerinde anlaşmaya varılan gündemde bulunmuyordu.
Temmuz 2026’da yapılması planlanan takip zirvesi Starmer’ın istifasının ardından iptal edildi.
Haberde aktarılan hükümet kaynaklarına göre İngiltere, Industrial Accelerator Act konusunun müzakerelere dahil edilmesini yeni önceliklerinden biri haline getirdi. Hükümetin, konu görüşme gündemine alınmadan yeni zirve tarihi üzerinde anlaşmaya sıcak bakmadığı belirtiliyor.
Londra ve Brüksel’de zirvenin 6 Kasım’da gerçekleştirilebileceği konuşulurken, toplantının kasım ayının sonuna veya daha ileri bir tarihe ertelenebileceği ifade ediliyor.
İngiliz şirketleri için milyarlarca sterlinlik ticaret endişesi
İngiliz hükümetinin temel kaygısı, İngiltere’de üretilen malların “Made in Europe” kapsamında Avrupa ürünü olarak kabul edilmemesi.
Bunun gerçekleşmesi halinde İngiliz şirketlerinin Avrupa’daki bazı önemli kamu ve sanayi sözleşmelerine erişiminin zorlaşabileceği ve milyarlarca sterlin değerindeki ticaretin etkilenebileceği belirtiliyor.
Düzenlemenin hazırlanmasında öncü rol oynayan Fransa’nın yasaların yıl sonuna kadar kabul edilmesini istediği aktarılıyor. Fransa’nın Çin kaynaklı rekabet nedeniyle düzenlemenin hızla yürürlüğe girmesini savunduğu, üçüncü ülkeler için olası istisnaların ise daha sonra değerlendirilmesini istediği belirtiliyor.
The Guardıan’ın haberinde bir AB diplomatına dayandırılan bilgilere göre Hollanda, Almanya, Polonya ve İtalya, İngiltere’nin “Made in Europe” sistemine dahil edilmesine olumlu yaklaşıyor. Fransa’nın ise bu konuda henüz ikna olmadığı ifade ediliyor.
Gıda ticareti ve gençlik programı da masada
İngiltere ile AB arasındaki görüşmelerde yalnızca sanayi politikası bulunmuyor. Tarafların gıda ve içecek ticaretini kolaylaştıracak bir anlaşma ile gençlerin karşılıklı hareketliliğine yönelik “youth experience” programı üzerinde de görüşmeleri sürüyor.
Program kapsamında İngiltere’ye gelecek AB öğrencilerinin ödeyeceği üniversite ücretleri dahil bazı konularda henüz anlaşmaya varılmadığı belirtiliyor.
İngiltere hükümeti ise “Made in Europe” konusunda ilerleme sağlanmasını, daha geniş kapsamlı müzakerelerin önemli bir parçası olarak görüyor.
AB’de, Çin kaynaklı rekabet endişesi
“Made in Europe” girişiminin arkasında Avrupa sanayisinin Çin kaynaklı ithalat ve tedarik zincirlerine yönelik artan endişeleri bulunuyor.
Haberde, Avrupa’daki üretim sektörü temsilcilerinin gerekli teşviklerin sağlanmaması halinde bu yıl 300 bin istihdamın kaybedilebileceği yönünde uyarıda bulunduğu aktarılıyor.
AB’nin Çin ile ticaret açığının günlük yaklaşık 1 milyar euroya ulaştığı belirtilirken, Ursula von der Leyen de Avrupa sanayisi için kritik öneme sahip nadir toprak elementleri ve kritik minerallerde Çin dışındaki kaynakların artırılması gerektiğini söyledi.
AB’nin aynı dönemde Kanada ile ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşıma girişimi de İngiltere açısından yakından takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor.
Muhafazakârlardan AB politikasına eleştiri
Muhafazakâr Parti ise hükümetin AB ile ilişkileri yeniden düzenleme yaklaşımını eleştirdi.
Partinin Genel Başkan Yardımcısı Alex Burghart ile Gölge Çevre Bakanı Victoria Atkins, mevcut yaklaşımın İngiltere’nin rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini savundu. Burghart, gelecekte kurulacak bir Muhafazakâr hükümetin bağımsız bir düzenleyici sistem oluşturmayı hedefleyeceğini söyledi.
İngiltere hükümeti ise ülkenin Avrupa’nın yakın ve güvenilir bir ortağı olduğunu belirterek, “Made in Europe” konusunda AB ile görüşmelerin sürdürüleceğini ve ekonomik iş birliği ile ticaretin geliştirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.











