İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ötanaziye sınırlı koşullarda izin verilmesini öngören yasa tasarısının gelecek ay Avam Kamarası’na dönmesi sırasında oy kullanmayacağını açıkladı. Burnham, başbakan olarak tartışmayı herhangi bir yönde etkilemek istemediğini belirtirken, bakanlarına da sürece müdahale etmemeleri yönünde uyarıda bulundu.
Andy Burnham, İşçi Partili milletvekillerine gönderdiği mektupta, ötanazi yasa tasarısının gelecek ay Avam Kamarası’nda yeniden görüşülmesi sırasında oy kullanmayacağını bildirdi.
Burnham, bu kararı milletvekillerinin herhangi bir siyasi baskı altında kalmadan kendi değerlendirmelerini yapabilmesi için aldığını ifade etti.
Başbakanlık kaynakları da Burnham’ın süreci ne destekleyenler ne de karşı çıkanlar lehine etkilemek istediğini, milletvekillerinin özgürce karar verebilmesini sağlamak amacıyla bu tutumu benimsediğini belirtti.
Bakanlara da sürece müdahale etmeme çağrısı
Burnham, cuma günü bakanlarına gönderdiği ayrı bir mektupta da ötanazi tartışmasını etkilemeye çalışmamaları gerektiğini vurguladı.
Önceki parlamentoda benzer bir yasa tasarısı görüşülürken, dönemin Sağlık Bakanı ve şu anda Savunma Bakanlığı görevini yürüten Wes Streeting, düzenlemenin NHS üzerindeki olası etkileri konusunda endişelerini dile getirmişti.
Burnham ise yeni süreçte hükümetin resmi olarak tarafsız kalacağını açık şekilde ortaya koydu.
Önceki yasa tasarısı süre yetersizliği nedeniyle düşmüştü
İngiltere ve Galler’de sınırlı koşullar altında ötanaziye izin verilmesini amaçlayan ve İşçi Partili milletvekili Kim Leadbeater tarafından hazırlanan önceki özel üye yasa tasarısı, son parlamentoda Lordlar Kamarası üyelerinin 1.200 değişiklik önergesi sunmasının ardından zaman yetersizliği nedeniyle yasalaşamamıştı.
Mayıs ayında özel üye yasa tasarıları için yapılan yeni çekilişte ikinci sırada yer alan İşçi Partili milletvekili Lauren Edwards ise önceki metne büyük ölçüde benzeyen yeni bir tasarı sundu.
The Guardian’ın haberine göre yeni düzenleme, yaşam beklentisi altı aydan az olan yetişkinlerin, iki doktorun ve uzman bir kurulun onayıyla ötanazi talebinde bulunabilmesine olanak tanımayı öngörüyor.
İlk oylama 11 Eylül’de
Tasarı, 11 Eylül’de Avam Kamarası’nda ikinci okumaya gelecek.
İkinci okuma, milletvekillerinin bir yasa tasarısı üzerinde ilk kez oy kullandığı aşama olması açısından önem taşıyor.
Önceki Başbakan Keir Starmer, Leadbeater’ın yasa tasarısının hem ikinci hem de üçüncü okumalarında lehte oy kullanmış ancak genel olarak konunun vicdani bir mesele olduğunu belirterek tarafsız kalmıştı. Partiler de milletvekillerine serbest oy hakkı tanımıştı.
Burnham ise bu kez farklı bir yaklaşım benimsediğini açıkladı.
“Hükümet ötanazi konusunda tarafsız kalmaya devam edecek”
Burnham, milletvekillerine gönderdiği mektupta hükümetin ötanazi konusunda ve yasa tasarısının ilerleyişinde tarafsız kalmaya devam edeceğini belirtti.
Her görüşe saygı gösterilmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden Burnham, bu konuda tek bir doğru pozisyon bulunmadığını ve tartışmanın her iki tarafındaki milletvekillerinin deneyim ve uzmanlıklarına büyük saygı duyduğunu söyledi.
Burnham, kişisel görüşleri bulunduğunu ancak nihai kararın parlamentoya ait olduğunu vurguladı.
Başbakan olarak görevinin, parlamentonun iradesini uygulayacak hükümete liderlik etmek olduğunu belirten Burnham, bunun yasanın değiştirilmesi ya da mevcut haliyle korunması yönünde olabileceğini ifade etti.
“Başbakan olarak tartışmayı gereksiz yere etkilemek istemiyorum”
Burnham, başbakan olarak tartışmayı gereksiz biçimde etkilemek istemediğini belirtti.
Milletvekillerinin gerçekten serbest bir oylama yapıldığını bilmesini istediğini ifade eden Burnham, bu nedenle ikinci okumada oy kullanmamanın en uygun yaklaşım olduğuna karar verdiğini açıkladı.
Burnham, Greater Manchester Belediye Başkanı olduğu dönemde ötanazi fikrini prensipte desteklediğini söylemişti.
Ancak temmuz ayında yaptığı açıklamada, palyatif bakım ve sosyal bakım hizmetlerinde iyileştirme yapılmadan böyle bir değişikliğin uygulanmasının “çok zorlayıcı” olacağını belirtmişti.
Tasarıyı destekleyenler ise önerilen uygulama süresinin dört yıla kadar çıkabileceğini ve bu süreçte bakım hizmetlerinin geliştirilebileceğini savunuyor.
Bakanlara serbest oy hakkı tanınacak
Burnham, bakanlara gönderdiği mektupta da vicdani meselelerde uygulanan teamül doğrultusunda kolektif kabine sorumluluğunun bu konuda askıya alınacağını doğruladı.
Buna göre hükümette görev yapan milletvekilleri, tasarıya lehte veya aleyhte oy verebilecek ya da çekimser kalabilecek.
Burnham, milletvekillerinin hükümetin tartışmayı etkilemeye çalıştığı hissine kapılmadan kendi kararlarını verebilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakanlardan parlamentodaki konuşmalarında hükümetin resmi tutumunun tarafsızlık olduğunu tekrar etmelerini isteyen Burnham, aynı yaklaşımın medya ve sosyal medya açıklamalarında da benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Bakanlardan kamuoyu tartışmasına katılmamaları istendi
Burnham, bakanların geçmişte dile getirdikleri görüşlerinden vazgeçmek zorunda olmadığını ancak aktif kamuoyu tartışmasının parçası olmamaları gerektiğini söyledi.
Bakanların kendilerine doğrudan sorulduğunda daha önce açıkladıkları kişisel görüşlerini tekrar edebileceğini ve seçmenleriyle geçmiş tutumlarına ilişkin yazışabileceğini belirten Burnham, buna karşılık yasa tasarısının kendi bakanlıklarının sorumlulukları üzerindeki etkileri hakkında kamuoyu önünde görüş bildirmemeleri gerektiğini kaydetti.
Wes Streeting, Starmer hükümetinde sağlık bakanı olduğu dönemde seçmenlerine gönderdiği bir mesajda, NHS’nin mevcut bütçe baskıları altında yeni bir ötanazi hizmetinin maliyetini karşılayıp karşılayamayacağı konusunda şüphelerini dile getirmişti.
Lauren Edwards: Çok önemli bir tartışma olacak
Tasarıyı sunan Lauren Edwards ise yaptığı açıklamada, Andy Burnham’ın ölümcül hastalıklarla ilgili kişisel deneyimlerin tartışmanın merkezinde yer aldığı yönündeki değerlendirmesini desteklediğini söyledi.
Edwards, herkesin görüşünün saygı ve onur çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirterek kendisinin de aynı yaklaşımı benimseyeceğini ifade etti.
Edwards, iki hafta içinde yapılacak görüşmenin son derece önemli bir tartışma olacağını söyledi.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










