Birleşik Krallık’ta hükümetin, Manş Denizi’ni küçük teknelerle geçerek ülkeye gelen sığınmacıların cep telefonları ve SIM kartlarına el koymayı öngören yeni uygulaması, hukukçular ve insan hakları kuruluşları tarafından sert biçimde eleştirildi.
Home Office’in planına göre, Kent’teki Manston işlem merkezine gönderilen sığınmacılar, pazartesiden itibaren herhangi bir tutuklama gerekmeksizin elektronik cihaz aramalarına tabi tutulabilecek. The Guardian’da yer alan habere göre, merkezde, cihazlardan veri indirmeye imkân tanıyan teknolojinin hazır bulunduğu bildirildi.
Ağız içi arama yetkisi tartışma yarattı
Yeni yetkiler kapsamında görevlilerin, gizlenmiş SIM kart ya da küçük elektronik cihazları tespit etmek amacıyla kişilerin ağız içinde arama yapmasına da izin verileceği belirtildi. Ancak yetkililer, bu uygulamanın çocukları da kapsayıp kapsamayacağını henüz netleştirmiş değil.
İnsan hakları savunucuları, özellikle Manş geçişinden yeni kurtulmuş, çoğu travma yaşamış kişilere yönelik bu uygulamanın orantısız ve insanlık dışı olduğunu savunuyor.
“Temel mahremiyet hakkına açık bir müdahale”
İşkence karşıtı sivil toplum kuruluşu Freedom from Torture’ın yardımcı direktörü Natasha Tsangarides, planı şu sözlerle eleştirdi:
“Çaresiz ve travmatize olmuş kadınların, erkeklerin ve çocukların, son derece tehlikeli bir Manş geçişinin hemen ardından giysilerinin ve hatta ağız içlerinin aranmasına maruz bırakılması derin biçimde insanlık dışıdır. Bu yetkilerin, kanıt gözetmeksizin herkese uygulanması, tüm mültecilerin bir güvenlik tehdidi gibi muamele görmesi anlamına geliyor ve mahremiyet hakkına duyulan kaygı verici bir saygısızlığı ortaya koyuyor.”
Hukuki denetim endişesi
Sığınmacıları temsil eden bir hukuk bürosunun avukatı Jonah Mendelsohn ise planın, 2022 tarihli Yüksek Mahkeme kararına uygunluğunun belirsiz olduğuna dikkat çekti. Mendelsohn, mahkemenin daha önce cep telefonlarına el konulması ve veri indirilmesi gibi müdahaleci uygulamaların bağımsız denetim ve açık yetkilendirme gerektirdiğini vurguladığını hatırlattı.
“Bu düzenlemede, aramaların adil ve hukuka uygun şekilde yapılmasını sağlayacak bağımsız bir denetim mekanizmasının tanımlanıp tanımlanmadığı net değil,” diyen Mendelsohn, Manston’da yapılacak aramaların toplu ve ayrım gözetmeyen bir uygulamaya dönüşmesi riskine işaret etti.
Siyasi arka plan
Başbakan Keir Starmer, Manş üzerinden gerçekleşen düzensiz göçü azaltmaya yönelik politikalarını sertleştirirken, bunun aynı zamanda Reform UK lideri Nigel Farage’in yükselen siyasi baskısına karşı bir hamle olarak da yorumlandığı belirtiliyor.
Yetkililer, cep telefonu aramalarının sığınmacıların yolculuklarına ilişkin istihbarat toplanmasına ve insan kaçakçılığı şebekelerinin tespit edilmesine yardımcı olacağını savunuyor. Bu yetkiler, Aralık ayında yürürlüğe giren Sınır Güvenliği, İltica ve Göç Yasası ile tanındı.
Sınırlar Bakanı Alex Norris, düzenlemeyi savunarak, “Bu iğrenç suç şebekelerini daha hızlı yakalamak, dağıtmak ve finansal ağlarını kesmek için güçlü yeni yasaları hayata geçiriyoruz,” dedi.
Otel kapatmaları ve askerî tesis planı
Starmer, BBC’ye yaptığı açıklamada, sığınmacıların kaldığı otellerin kapatılmasına yönelik planların önümüzdeki aylarda somut sonuçlar vermeye başlayacağını söyledi. Hükümetin, ilk sığınmacı grubunu Doğu Sussex’teki bir askerî tesise göndermeye hazırlandığı da basına yansıdı.
Rekor seviyelere yakın geçişler
Resmî verilere göre, 2025 yılında Manş’ı geçerek Birleşik Krallık’a ulaşan sığınmacı sayısı 41.472 oldu. Bu rakam, 2024’e kıyasla yüzde 13, 2023’e göre ise yüzde 41 artış anlamına geliyor. Buna rağmen sayı, 2022’de kaydedilen 45.774 kişilik rekorun yaklaşık yüzde 9 altında kaldı.
Kamuoyu yoklamaları ise Reform UK’nin oy oranlarında ciddi artış olduğunu, bazı anketlerde partinin İşçi Partisi’nin önüne geçtiğini gösteriyor. Uzmanlar, sığınmacılara yönelik sert önlemlerin önümüzdeki dönemde Birleşik Krallık siyasetinin en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam edeceğini belirtiyor.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











