İngiltere ve Galler’de yeni erken tahliye sistemi 1 Ekim’de yürürlüğe girdi. Yüzlerce mahkûm cezaevlerinden çıkarken bazıları Başbakan Andy Burnham’a teşekkür etti.
İngiltere ve Galler’de cezaevlerindeki kapasite krizini hafifletmek amacıyla uygulamaya konulan yeni düzenleme kapsamında yüzlerce mahkûm bugün erken tahliye edildi. Cezaevlerinden çıkan bazı kişiler Başbakan Andy Burnham’a teşekkür ederken, hükümet tahliye edilenlerin toplum içinde sıkı denetime tabi tutulacağını açıkladı.
İngiltere ve Galler’de cezaevlerindeki aşırı doluluğu azaltmayı amaçlayan yeni tahliye düzenlemesi 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girdi.
Sentencing Act 2026 kapsamında hayata geçirilen yeni sistemle belirli süreli hapis cezalarına çarptırılmış bazı mahkûmların cezalarının daha küçük bir bölümünü cezaevinde geçirdikten sonra lisans koşulları altında tahliye edilmelerine imkân tanındı.
İlk gün İngiltere ve Galler genelindeki cezaevlerinden yüzlerce mahkûmun tahliye edilmesi bekleniyor. Hükümet tahminlerine göre ekim ayı boyunca yaklaşık 2 bin kişinin, sonraki bir yıl içerisinde ise yaklaşık 3 bin kişinin daha düzenlemeden yararlanması öngörülüyor.
Cezaevinden çıkarken Burnham’a teşekkür etti
Tahliyelerin başlamasıyla cezaevlerinin önünde dikkat çeken görüntüler yaşandı.
Press Association’ın aktardığına göre İngiltere’nin kuzeydoğusundaki HMP Durham cezaevinden çıkan bir mahkûm, Başbakan Andy Burnham’a teşekkür etti.
HMP Cardiff’ten tahliye edilen başka bir kişi de Burnham’a teşekkür eden bir mesaj verdi.
Londra’daki HMP Wandsworth’tan çıkan 38 yaşındaki Michael Bogle ise erken tahliye uygulamasının devam etmesini istediğini söyledi.
Bogle, hırsızlık nedeniyle verilen 32 haftalık ertelenmiş cezasının şartlarını ihlal ettikten sonra 78 gün cezaevinde kaldığını ve geçmişinde 100 mahkûmiyet bulunduğunu belirtti.
Yeniden hırsızlık yapma riski olup olmadığı sorulduğunda bunun mümkün olduğunu ancak gerçekleşmemesini umduğunu söyleyen Bogle, kalabileceği onaylanmış bir yer bulunduğunu ve Jobcentre’a gitmeyi planladığını anlattı.
“Cezaevleri çok kalabalık”
HMP Leeds’ten tahliye edilen 35 yaşındaki Matthew Johnson da uygulamayı desteklediğini söyledi.
Beş çocuk babası Johnson, fiili bedensel zarar verme suçundan aldığı 18 aylık cezanın altı ayını cezaevinde geçirdiğini belirtti.
Johnson, cezaevlerinin çok kalabalık olduğunu ve personelin mevcut iş yükü nedeniyle zorlandığını ifade etti. Tahliye sonrasında ilk planının eve giderek çocuklarını görmek olduğunu söyledi.
Tahliye edildi ancak kalacak yeri yok
HMP Leeds’ten çıkan 26 yaşındaki Jordan Laverack ise denetimli serbestlik görüşmelerini kaçırması nedeniyle yaklaşık dört hafta cezaevinde kaldığını söyledi.
Laverack, tahliye sonrasında iş bulmak ve hayatını yeniden düzenlemek istediğini belirtirken önemli bir soruna da dikkat çekti.
Tahliye edildiğinde kalabileceği kalıcı bir yerinin bulunmadığını söyleyen Laverack, bir süre arkadaşlarının yanında kalabileceğini ifade etti.
Cezaevinden çıkan kişilerin barınma sorunları, yeni uygulamayla ilgili tartışmaların önemli başlıklarından biri haline geldi. Denetimli serbestlik çalışanları ve bazı sosyal adalet kuruluşları, konutu bulunmayan kişilerin yeniden suç işleme riskinin artabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Her mahkûm düzenlemeden yararlanamayacak
Yeni sistem bütün mahkûmların otomatik olarak erken tahliye edilmesi anlamına gelmiyor.
Hükümetin Progression Model adı verilen yeni sisteminde Standard Determinate Sentence olarak bilinen belirli süreli hapis cezalarını çeken kişiler için farklı tahliye noktaları uygulanıyor.
Daha az ciddi suçlardan ceza alan ve daha önce cezalarının yüzde 40 veya yüzde 50’sini cezaevinde geçirmesi gereken bazı mahkûmlar, yeni sistem kapsamında cezalarının üçte birini cezaevinde geçirdikten sonra tahliye edilebiliyor.
Daha ciddi bazı suçlardan hükümlü kişiler ise cezalarının en az yarısını cezaevinde geçirmek zorunda.
Cezaevinde kuralları ciddi şekilde ihlal eden mahkûmların tahliyeleri de ertelenebiliyor.
Cinayet nedeniyle ömür boyu hapis cezası alanlar ve belirli ağır suçlardan hüküm giyen kişiler ise yeni erken tahliye düzenlemelerinin dışında tutuluyor.
Burnham hükümeti kapsamı daralttı
Erken tahliye sistemi önceki hükümet döneminde hazırlanan cezaevi reformlarının ardından gündeme gelirken, Andy Burnham hükümeti göreve geldikten sonra sistemin kapsamını daralttı.
Tecavüz, ciddi çocuk cinsel istismarı ve bazı ağır suçlardan hüküm giyen kişilerin erken tahliyesi konusunda gelen tepkilerin ardından kurallar değiştirildi.
Hükümet daha sonra hukuka aykırı öldürme, farklı adam öldürme suçları, tehlikeli araç kullanarak ölüme neden olma ve bir çocuğun ölümüne neden olma veya ölümüne izin verme gibi bazı suçları da düzenlemenin dışında bıraktı.
Değişiklikler sonucunda başlangıçta planlanandan yaklaşık bin daha az mahkûmun erken tahliye edilmesi öngörüldü.
Ceza bitmiyor, toplum içinde devam ediyor
Erken tahliye edilen kişilerin cezaları cezaevi kapısından çıktıkları anda sona ermiyor.
Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre mahkûmlar cezalarının kalan bölümünü lisans koşulları altında toplum içinde geçirmeye devam ediyor ve denetimli serbestlik birimleri tarafından takip ediliyor.
Koşulların ihlal edilmesi halinde kişinin yeniden cezaevine gönderilmesi mümkün.
Hükümet, yeni sistemle birlikte tahliye edilen kişilere yönelik denetimin de sıkılaştırıldığını açıkladı.
Yeni hareket kısıtlamaları uygulanacak
Adalet Bakanlığı, 1 Ekim’de yürürlüğe giren yeni yetkiler kapsamında bazı suçluların hareketlerinin daha sıkı şekilde sınırlandırılabileceğini bildirdi.
Yeni uygulamalar kapsamında belirli kişilerin yalnızca sınırları belirlenmiş bölgelerde hareket etmesine izin verilebilecek.
Tahliye edilen bazı kişilerin barlara, gece kulüplerine, futbol karşılaşmalarına ve halka açık etkinliklere gitmesi yasaklanabilecek.
Elektronik takip sistemlerinin kullanımının da genişletilmesi planlanıyor.
Hükümet, bu önlemlerin mağdurların ve toplumun korunmasını sağlamayı amaçladığını belirtiyor.
Cezaevlerinde kapasite sorunu
Erken tahliye düzenlemesinin temel gerekçesini İngiltere ve Galler’deki cezaevlerinin kapasite sorunu oluşturuyor.
Hükümet, yetişkin erkek cezaevlerinin doluluk oranının son dönemde yüzde 98 seviyesine ulaştığını belirtiyor.
Yeni sistemin cezaevi kapasitesi üzerindeki baskıyı azaltması hedeflenirken, hükümet aynı zamanda 2031 yılına kadar 14 bin yeni cezaevi kapasitesi oluşturmayı planlıyor.
Denetimli serbestlik ve toplum içinde verilen desteklerin güçlendirilmesi için de yüz milyonlarca sterlinlik yatırım yapılması öngörülüyor.
Hükümet düzenlemelerin cezaevi sisteminin kapasite nedeniyle işlemez hale gelmesini önlemek için gerekli olduğunu savunurken, uygulama mağdur yakınları, muhalefet partileri, cezaevi çalışanları ve bazı kampanya grupları tarafından eleştirilmeye devam ediyor.











