Faruk Eskioğlu
Krallık’ı oluşturan ülkelerden Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast, 8 Haziran Pazartesi gecesi gerçekleşen bir bıçaklı saldırı ve ardından patlak veren şiddet eylemleriyle sarsıldı. Sudanlı bir göçmenin yerli halktan birisini bıçaklamasıyla başlayan göçmen karşıtı saldırılarda yüzleri maskeli saldırganlar, göçmenlere ait bazı evleri ve araçları ateşe verdi, kentteki toplu ulaşım da dahil hayat neredeyse durdu.
Londonderry, Antrim, Newtownabbey, Ballymena, Bangor ve Belfast dahil olmak üzere çeşitli bölgelere yayılan olaylarda Ballyclare’de bir Türk berberi de saldırılardan nasibini aldı. Polise göre saldırganlar internetten örgütlendi. Olay Birleşik Krallık’ta sıkça rastlanan mahalli isyanlardan biri sayıyabilirdi fakat nitelik olarak farklıydı çünkü ilk kez göçmenlerin yerine göçmen karşıtı öfke şiddet saçtı. Geçmişteki polis şiddeti mağduru göçmenlerin öfkesi kolay kontrol altına alınıyor ve çabucak da sönümleniyordu. Bu kez göçmen karşıtı saldırıların arkasına ülkede yükselen faşizm ile devlet otoritesini aldığı konuşuluyor. Göçmenlerin de sopalarla kendilerini savunması olayların saman ateşi gibi çabuk yayılabileceğini gösteriyor.

GÖÇMEN KARŞITLIĞINA YATIRIM
Göçmenlerin taraf olduğu bu tür çatışmalar İşçi Partisi iktidarı İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un, Reform UK’in aşırı sağ kanadı Tommy Robinson’ı bile kıskandıracak göçmen karşıtı tasarıların yasalaşmasına zemin de hazırlayabilir. Olayların olduğu hafta Muhafazakar Parti’nin siyah lideri Badenoch, iktidara gelmeleri durumunda öğretmenler, hemşireler ve polis memurları gibi kamu çalışanlarının günlük görevlerini icra ederken, eşitlik yasalarını gözetme yükümlülüğünü tamamen kaldıracaklarını vadetti. Yani polis “ırkçı”lıkla suçlanma korkusu olmadan ve kendisini vatandaştan üstün görerek orantısız güç kullanabilecek. Öğretmenler ve hemşirelerin ise cümle içinde lâf olsun diye kullanıldığını düşünebilirsiniz.
Geçen yıl da Türk berberleri İngiltere’de aşırı sağcı Reform UK partisi lideri Nigel Farage’nin hedef göstermesi sonrasında polis baskınlarına hedef olmuştu. İngiltere’de ilk kez milletvekili seçilen yükselişteki ırkçı Reform UK Partisi’nin lideri Farage’ın sosyal medyada yayılan “Türk olmayan bir berber dükkânı buldum!” başlıklı videosu viral olmuştu. Farage, Türk berberlerini yasa dışı faaliyetlerin merkezi olduğunu ima ederek “Önünde Türkçe tabelası olmayan, müşterileri olan arkasında da Lamborghini olmayan bir berber dükkânı bulduk. Bu modern Britanya’da alışılmadık bir durum değil mi?” demişti. Sonra ne mi oldu? İçişleri bakanlığı bütün Türk berberlerini töhmet altında bırakan bu ırkçı patavatsıza karşı suç duyurusunda bulunması gerekirken, 4 bin polisle Türk berberlerine karşı operasyon düzenlemişti.
BİZİM TOPLUM HEDEF OLABİLİR
Uzun yıllar İşçi Partisi’nde çalışmış ve ırkçılık karşıtı komitelerde de yer almış eski bir politikacı ile kahve sohbeti “İşler kötüye gidiyor” diye başladı ve devam etti: “Kuzey İrlanda’da da internetten örgütlendiği öne sürülen saldırıların münferit olduğunu düşünmek saflık olur. Bu saldırıların arkasında organize yapılar olduğunu düşünüyorum.” Arkadaşıma göre; Bu olaylar Kuzey İrlanda ile sınırlı kalmaz. Bizim Londra’daki mahallelere kadar uzanır. Bizim toplumdaki çetelerin kendi aralarındaki çatışmaları İngiltere basınında geniş yer buluyor. Bir İngiliz yere çöp atarsa dikkat çekmez ama bir göçmen atarsa iş değişir. Çete kavgaları da öyle… Hackney ve Tottenham’daki Türk/Kürt çeteleri arasındaki çatışmaların ortasında kalan 9 yaşındaki bir kızın ağır yaralanması ülke çapında büyük öfkeye yol açmıştı.
Polisinin verilerine göre bu bölge merkezli uyuşturucu ticaretiyle ilintili çete savaşlarında şimdiye kadar en az 20 kişi yaşamını yitirdi. Halkın göçmen çetelere karşı tepkisini kendi çıkarı için kullanmak isteyecek karanlık odakları, kurum ve kuruluşları hesap etmek gerekir. Dostlar kıssa’dan hisse çıkarırsak; Kuzey İrlanda’daki saldırıların benzeri bizim topluma karşı da örgütlenebilir. Türk berberleri ve Türk/Kürt çete haberleriyle olası “organize saldırı”ların yolu yapılıyor gibi… Toplumdaki derneklerin ve ırkçılık karşıtı oluşumların olası provokasyonlara karşı uyanık olup anında refleks göstermeleri gerekir. Dediğim gibi “organize” yüzleri maskeli saldırganlar Kuzey İrlanda’da olduğu gibi arkalarına yükselen faşist dalgayı, yanına da devlet otoritesini alarak ansızın karşımızda çıkabilirler. Umarım kaygılarım gerçekleşmez…
- Dünya Kupası’nda işin şirazesi iyice kaydı
- Kaçırılmaması gereken sanat etkinlikleri…
- Festival sezonu başlıyor! Londra parkları şenlenecek
- İki yeni yazar, iki yeni kitap
- İfade özgürlüğüne iki anı
- Jeremy Corbyn’e göre, İşçi Partisi neden kaybetti ?
- Londra’da bir 1 Mayıs anısı
- Toplumda Mayıs ayı sanatsal etkinlikleri
- Asgari ücret ihlallerinde rekor
- 7 Mayıs yerel seçimlerinde ne olur ?

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




