İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un üzerinde anlaştığı yeni göçmen planı kapsamında, Manş Denizi’ni küçük botlarla geçen göçmenlerin haftada 50 kişiye kadar olmak üzere Fransa’ya iade edilmesi öngörülüyor. Anlaşma, Macron’un üç günlük devlet ziyareti sırasında yapılacak İngiltere-Fransa zirvesinde açıklanacak.
Planın ilk aşamasında yıl sonuna kadar yaklaşık 800 göçmenin Fransa’ya gönderilmesi hedefleniyor. Karşılığında ise İngiltere, ülkede aile bağı bulunan aynı sayıda sığınmacıyı kabul edecek.
Amaç: İnsan Kaçakçılığı Modelini Kırmak
Starmer hükümeti, bu yeni sistemin göçmenleri Manş’ı geçmekten caydıracağını ve insan kaçakçılığı ağlarını sekteye uğratacağını savunuyor. Ancak sistemin ilk etapta sınırlı ölçekli olması, etkisinin kısıtlı olacağına dair eleştirileri beraberinde getirdi. Mevcut geçiş oranları devam ederse, küçük botlarla gelen her 17 göçmenden sadece biri Fransa’ya iade edilebilecek.
Labour hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana 43.842 göçmen Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaştı. Bu haftalık ortalama 843 kişiye denk geliyor. İngiliz hükümet kaynakları, sistemin ilk pilot uygulamanın başarılı olması durumunda büyük ölçekte yaygınlaştırılacağını bildirdi.
Geri Kabul ve Dijital Kimlik Uygulaması Genişliyor
Anlaşmanın bir diğer ayağında ise İngiltere, yasa dışı çalışmayı engellemeye yönelik yeni adımlar atacak. Fransa, İngiltere’de yasa dışı çalışma koşullarının göçmenleri cezbettiğini ve bu durumun “çekim etkisi” yarattığını uzun süredir dile getiriyordu.
Yeni düzenlemeye göre İngiltere’deki tüm yabancılar, hükümetin e-vize sistemi üzerinden dijital kimlik taşımak zorunda olacak. Ayrıca, göçmenlik denetim ekiplerine mobil biyometrik cihazlar verilecek ve bu sayede kişilerin çalışma hakkı sahada anında kontrol edilebilecek.
Bu sistem, evrensel dijital kimlik kartı uygulaması kadar kapsamlı olmasa da, Fransa’nın uzun süredir talep ettiği yasadışı çalışmayla mücadele kapsamında önemli bir adım olarak görülüyor.
İkili İşlem Merkezleri Kurulacak
İngiltere ve Fransa, aile birleşimi hakkı olan göçmenleri tespit etmek için ortak işlem merkezleri kuracak. Her iade edilen yasa dışı göçmen karşılığında, aile bağı olan bir sığınmacı İngiltere’ye kabul edilecek. İngiltere’ye iade edilen göçmenlerin yeniden giriş yapmaları halinde, biyometrik verilerle tespit edilerek tekrar Fransa’ya gönderilmeleri sağlanacak.
İngiltere hükümeti, bu sistemin kurulması için işleme merkezleri, hukuki süreçler, güvenlik ve ulaşımla ilgili masrafların milyonlarca sterline mal olacağını kabul etti. Bu paketin, son 12 yılda İngiltere’nin Fransa’ya sınır güvenliği için ödediği 770 milyon sterline eklenmesi bekleniyor.
Avrupa’da Endişe Büyük
Bu anlaşma, Fransa’nın 2018’den bu yana ilk kez küçük botlarla gelen göçmenleri iade etmeyi kabul etmesi açısından bir ilk olacak. Ancak anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda hem Fransa’da hem de Avrupa genelinde ciddi soru işaretleri var.
Fransız bir yetkili Le Monde gazetesine yaptığı açıklamada, “Bu anlaşma Fransa’yı, İngiltere’nin reddettiği göçmenler için bir ‘iade merkezi’ haline getiriyor. Bu da bizi İngiliz tarafının insafına bırakıyor,” dedi.
AB ülkeleri de endişeli. Dublin Konvansiyonu’na göre, göçmenlerin ilk giriş yaptığı AB ülkesine iade edilmesi gerekiyor. Ancak İtalya, Yunanistan ve İspanya gibi sınır ülkeleri, Fransa’ya dönen göçmenleri geri almayı reddediyor. Bir AB diplomatı, “Fransa, bu anlaşmayı AB ile müzakere etmeden yaptı. Neden biz yükümlülük alalım?” ifadelerini kullandı.
Fransa Yeni Deniz Yasasını Devreye Sokuyor
The Times’ta yer alan habere göre Fransa, anlaşma kapsamında deniz hukuku değişikliğiyle sahil güvenliğe küçük botları sığ sularda durdurma yetkisi tanıyacak. Daha önce sadece kıyılarda müdahale edebilen Fransız polisinin elini güçlendirecek bu düzenleme bu ay sonuna kadar yürürlüğe girecek.
Son haftalarda Fransız polisi botları delmek ve göz yaşartıcı gazla müdahale etmek gibi daha sert yöntemler kullandı. Ancak İngiliz İçişleri Bakanlığı verilerine göre bu müdahalelere rağmen engellenen geçiş oranı %31’e düştü. Bu oran son 12 ayın ortalaması olan %46’nın altında kaldı.
Muhalefetten Eleştiri: “Yetersiz ve Etkisiz”
Muhafazakâr Parti, Labour hükümetinin göçmen anlaşmasını “zayıf” buldu. Gölge İçişleri Bakanı Chris Philp, “Bu anlaşma, Manş’ı geçen yasa dışı göçmenlerin %94’ünün İngiltere’de kalacağı anlamına geliyor. Bu caydırıcı değil, komik. Rwanda planı uygulanmış olsaydı, %100 iade sağlanacaktı,” dedi.
Oxford Üniversitesi Göç Gözlemevi Direktörü Madeleine Sumption da planın yalnızca yüksek bir iade oranı sağlandığı takdirde caydırıcı olabileceğini belirterek, “Aksi takdirde insanlar bunu göze alınabilir bir risk olarak görecektir,” uyarısında bulundu.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











