Kendini Ertelememek
Bazen hayat o kadar hızlanıyor ki, insan kendini bir bakmış sabah aynada diş fırçasını elinde tutarken buluyor ama aklı hâlâ dünün telaşında. Saç orada, yüz burada… Zihin? O biraz arkadan geliyor.
Read moreDetailsBazen hayat o kadar hızlanıyor ki, insan kendini bir bakmış sabah aynada diş fırçasını elinde tutarken buluyor ama aklı hâlâ dünün telaşında. Saç orada, yüz burada… Zihin? O biraz arkadan geliyor.
Read moreDetailsBazen insan, iyi niyetiyle hızla koşarken aslında nereye koştuğunu fark etmez. Karşısındaki acı çeker, yıpranır, dağılır; sen de “Ben toparlarım, ben tutarım, ben iyileştiririm” duygusuyla ilişkiye omuz verirsin.
Read moreDetailsSabah pencereden içeri sızan ışığın, perdenin kenarında ince bir çizgi hâlinde uzayıp gitmesini düşün. Her sabah o çizgi, evin duvarına küçük bir sahne çizer aslında.
Read moreDetailsZaman dediğimiz şey aslında nedir? Hani sabah alarmla uyanıyoruz ya o sesin bize hatırlattığı şey saat mi, yoksa hayatımızdan koca bir günü daha eksilttiği mi?
Read moreDetailsMetroda yanımda 8-9 yaşlarında bir çocuk oturuyordu. Kucağında buruşturulmuş bir defter, defterin kenarına eğri büğrü harflerle yazılmış bir cümle: “Ben yapabilirim.”
Read moreDetailsBazı duygular vardır, size çok tanıdık gelir. Bir kokuyu, bir bakışı, bir sesi anımsatır. O tanıdıklık, sanki evinizin kapısından içeri girmişsiniz gibi bir his yaratır. Ama her tanıdık olan, gerçekten ev gibi midir?
Read moreDetailsHayat çoğu zaman bize ait olmayan yüklerle doludur. Aileden, toplumdan, ilişkilerden ve çocukluktan kalan beklentiler... Biz farkında bile olmadan o yükleri sahipleniriz.
Read moreDetailsDiyelim ki bir arkadaş grubundasın. Her buluşmada içlerinden biri, lafı sana dokundurmadan geçemiyor. Kilonla dalga geçiyor belki, ya da ses tonunla… Belki de “senin hayallerin de amma çocukça” diyerek gülüyor, diğerlerini de güldürüyor.
Read moreDetails