Mustafa Çetinkaya
Londra’da ev almak, birçok insan için bir hayal, aynı zamanda ciddi bir sınavdır. 2026 yılına girerken bu soru yeniden gündemde: Şimdi ev almak için doğru zaman mı, yoksa biraz daha beklemek mi gerekiyor? Özellikle ilk evini almayı düşünenler için bu sorunun cevabı, sadece piyasa verileriyle değil, kişisel koşullarla da yakından ilgilidir.
Son birkaç yıl Londra emlak piyasası açısından oldukça dalgalı geçti. Yüksek faiz oranları, artan yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizlikler birçok alıcının planlarını ertelemesine neden oldu. Ancak tam da bu nedenle bugünkü tablo, geçmiş yıllara kıyasla daha farklı fırsatlar sunuyor. Piyasalar, satıcıların değil, daha çok alıcıların şartlarını dinlemek zorunda kaldığı bir dönemi yaşıyor.
Özellikle ilk kez ev alacaklar için bu önemli bir avantaj; eskisi kadar agresif fiyat artışları yok ve pazarlık payı geçmişe göre daha mümkün. Faiz oranları hâlâ geçmişin çok düşük seviyelerinde değil; ancak artış döngüsünün sona ermiş olması ve kademeli bir düşüş beklentisi, ilk evini alacaklar için psikolojik bir rahatlama yaratıyor. Ev almakta en önemli eşik, karar vermek ve o yola girmek. Kendi imkânlarıyla ev alacaklar için yaklaşık bir yıllık bir süreç gerekiyor.
Depozito ve alım satım vergisi de önemli; fakat eş, dost, akraba desteğiyle bir şekilde hallolabiliyor. En önemli konu ise bankadan kredi çıkabilmesi için yeterli gelire sahip olmak. Devlet destekli ilk ev alıcı programları bu yükü bir nebze hafifletse de, birçok kişi için bütçe hâlâ oldukça sıkı. Ayrıca Londra’nın merkezi bölgelerinde fiyatlar bir miktar gerilemiş olsa bile, bu düşüşler her zaman “ulaşılabilir” seviyeler anlamına gelmiyor. Bu nedenle ilk kez ev alacakların beklentilerini yeniden tanımlamaları gerekiyor.
Daha küçük metrekareler, daha dış bölgeler veya tadilat gerektiren evler artık daha sık gündeme geliyor. Bizim toplumda son yıllarda Kuzey Londra’nın dışında on, on beş mil uzaklığa kadar olan yerleşim yerleri oldukça popüler.
Daha uygun fiyatlar, yeni evler, iyi okullar ve Londra’ya kolay ulaşım, özellikle Hertfordshire bölgesine olan ilgiyi artırıyor. Ekonomik belirsizlikler tamamen ortadan kalkmış değil ve Londra piyasası bölgeden bölgeye çok farklı hareket ediyor. Yanlış lokasyon seçimi, kısa vadede beklenen değeri getirmeyebilir.
Bu yüzden ilk kez ev alacaklar için en kritik soru “Bu ev bana hemen kazandırır mı?” değil, “Bu evi uzun yıllar boyunca güvenle ödeyebilir miyim ve içinde yaşayabilir miyim?” olmalı. 2026’ya girerken Londra’da ev almak herkes için ideal bir zaman olmayabilir; ancak ilk evini almayı düşünen, uzun vadeli plan yapan ve gerçekçi beklentilere sahip kişiler için bugünkü piyasa, geçmiş yıllara göre daha dengeli ve daha öğretici bir zemin sunuyor.
Acele etmeyen, iyi araştıran ve finansal sınırlarını bilenler için bu dönem bir riskten çok, kontrollü bir başlangıç fırsatı olarak görülmeli. Doğru lokasyonu belirlediyseniz (okul, güvenlik, parklar ve ulaşım önemli), beklemeyin.
Göç biraz da yolda düzülüyor. Fiyatlar düşüyor, faizler düşüyor; bugün ilk evinizi almaya karar verseniz bile en az altı ay sonra imza atabilirsiniz. İlk evin hatası olmaz
- Keir Starmer için geri sayım başladı!
- Çocuklar İçin Sosyal Medya Yasağı
- 2025 Yılı Yurtta ve Dünya’da Nasıl Geçti
- Sağ ve Sol İktidarların Farkları
- İktidara Gelenler Mümkünse Bir Daha Seçim Yapmak İstemiyor ?
- Ekonomiyi mi, Yoksa Algıları mı Yönetiyorsunuz?
- Göçmene 20 yıl pranga, Halka kemer sıkma
- Merkez Partiler Oy Kaybediyor, Solda Alternatif Green Parti
- Ekonominin Vicdanı Vergidir
- Enerji Faturaları Cep Yakıyor, Hükümet Çare Peşinde



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON





