Mustafa Çetinkaya
İngiltere siyaseti uzun yıllardır iki büyük parti, Muhafazakâr Parti ve İşçi Partisi’nin gölgesinde şekilleniyordu.
Ancak son dönemde insanların kafalarında ve sokaklarda dikkat çeken radikal değişimler yaşanıyor.
Merkez aşırı sağa doğru kayarken solda yükselen Green Party artık yalnızca bir çevre hareketi değil; aşırı sağa karşı bir savunma hattı ve sistemin merkezine doğru ilerleyen ciddi bir siyasi alternatif olarak öne çıkıyor.
Green Party lideri Zack Polanski’yi geçen hafta Türk-Kürt Toplumu’na hitaben verdiği panelde izledim.
Zack Polanski, genç, mütevazı, güler yüzlü ve iyi bir hatip.
Ayrıca aynı günlerde yazılı olarak gönderdiğim röportaj sorularımı da yanıtladı.
Olay Gazetesi’nin diğer sayfalarında ya da online olarak bulup okuyabilirsiniz.
Yeni ve genç liderin çok büyük vaatleri yok ama günlük hayatı kolaylaştırmaya yönelik hedefleri var.
Polanski’nin çizdiği tablo oldukça net: Enerji başta olmak üzere gider faturaları düşecek, NHS korunacak, ulaşım ucuzlaştırılacak, karbon salınımı sıfıra düşecek ve su başta olmak üzere birçok servis devletleştirilecek.
Yeşiller artık yalnızca çevre politikalarıyla değil, ekonomi ve adalet vurgusuyla da sahaya çıkıyor.
Suyun kamulaştırılması, kira kontrolü ve süper zenginlere yönelik servet vergisi gibi öneriler, klasik “yeşil siyaset” çerçevesinin ötesine geçen bir yaklaşımın işareti.
Yerelde ve genelde yönetime gelmek ya da ortak olmak durumunda yetişmiş kadrolarınız var mı diye sordum.
Tecrübeli ve yetenekli üyelerinin olduğunu ve ülke genelinde her geçen gün yeni katılımlarla güçlendiklerini söyledi.
Göç politikaları konusunda ise Yeşiller, mevcut siyasi iklimden ayrışıyor.
Son dönemde İşçi Partisi dahil olmak üzere birçok partinin daha sert ve kısıtlayıcı bir dil benimsediği görülüyor.
Buna karşılık Yeşiller, daha insani ve sistematik bir model öneriyor: güvenli başvuru yolları, çalışma hakkı, ülkede yaşayan milyonlarca göçmen kökenlinin ayrımcılık hissine kapılmaması ve göçmenlik sorununun çözülmesi için adil ve kurumsal reformlar.
Enerji ve iklim politikalarında ise Yeşillerin çizgisi oldukça net: nükleer yerine yenilenebilir enerjiye hızlı geçiş.
Bu tercih kısa vadede tartışmalı olabilir; ancak uzun vadede hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından güçlü bir argüman sunuyor.
Kendi adına çalışan veya küçük şirketleriyle iş yapan insanlara vergi indirimleri yapılacak olması, özellikle birçoğu esnaf olan toplum mensuplarını yakından ilgilendiriyor.
Bana göre en somut ve en iyi politikalarından biri, ülke genelinde su dağıtım şirketlerinin devletleştirilecek olması.
Gaz ve elektrik faturalarına kanıksadık, fakat su faturalarına dikkat ettiniz mi? Onlar da ısındı, artık su da el yakıyor.
Green Party, 7 Mayıs 2026’da Birleşik Krallık genelinde birçok yerde yapılacak yerel seçimlerde değişen politik atmosferden sonra ilk ciddi sınavını verecek.
Anketler aşırı sağ partiyi yüzde 25 gösterirken, hemen arkasında yüzde 20 ile Yeşiller geliyor.
Aynı anketlerde Muhafazakâr Parti yüzde 18, İşçi Partisi ise yüzde 15 seviyesinde görünüyor.
İngiltere’de dar bölge seçim sistemi yerelde ve genelde birçok sürprize gebe.
Yüzde 20 oy alsanız da sonuçta meclis üyelerinin yüzde 20’sini kazanamayabilirsiniz.
Bu sistemde en çok oyu alan kazanır, diğerleri kazanmak için zamanlarının gelmesini bekler.
Her meclis üyesi ortalama 15 kişinin yaşadığı dar mahallelerden çıkar.
Bölgesine bağlı olarak sayı değişebilir, en çok oy alan 2 ya da 3 aday ipi göğüsler.
Bazen bazı oylar boşa gidebilir, öte yandan kullanılan her oy gelecek seçimlerin yol haritasını da belirler.
İngiltere siyasetinde yeni bir denge arayışı var.
Seçmen artık sadece vaat değil, gerçek çözümleri görmek istiyor.
Yeşiller Partisi bu boşluğu doldurabilir mi? Bunu zaman gösterecek.
Ancak kesin olan bir şey var: Bu parti artık oyunun dışında değil, tam merkezinde.
- Enerji Krizi, Savaşlar ve Kaçınılmaz Gerçek: Kendi Enerjini Üretmek
- Thames Water Krizi: Özelleştirmenin Bedelini Kim Ödüyor?
- Savaşların Giderlerini Enerji Faturalarımız ile mi Ödüyoruz?
- Zor Zamanlarda Yaşamak Bize Mi Düştü?
- 7 Mayıs seçimlerinin Britanya için anlamı
- Londra’da ev almak için doğru zaman mı?
- Başbakan Starmer’ın Sessiz Çöküşü
- Altın ve Gümüş Neden Bu Kadar Hızlı Yükseliyor?
- İşçi Partisi’nde Liderlik Oyunları
- Çocukların Ekranla İmtihanı: Yasak mı, Akılcı Koruma mı?

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




