Mustafa Çetinkaya
İngiltere’nin en büyük su dağıtım şirketi Thames Water finansal çöküşün eşiğinde.
1989 yılında özelleştirilen şirket bugün milyarlarca sterlinlik borç, kötü çevresel performans ve ihmal edilmiş altyapı yatırımlarıyla ciddi bir kriz yaşıyor.
Birileri politik olarak özelleştirmeyi savundu, yatırımcılar yıllarca kâr elde etti.
Peki şimdi bu krizin bedelini kim ödüyor? Yükselmeye başlayan su faturalarına bakılırsa, yükün önemli bir kısmı yine vatandaşların omuzlarına biniyor.
1989 yılında Margaret Thatcher hükümeti döneminde İngiltere’de su hizmetleri özelleştirildi.
Bu reformun temel gerekçesi, özel sektörün kamuya kıyasla daha verimli çalışacağı, altyapıya daha fazla yatırım yapacağı ve tüketicilere daha kaliteli hizmet sunacağı iddiasıydı.
Ancak geçen onlarca yılın ardından ortaya çıkan tablo, bu vaatlerin büyük ölçüde gerçekleşmediğini gösteriyor.
Thames Water örneği ve benzerleri, özelleştirilmiş kamu hizmetlerinin nasıl finansal ve yönetsel sorunlara sürüklenebileceğinin çarpıcı bir göstergesi haline geldi.
Şirketin bugün yaklaşık 17 milyar sterlini aşan devasa bir borç yükü bulunuyor.
Bu borçların önemli bir kısmı yıllar içinde kurulan karmaşık finansal yapılar ve yatırımcıların elde ettiği yüksek temettüler sonucunda birikti.
Buna karşılık altyapı yatırımlarının yeterince yapılmaması zamanla daha büyük sorunlara yol açtı.
Sızıntılar, eskiyen boru hatları ve kanalizasyon taşkınları kamuoyunda ciddi tepki yarattı.
Nitekim çevre performansına ilişkin değerlendirmelerde Thames Water İngiltere’nin en kötü su şirketlerinden biri olarak gösterildi ve denetleyici kurumlar şirketi defalarca cezalandırdı.
Bugün masada olan yaklaşık 10 milyar sterlinlik kurtarma planı ise sorunun ne kadar derin olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Plan kapsamında kreditörler şirkete milyarlarca sterlinlik yeni finansman sağlamayı teklif ediyor.
Buna karşılık borçların bir kısmı silinecek ve şirketin faaliyetlerine özel sektör içinde devam etmesi sağlanacak.
Ancak planın başka bir yönü daha var: 16 milyon kullanıcı vatandaşların su faturaları önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde artacak ve bu artışların önemli bir bölümü şirketin mali yapısını düzeltmek için kullanılacak.
Thames Water örneğinde de görüldüğü gibi yıllar boyunca şirketten kâr elde eden yatırımcılar sahneden çekilirken, sistemin ayakta kalması için gerekli maliyetler giderek daha fazla tüketicilere yansıtılıyor.
Kayıpları bir taraftan kamu borcu olarak sırtlanan insanlar, diğer taraftan aylık su faturalarıyla açığın kapatılmasına katkı sağlıyor.
Bu durum özelleştirme modeline yönelik temel eleştiriyi yeniden gündeme getiriyor: Kâr özel sektöre aitken risk ve zarar neden çoğu zaman kamuya ya da vatandaşa kalıyor? Son yıllarda İngiltere’de “yeniden kamulaştırma” tartışmalarının güçlenmesinin nedeni de tam olarak bu.
Birçok uzman, su şirketlerinin özel yatırımcıların kısa vadeli kâr beklentileri yerine uzun vadeli altyapı yatırımlarına odaklanan bir modelle yönetilmesi gerektiğini savunuyor.
Aksi takdirde bugünkü gibi krizlerin yeniden yaşanması kaçınılmaz görünüyor.
Thames Water krizi yalnızca bir şirketin finansal sorunu değil, aynı zamanda sorunlu özelleştirme politikalarının uzun vadeli sonuçlarını gösteren önemli bir örnek.
Özelleştirme bazı sektörlerde rekabeti artırabilir ve hizmet kalitesini yükseltebilir.
Ancak sağlık, eğitim, ulaşım ve temel altyapı hizmetleri gibi alanlarda devletin kamu yararını gözeten rolü her zaman sistemin içinde olmalıdır.
Aksi halde bu örnekte de görüldüğü gibi, kısa vadeli kârı önceleyen şirketler temel altyapı kurumlarının içini boşaltabilir, gerekli yatırımları erteleyebilir ve ortaya çıkan maliyet sonunda yine vergi veren vatandaşların sırtına yüklenir.
- 7 Mayıs Yerel Seçimlerinin Sonuçları Sir Başbakan’ı ‘Yedi’
- Çocukları Korumak mı, Dijital Dünyadan Koparmak mı?
- İngiltere’de Son Yıllarda Daha Çok Çalışmamıza Rağmen Daha Az Kazanıyoruz
- Eğitimde Başarı Tesadüf Değil, Erken Müdahalenin Sonucudur
- Geleceğin enerjisine geçiş artık bir tercih değil
- Britanya neden sürekli Başbakan kaybediyor ?
- 7 Mayıs 2026 Yerel Seçim Sonuçları
- 7 Mayıs Seçimleri Sürprizlerle Dolu
- Politikaya Devam…
- Ben ve Politika Hakkında

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




