Olay Gazete Turkish Newspaper in London
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
No Result
View All Result
Olay Gazete Turkish Newspaper in London
  • ENFIELD
  • HACKNEY
  • HARINGEY
  • ISLINGTON
  • GÜNEY LONDRA
  • KIBRIS KKTC
Home Köşe Yazıları

Başka Bir Ülkede Yeni Bir Ben Olmak: Göç Psikolojisi

olay-admin by olay-admin
20/08/2026
in Köşe Yazıları, Psikolog Açelya Sarıoğlu
0
0
SHARES
22
VIEWS
Bu yazı 20 Ağustos 2026 tarihinde yayınlanmıştır
Psikolog Açelya Sarıoğlu

Bir ülkeden başka bir ülkeye taşınmak çoğu zaman dışarıdan bakıldığında oldukça somut bir değişim gibi görünür. Ev değiştirirsiniz, iş değiştirirsiniz, yeni bir şehirde yaşamaya başlar, farklı bir dil ve kültürle karşılaşırsınız. Oysa göç, psikolojik açıdan bunların çok daha ötesinde bir deneyimdir. İnsan yalnızca bulunduğu coğrafyayı değil, günlük rutinlerini, ilişkilerini, alışkanlıklarını, kendilik algısını ve aidiyet duygusunu da yeniden kurmak zorunda kalabilir.

Londra’ya taşındığımda bu sürecin ilk dönemini ben de büyük ölçüde heyecanla yaşadım. Yeni bir şehir, yeni bir hayat ve pek çok yeni ihtimal vardı. Göçün ilk döneminde yaşanan bu heyecan, psikolojide sıklıkla “balayı dönemi” olarak ifade edilen süreci hatırlatıyor. Her şey yenidir; farklılıklar ilgi çekicidir, yeni şehir keşfedilir, yeni insanlarla tanışılır ve geleceğe dair beklentiler yükselir. Henüz gündelik hayatın zorlukları tam olarak ortaya çıkmadığı için değişimin daha çok heyecan veren tarafı hissedilir.

Fakat zaman geçtikçe yeni ülke artık yeni olmaktan çıkar. Geçici bir deneyim değil, yaşadığınız hayat hâline gelir. İş düzeni, ev işleri, sosyal ilişkiler, farklı bir dilde iletişim kurmak, yeni bir kültürün içinde kendinizi konumlandırmak ve günlük hayatın sorumlulukları devreye girer. Bence göçün psikolojik olarak daha karmaşık tarafı da tam burada başlar.

Çünkü insan bir süre sonra kendisine “Ben burada kimim?” diye sormaya başlar.

Türkiye’de yıllardır sahip olduğumuz bazı roller çoğu zaman kendiliğinden devam eder. Ailemiz bizi tanır, arkadaşlarımızla geçmişten gelen ortak bir hikâyemiz vardır, mesleki kimliğimiz daha tanıdıktır ve dilimizde kendimizi ifade etmek için ayrıca çaba göstermeyiz. Başka bir ülkeye taşındığımızda ise bu alanların bir kısmını yeniden kurmamız gerekir.

Türkiye’de oldukça sosyal olan biri, yeni ülkesinde henüz yeterince sosyal bağ kuramadığında kendisini daha içine kapanık hissedebilir. Mesleğinde kendine güvenen biri, farklı bir çalışma sistemine girdiğinde yeterliliğini yeniden sorgulayabilir. Ana dilinde kendisini rahatlıkla ifade eden biri, başka bir dilde aynı esnekliği gösteremediğinde olduğundan daha yetersiz hissetmeye başlayabilir. Aslında kişi değişmemiştir; fakat kendisiyle ilgili algısı değişmiştir.

Bu nedenle göç, yalnızca yeni bir çevreye uyum sağlama süreci değil, aynı zamanda kimliğin yeniden müzakere edildiği bir dönem olabilir.

Bir süre sonra geçmiş ile bugün arasında karşılaştırmalar da başlayabilir. “Türkiye’de olsaydım nasıl bir hayatım olurdu?”, “Burada sahip olduğum imkânlara rağmen neden bazı şeyleri özlüyorum?”, “Burada mı daha mutluyum, orada mı?” gibi sorular zihinde dolaşabilir. Bu soruların ortaya çıkması, kişinin yaptığı göçten pişman olduğu anlamına gelmez.

Çünkü insan aynı anda birden fazla gerçeği yaşayabilir. Yeni hayatından memnun olabilir ve eski hayatını özleyebilir. Bulunduğu ülkede kendisini güvende hissedebilir ama ailesinin yanında olmayı isteyebilir. Yeni hayatının sunduğu özgürlükten hoşlanabilir, aynı zamanda geçmişteki aidiyet duygusunu arayabilir.

Göçün yarattığı en zorlayıcı duygulardan biri de belki tam olarak bu ikilikte ortaya çıkar: İnsan bazen iki ülke arasında değil, iki farklı hayatı arasında kalır.

Bir tarafta aile, çocukluktan beri tanınan sokaklar, yıllardır devam eden arkadaşlıklar, dilin doğal akışı ve “Ben burada kimim?” sorusunun cevabını zaten biliyor olmanın rahatlığı vardır. Diğer tarafta ise yeni fırsatlar, özgürlük, gelişim, farklı deneyimler ve yıllar içinde inşa edilmeye başlanan yeni bir hayat bulunur. Her iki tarafın da iyi ve zor yanları vardır.

Bu nedenle göç sonrasında yaşanan duygusal dalgalanmaları yalnızca “alışamadım” ya da “yanlış karar verdim” şeklinde yorumlamak her zaman doğru değildir. Bazen insan sadece iki farklı yaşamın anlamını aynı anda taşımaya çalışıyordur.

Aidiyet duygusu da burada önemli bir yere gelir. İnsanların anlamlı ilişkiler kurmaya ve bir grubun parçası olduğunu hissetmeye yönelik güçlü bir psikolojik ihtiyacı vardır. Göçle birlikte bu ihtiyacın karşılanma biçimi değişebilir.

Çünkü bazı ilişkiler yalnızca telefon görüşmelerinden oluşmaz. Bir arkadaşın evine uğramak, birlikte yemek yemek, zor bir günün sonunda birinin yanında oturmak, aileyle aynı masada olmak gibi gündelik temaslar ilişkilerin önemli bir parçasıdır. Göç ettiğinizde sevdiğiniz insanlar hayatınızdan çıkmış olmayabilir; ancak artık onların günlük hayatlarının fiziksel olarak içinde değilsinizdir.

Bu nedenle “Mesafe önemli değil, gerçek dostluklar değişmez” cümlesi duygusal olarak doğru olsa da psikolojik olarak hikâyenin tamamını anlatmaz. Mesafe ilişkileri bitirmeyebilir; fakat ilişkilerin yaşanma biçimini değiştirebilir.

Bir arkadaşınız hâlâ sizi çok seviyor olabilir. Ancak canınız sıkkın olduğunda artık onun evine uğrayamazsınız. Aileniz hâlâ sizin ailenizdir fakat zor bir günün sonunda yanlarına gidemezsiniz. İlişki devam eder; fakat ilişkinin gündelik hayattaki fiziksel karşılığı değişir. Göçmenlikteki yalnızlığın bir kısmı da tam olarak buradan doğar.

Üstelik bu yalnızlık herkes tarafından aynı şekilde yaşanmaz. Kişinin geçmiş ilişki deneyimleri, bağlanma biçimi, ayrılıklara verdiği anlam ve terk edilme konusundaki hassasiyetleri göç deneyimini etkileyebilir.

Özellikle yakın ilişkilerde kaybetme, unutulma veya terk edilme konusunda yoğun kaygı yaşayan kişiler için fiziksel mesafe daha zorlayıcı olabilir. Çünkü bu durumda göç yalnızca “Sevdiklerimden uzaktayım” duygusunu yaratmaz. Bunun yanında “Beni hâlâ düşünüyorlar mı?”, “Ben onların hayatında hâlâ önemli miyim?”, “Ben burada yokken yerim değişti mi?”, “Beni unuturlar mı?” gibi daha derin soruları da tetikleyebilir.

Böyle durumlarda göç, kişinin geçmiş ilişki deneyimleriyle bugünkü yaşamı arasında bir köprü hâline gelebilir. Başka bir ülke bazen yalnızca yeni bir çevre yaratmaz; kişinin geçmişten taşıdığı bazı kırılganlıkları da yeni koşullar altında daha görünür hâle getirebilir.

Bu yüzden aynı göç deneyimi iki farklı insan tarafından tamamen farklı biçimlerde yaşanabilir. Bir kişi için başka bir ülkeye taşınmak özgürlük ve gelişim duygusunu güçlendirirken, başka biri için yoğun bir yalnızlık, güvensizlik veya yetersizlik hissini tetikleyebilir. Burada önemli olan yalnızca taşınılan ülkenin nasıl olduğu değil, kişinin kendi geçmişini ve psikolojik dünyasını bu yeni hayatın içine nasıl taşıdığıdır.

Peki göçün sonunda ne olur?

Belki de amaç, insanın yeni ülkesine tamamen alışması ve geçmişini unutması değildir. Sağlıklı bir uyum, geldiğimiz yeri silmek anlamına gelmez. Aksine, kişi zaman içinde hem geldiği yerle hem de yaşadığı yeni ülkeyle ilişkisini yeniden tanımlamayı öğrenebilir.

Türkiye’deki kimliğimiz ile Londra’daki kimliğimiz birbirini yok etmek zorunda değildir. İnsan zamanla iki farklı dünyanın deneyimlerini bir araya getirerek kendisine yeni bir kimlik alanı oluşturabilir.

Bu nedenle göçü yalnızca bir “uyum sağlama” meselesi olarak görmek eksik kalabilir. Göç aynı zamanda bir kimlik dönüşümü sürecidir.

İnsan kendisine şu soruları sormaya başlar: “Ben kimdim?”, “Kim oldum?” ve belki de en önemlisi, “Şimdi kim olmak istiyorum?”

Belki de başka bir ülkede yeni bir hayat kurmanın en önemli tarafı budur. Göç bize yalnızca yeni bir şehir öğretmez. Bize kendimizi, ilişkilerimizi, ihtiyaçlarımızı, sınırlarımızı ve aidiyetimizi yeniden düşündürür.

Ve zaman içinde insan şunu fark edebilir: Bir yere ait olmak için diğer yere ait olmaktan vazgeçmek gerekmiyor. İnsan hem geldiği yeri özleyebilir hem de bulunduğu yerde kök salabilir. Hem eski hayatını sevebilir hem de yeni hayatını kurabilir.

Çünkü bazen göçün sonunda ortaya çıkan şey, eski benliğimizin kaybolması değil; başka bir ülkede, kendimizin daha önce tanımadığımız bir versiyonuyla karşılaşmaktır.

Belki de göç etmek tam olarak budur:

Bir ülkeden başka bir ülkeye taşınmak değil, başka bir ülkede kendimize yeni bir yer açmak.

Psikolog Açelya Sarıoğlu

psikolog@acelyasarioglu.com

+44 754 143 4812

Yazarın Diğer Yazıları
  • Psikoterapi Nedir, Ne Değildir?
Tümü İçin Tıklayınız
Previous Post

Universal Credit: Yabancı uyruklu hak sahiplerinin sayısı yine zirvede

Next Post

Beklemek de Bir Karardır

Related Posts

Aysun Mete

Beklemek de Bir Karardır

20/08/2026
Köşe Yazıları

Ankara Anlaşması: Süreç Bitti mi, Asıl Mücadele Şimdi mi Başlıyor ?

20/08/2026
Faruk Eskioğlu

Bakkalların piri nam-ı diğer “Topal Ali” Ali Güneş’in ardından…

20/08/2026
Köşe Yazıları

Sevgi mi, Sorumluluk mu? İlişkilerde Gerçeklik Haftası

17/08/2026
Dr. Belma Uysal

Telefonunuz Çalmazsa O Hafta Maaşınız da Yok: İngiltere’nin zero-hours contract Gerçeği

17/08/2026
Aysun Mete

Bizi Değiştiren Değil, Hızımızı Değiştiren İnsanlar

14/08/2026
Next Post

Beklemek de Bir Karardır

Adres: 100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH Telefon: 020 3745 1261
020 7923 9090
Email: info@olaygazete.co.uk
seriilanlar@olaygazete.co.uk
100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH 020 3745 1261 - 020 7923 9090 info@olaygazete.co.uk - seriilanlar@olaygazete.co.uk
Translate:
tr Türkçe
ar العربيةen Englishde Deutschel Ελληνικάiw עִבְרִיתru Русскийtr Türkçeuk Українська
Back

Kategoriler

  • İngiltere Gündemi
  • Sağlık – Yaşam
  • Londra ve Belediyeler
  • Kültür – Sanat
  • Toplum Haberleri
  • Moda – Tasarım
  • Ekonomi
  • Olay Web Tv
  • Köşe Yazıları
  • Spor Gündemi
No Result
View All Result

T&CsTs&Cs

  • Classifieds Advertising
  • Payments

Site Links

  • Site T&Cs
  • Archives
  • Contact us
Site T&Cs - Archives - Contact us
Mobil Uygulamalar Olay Gazete Mobil Uygulamaları
Sosyal Medya
Olay Sosyal Medya
  • Site T&Cs
  • Archives
  • Contact us

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • KATEGORİLER
  • Seri İlanlar
  • Toplum Haberleri
  • İngiltere Gündemi
  • Ekonomi
  • Ticaret
  • Spor Gündemi
  • Yaşam – Sağlık
  • Kültür – Sanat
  • Moda – Tasarım
  • Eğlence – Tatil
  • Video – WebTV
  • Köşe Yazarları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.