English

D DAY’de bize söylenmeyenler

Faruk Eskioğlu 13 Haziran 2019

İngiltere ulusal medyasında 6 Haziran 1944’te başlatılan Normandiya Çıkarması’nın anıldığı “D-Day” üzerine pek çok yorum yapıldı. Kimileri “D” harfinin “deliverance”(kurtuluş) anlamına geldiğini, kimileri de General Charles de Gaulle’ün “this” kelimesini “this day” yerine “d-day” diye teleffuz etmesinden kaynaklandığını iddiaediyor. Google’a göre; D-Day askeri bir terim. “M”, “minute” (dakika); “D”, “day” (gün) anlamında. Bu terminolojiye göre, “6 Haziran 1944- D1”, Müttefik kuvvetlerinAvrupa’ya hücum ettikleri ilk günü simgeliyor.

Diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Birleşik Krallık, Fransa ve ABD, “Faşist Hitler’e darbenin günü, Avrupa’nın özgürlüge adımını” kutluyor. Kutlama kapsamındaki açıklama ve yayınlanan belgeselleri dikkatlice izleyin lütfen. D DAY’de bize söylenmeyen ya da bilinçli unuttukları çok şey var…

Mesela Avrupa’daki onbinlerce direnişçi “resistance” ve “partizan”ın faşizme karşı savaştıklarını söylemeyi unuttular… Direnişçiler de Hitler’in toplama kamplarında

Yahudi ve çingenelerle birlikte canlı canlı fırınlara atıldılar. Alman komünistler; ezilen, işgal edilen toprakların halklarıyla birlikte kendi ülkelerinin faşist diktatörüne karşı savaştılar. Onlar faşizmin insan özüne yönelik vahşetinin bilincindeydiler ve onların savaşımında gerçek özgürlük öyküleri vardı. Bunları hatırlayamadılar… Aslında Hitler Faşizmi’ne karşı değil de egemenlik alanlarını korumak ve dünyanın yeniden bölüşümü için savaştıklarını söylemeyi unuttular. Savaş sonrasında, mazlum ülkelerde Hitler Faşizmi’ni aratmayacak diktatörlükler yarattıklarını söylemediler. Vahşi faşist Pinochet’in Şili’sine, daha düne kadar siyah ve beyazların ayrı merdivenlerden indiği ırkçı beyaz azınlığın Güney Afrika’sına destek olduklarını unutuverdiler…

Savaş sonrasında Nazi çizgisini sürdüren, Birleşik Krallık’ta BNP, Fransa’da faşist Le Pen’in partisi National Front, Almanya’da dazlaklar, İtalya’da faşist MSİ’yi de diğer (!) demokratik partiler gibi destekleyip kitle tabanı edinmesine izin verdiklerini söylemeyi unuttular. Savaş sonrasında da Hitler Almanyası’nda olduğu gibi ırkçı, cinsel ayrımcı ve sendika karşıtı yasalarla halkın özgürlüğünü kısıtladıklarını anımsayamadılar…

20’nci yüzyılın ikinci yarısında Faşist Hitlervari ülkeleri işgal etmek yerine IMF, Dünya Bankası ve “ticaret hadleri” aracılığıyla mazlum ülkeleri sömürdüler. Afrika’nın harita üzerinde kopye kalemle çizilmiş sınırları içinde bitip, tükenmeyen kabile savaşları yarattılar. Yüzbinlerce Afrikalının birbirini katletmesine neden oldular. Dillerini, kültürlerini unutturdukları sömürge halklarını, diğer sömürgelerin özgürlük savaşlarına karşı güç olarak kullandılar. Avrupa’nın özgürlük gününü anımsarken bütün bunlardan da söz edeceklerdi belki ama sırası gelmedi her nedense.

Savaşın galibi gelişmiş kapitalist ülkeler, Hitler gibi çocukları öldürmediler, anne ve babalarını canlı canlı gaz fırınlarına göndermediler belki ama iliklerine kadar sömürdüler. WHO’nun raporundaki yoksulluğun nedeni oldular. Bu rakamları eklemeyi unuttular.

Müzik dolabında da II. Dünya Savaşı boyunca bütün askerlere moral veren “Lily Marleen”i, Nazilerin kurşuna dizdiği, Bulgaristan partizanlarından şair Anton Vaptsarov, gazeteci Anton Popov’u, Türkiye’ye doğru ilerleyen faşistlere Yunanistan’ı mezar eden Kapetanios’ların önderi Aris Volouchiotis, Demokratik Ordu Komutanı Markos Vafiadis, ELAS’ın siyasi lideri yiğit Andreas Tzimas’ı unuttular. Sırp, Hırvat ve Boşnak partizanlarını bir dünya için birleştiren Tito’yu hatırlamadılar.

Alman işgalindeki Paris’te her hafta yüzbin gazete basarak halkı direnişe çağıran ve 1941’de Nazilerce giyotinle idam edilen Fransız direnişçi Jean Cateles’i, 1942’de Georges Politzer ve Jacques Decour’la birlikte kurşuna dizilmeden bir saat öncesine kadar hücresinde yoldaşlarına “atom”u anlatan profesör Salomon’u unuttular. Onlar Nazizm’e karşı paylaşım savaşında değillerdi. Faşizm bir insanlık suçu olduğu için, herkesin gereksinimine göre tüketeceği bir gün için savaşan binlerce sosyalisti nedense hatırlayamadılar. Onlar unutsalar da tarih bu sessiz kahramanları unutmayacak. Ben de unutmadım. Hatırlatayım dedim dostlar…

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Brad Pitt’in yeni filmde astronot

Brad Pitt’in yeni filmi Ad Astra’nın yeni fragmanı yayınlandı.

Prens 6 yaşında; 3.6 milyar dolarlık veliaht

İngiliz Kraliyeti’nin 3 numaralı varisi Prens George, 6. yaşını kutluyor. Babası Prens William, annesi Düşes Kate ve kardeşleri ile Karayipler’de olan George doğduğu yıldan bu yana İngiltere ekonomisini kalkındırıyor.

Ülkenin huzuru sağlıktan geçer

Hastalıkları tedavi etmek değil, insanların sağlığını korumak için NHS’in yanına“ulusal sağlık endeksi” hedefleniyor

Kan zehirlenmesi vakalarında büyük artış yaşanıyor Kan zehirlenmesi vakalarında büyük artış yaşanıyor

Kan zehirlenmeleri vakalarının özellikle gençlerde son iki yıl içe­risinde büyük artış gösterdiği ve menenjitten daha riskli olduğu bil­dirildi.

Gurbetçiler, tüm zamanların rekorunu kırdı

Yaz tatillerini anavatanda geçir­mek üzere yaşadıkları Avrupa ülke­lerinden Türkiye’ye giden gurbet­çiler, Kapıkule Sınır Kapısı’nda tüm zamanların rekoruna imza attı.

Gurbet yolunun en rahat yolculuğu: Arabalı tren

Yurt dışında yaşayan Türk va­tandaşlarının bir kısmı, Türkiye’ye “arabalı tren” ile geliyor.

“Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gelen ama değişen kurallar nedeniyle mağdur olan vatadaşlarımızın haklarını anlatıyoruz”

Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın, Ankara Anlaşması’nın koşullarındaki zorlaştırıcı değişiklikleri İngiliz makamları nezdinde gündeme getirdiklerini söyledi.

Yurt Dışı Noter Hizmetlerinde Yeni Dönem

Adalet Bakanlığı, yurt dışında yaşayanların, 6 Nisan 2019’dan iti­baren konsolosluklar aracılığıyla noter işlemlerini, Türkiye’ye gel­meden bin 53 kalemde yapabildi­ğini duyurdu.

Başbakan adayı Boris Johnson’dan tartışma yaratacak sözler; İslam, Müslüman ülkeleri Batı’nın yüzyıllarca gerisine attı

İngiltere’nin yeni başbakanı ol­ması beklenen Boris Johnson bir kez daha İslamofobiyle gündeme geldi, yıllar önce bir makalesinde ‘Müslüman ülkelerin İslam yüzün­den Batı’nın yüzyıllarca gerisinde kaldığını’ savunduğu ortaya çıktı.

Londra’da binlerce kişi Johnson’a karşı yürüdü: Boris’e hayır, Avrupa’ya evet

Londra’da binlerce kişi, geçtiğimiz hafta sonu Brexit ve iktidardaki Muhafazakar Partinin liderliğine seçilerek ülkenin yeni başbakanı olma ihtimali güçlü görülen eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson’a karşı yürüyüş düzenledi.

NHS’e göre, GP randevusu almak giderek zorlaşıyor

NHS tarafından yapılan bir araş­tırmaya göre, hastalar GP rande­vusu almak, kendi aile hekimlerini görmek ve telefonla kliniklerine ulaşma konusunda zorluklar ya­şıyor.

Et ürünlerinde etiket belirsizliği

Test edilen ürünlerin beşte birinde etikette belirtilmemiş hayvanların eti bulundu

Wimbledon’da Jean pantolon, tişört ve ceketle protokol kurallarını yıktı

Wimbledon’da arkadaşı Serena Williams’ın maçında protokole aykırı giyinmesine rağmen protokol bölümünde oturan Meghan Markle krize yol açtı.

Ed Sheeran: Çevremde kalabalıktan hoşlanmıyorum

İngiliz şarkı yazarı ve yorumcusu Ed Sheeran, arkadaş sayısını azalttığını vurgulayarak “Çevremde kalabalık olmasından hoşlanmıyorum” dedi.

The Lion King’in Avrupa galası Londra’da yapıldı

Aslan Kral (The Lion King) filminin LOndra’da yapılan Avrupa galasına Beyonce ile Meghan Markle’ın kucaklaşması damga vurdu.

32 dalda ödüle aday gösterildi

Dünya çapında milyonlarca hayranı olan Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı dizinin son sezonu bu yıl drama kategorisinde 32 dalda Emmy Ödülleri’ne aday gösterilerek rekor kırdı.

Designed by: Olay Gazeter