Olay Gazete Turkish Newspaper in London
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
  • İNGİLTERE GÜNDEMİ
  • TOPLUM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM/SAĞLIK
  • KÜLTÜR/SANAT
  • EĞLENCE/TATİL
  • WEBTV
  • MODA/TASARIM
  • SPOR
No Result
View All Result
Olay Gazete Turkish Newspaper in London
  • ENFIELD
  • HACKNEY
  • HARINGEY
  • ISLINGTON
  • GÜNEY LONDRA
  • KIBRIS KKTC
Home Köşe Yazıları Faruk Eskioğlu

Hayatın Bedeli filmini izleyin derim

olay-admin by olay-admin
02/03/2023
in Faruk Eskioğlu, Köşe Yazıları
0
0
SHARES
14
VIEWS
Bu yazı 2 Mart 2023 tarihinde yayınlanmıştır
Faruk Eskioğlu

Geçen akşam Hollywood yapımı Worth (Hayatın Bedeli) sinema filmini izledim. Sara Colangelo’in direktörü olduğu filmde Michael Keaton ve Stanley Tucci başrolde. Film 3 Eylül 2021’de vizyona girmiş, Netflix’te de yayında. Her ne kadar Hollywood filmlerinden uzak dursam da Hayatın Bedeli’ni beğendim. Siz de izleyin.

Filmin özeti New York’taki ikiz kulelere yapılan saldırıların ardından, iktidara muhalif olmasına karşın ünlü arabulucu avukat Kenneth Feinberg 11 Eylül Sosyal Fonu’nun başına getirilir. Yönetim ekonomiyi bahane ederek tazminatı en azla kapatma niyetindedir. Feinberg geçmişte müvekkilleri adına tuttuğunu koparsa da bu kez iş çetrefillidir. Çetrefilli diyorum çünkü bu davada vahşi kapitalizm ve insanlık tartılacaktır. Feinberg; “saldırıda ölen ceo’lar ile binadaki temizlikçileri farklı gören bir anlayışıyla” çıktığı ilk mağdur aile toplantısında, itfaiyeci oğlunu yitiren bir annenin “Masa başında hisse alıp satan birisinin hayatını kurtarmak için benim oğlum hayatını tehlikeye attı. Şimdi siz onun yaşamı daha değersiz mi diyorsunuz?” çığlığıyla sarsılır.

Film boyunca “Tazminat” kelimesi sosyal devlet gereği geride kalanların yaşam standartlarını düşmeden sürdürebilmeleri için yapılan hak edilmiş maddi bir destek olarak anlatılır. Olaylar silsilesi avukatı da olgunlaştıracak ve sınıf kökenine göre “tazminat şablonu”ndan vazgeçerek binlerce aileyle tek tek görüşerek vicdanları rahatlatan bir anlaşma bulacaktır. Ailelerin örgütlenerek baskı grubu oluşturmaları da ortak aklın hayata geçirilmesinde çok önemli olacaktır. Filmin sonunda ABD’deki Fon’a tazminat başvurusunda bulunan yüzde 97’yi oluşturan 5 bin 560 kişiye 7 milyar dolar üzerinde tazminat ödendiğini öğreniyoruz.

6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrasında Türkiye benzer bir sorunu çözmeye çalışacaktır. Tabii bu konuda kurulacak bir fonun başına muhalefetten bir ismin atanması olmayacaktır. Hatta böyle bir fon bile kurulmayacaktır. “Başka ülkeler bu sorunları nasıl çözmüş” diye merak bile edilmeyecektir. Kendi geleneksel kültürümüz içinde boş teneke gürültüsünde, ağza bir parmak bal misali, çok veren maldan az veren candan nidası, “vatan millet sakarya” korosuyla “oldu da bitti maşallah” denilecektir.

Haksız mıyım? Şu gazete başlıklarına bir göz atalım; “Deprem yaralarını sarmak için cumhurbaşkanı kendisine bir yıl daha istiyor. Deprem olan illerde ilk etapta yapılacak 250 bin konutla ilgili hazırlıklar da tamam.” Yahu kardeşim 20 yıldır sağlamlaştıramadığın binaların yerine yenisini bir yılda nasıl yapacaksın? Beni saf mı sanıyorsun, salak mı? Basına devam: “Cumhurbaşkanı, depremde evleri yıkılan veya ağır hasar gören depremzedelere hane başına 10 bin TL deprem destek yardımı verileceğini açıkladı.” Dostlar bu para bir aylık kira miktarı? Bir de bu para iktidar basınınca “kan parası” diye tanımlandı. Bu nasıl bir Türkçe kardeşim! Felakette ticaret mi olur? Dünyada ilk cumhuriyetin, ilk kütüphanenin kurulduğu topraklarda bu dil de neyin nesi? “Engelliye ‘çürük’ diyen bir kültürden ne beklersin ki?” diyeceksiniz. Haklısınız. Darwin’in dediği gibi doğada akıllılar elenip, uyumlular sağ kala kala bu hale gelmişiz.

Peki, evi yıkılana deprem sigortası DASK ın en fazla 640 bin tl ödemesine ne demeli? Bir de iktidarın seçim yatırımı olarak depremzedelere TOKİ aracılığıyla ev yapma sözü var ama “evlerin bedelinin % 40’ının depremzedelerden alınacağı”nı geçiştiriyorlar. Ya gözünüzü seveyim en iyisi siz hiç bir şey yapmayın, Hayatın Bedeli filminde ABD yönetimi misali sadece bağımsız bir “Deprem Sosyal Fonu” kurun, başına da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ile Türk Tabipleri Birliği başkanlarını getirin. Yurtiçi ve dışı deprem yardımları ile imar affından elde ettiğiniz bedelleri de Fon’un bütçesine aktarın. AFAD’tan AHBAP’a bütün yapılar da Fon ile eşgüdümlü çalışsın. Çok hayırlara vesile bir iş yapmış sayılırsınız inanın. Bu çetrefilli işi üç yıl içinde beceremezlerse kabak da sevmediğiniz bu iki kurumun başına patlamış olur hem.

Dostlar İngiltere gündemine gelirsek, Guardian “Her dört aileden birinin bütçesi zorunlu ihtiyaçlara yetmiyor” diye yazdı… Guardian’ın aktardığı ülke çapında yapılan bir ankete göre ülkedeki hayır kurumları, halkın yaklaşıkyüzde 40’ının ayı parasız bitirdiğini tespit etti ve yüzde 67’si de hükümetin kriz konusunda yeterince çaba göstermediğine inanıyor. Ankete göre, insanların yaklaşık yüzde 40’ı ayı hiç parası kalmadan bitirirken, yüzde 24’ünün temel ihtiyaçlar için parası kalmıyor. Save the Children, Shelter, Turn2us, Little Village ve 38 Degrees’ten oluşan “Together Through This Crisis” girişimi tarafından yapılan değerlendirme, kalıcı çift haneli enflasyon ve artan enerji faturaları oy sandığına da yansıyacak.

Yazarın Diğer Yazıları
  • Huyumuz kurusun, biz böyleyiz…
  • Sadiq Khan’ın önlenemeyen eriyişi
  • Yoksuluz, daha da yoksullaşıyoruz çünkü…
  • Londra’da sanat etkinlikleri mi dediniz?
  • Aman yapay zeka mağduru olmayın !
  • Davos’tan “kötü günler geliyor” mesajı
  • İffet Renda’nın ardından
  • Londra’da 40’ıncı yılın muhasebesi
  • Bizim toplumun yoğunlaştığı restoran sektörü alarm veriyor !
  • Shabana hanım, “Bunlar daha iyi günleriniz” diyor!
Tümü İçin Tıklayınız
Previous Post

Çocuk ve yaşlı bakımı bizde, market alışverişi robotta

Next Post

“Belediyelerimiz yurt dışında da çok önemli projelere imza atabilir”

Related Posts

Köşe Yazıları

Zor Zamanlarda Yaşamak Bize Mi Düştü?

05/03/2026
Faruk Eskioğlu

Huyumuz kurusun, biz böyleyiz…

05/03/2026
Köşe Yazıları

Red vs Blue Krizi: Kova–Aslan Tutulmaları, Dijital Propaganda ve Çocuklarımız

02/03/2026
Köşe Yazıları

7 Mayıs seçimlerinin Britanya için anlamı

26/02/2026
Alonso, Liverpool’un başına geçebilir
Faruk Eskioğlu

Sadiq Khan’ın önlenemeyen eriyişi

26/02/2026
Köşe Yazıları

36 Yıllık Döngü: Satürn – Neptün Koç Kavuşumu

23/02/2026
Next Post
Devlerin, Savic Savaşı

“Belediyelerimiz yurt dışında da çok önemli projelere imza atabilir”

Adres: 100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH Telefon: 020 3745 1261
020 7923 9090
Email: info@olaygazete.co.uk
seriilanlar@olaygazete.co.uk
100 Green Lanes, Newington Green, Hackney, London, N16 9EH 020 3745 1261 - 020 7923 9090 info@olaygazete.co.uk - seriilanlar@olaygazete.co.uk
Translate:
tr Türkçe
ar العربيةen Englishde Deutschel Ελληνικάiw עִבְרִיתru Русскийtr Türkçeuk Українська
Back

Kategoriler

  • İngiltere Gündemi
  • Sağlık – Yaşam
  • Londra ve Belediyeler
  • Kültür – Sanat
  • Toplum Haberleri
  • Moda – Tasarım
  • Ekonomi
  • Olay Web Tv
  • Köşe Yazıları
  • Spor Gündemi
No Result
View All Result

T&CsTs&Cs

  • Classifieds Advertising
  • Payments

Site Links

  • Site T&Cs
  • Archives
  • Contact us
Site T&Cs - Archives - Contact us
Mobil Uygulamalar Olay Gazete Mobil Uygulamaları
Sosyal Medya
Olay Sosyal Medya
  • Site T&Cs
  • Archives
  • Contact us

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

No Result
View All Result
  • KATEGORİLER
  • Seri İlanlar
  • Toplum Haberleri
  • İngiltere Gündemi
  • Ekonomi
  • Ticaret
  • Spor Gündemi
  • Yaşam – Sağlık
  • Kültür – Sanat
  • Moda – Tasarım
  • Eğlence – Tatil
  • Video – WebTV
  • Köşe Yazarları

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.