Mustafa Çetinkaya
Başbakan Andy Burnham’ın yaşam maliyetiyle mücadele için ülke turuna çıkacağı söyleniyor. Westminster’dan çıkıp insanların yaşadığı şehirlere, kasabalara ve ana caddelere gitmesi, halkın sorunlarını doğrudan dinlemesi iyi olur. Ancak bugün İngiltere’de insanlar yalnızca dinlenmek değil, hayatlarında somut bir değişiklik görmek istiyorlar.
Faturalarını ödemekte zorlanan milyonlarca aile için mesele artık dinlenmek, biraz nefes almak kadar basit değil. Enerji faturaları, market alışverişi, kira, ulaşım ve vergi yükü hane bütçelerini zorlamaya devam ederken, insanlar hükümetten söylem değil, sonuç bekliyor.
Londra başta olmak üzere İngiltere’nin ana caddelerine baktığımızda ekonomik sıkıntının etkisini açıkça görmek mümkün. Amazon ve online satış siteleri yüzünden kapanan dükkânlar, boş kalan mağazalar ve ayakta kalmakta zorlanan restoranlar yalnızca ekonomik bir istatistik değil; şehirlerin ve kasabaların sosyal hayatının da zayıflaması anlamına geliyor. Bir dükkân kapandığında yalnızca o işletmenin sahibi kaybetmiyor. Çalışanlar işlerini kaybediyor, tedarikçiler bir müşteri daha kaybediyor, çevredeki işletmeler potansiyel bir müşteriyi kaybediyor, taksici müşteri kaybediyor, devlet vergi kaybediyor ve şehir merkezleri giderek daha cansız hale geliyor. Liste uzayıp gidiyor…
Hükümet ana caddelerdeki işleri canlandırmak istiyorsa, öncelikle işletmelerin üzerindeki mali baskıyı azaltması gerekiyor. Özellikle restoran, kafe, otel ve diğer konaklama sektörlerinde KDV konusunda yapılacak geçici bir indirim, hem işletmelere hem de tüketicilere nefes aldırabilir. Bunun yanında işletmelerin istihdam maliyetleri de yeniden değerlendirilmelidir. Bir işverenin yeni bir çalışan almaktan çekindiği bir ekonomik ortamda istihdamı artırmak kolay değildir.
Kaçak işçi peşinde koşan hükümet, insanların neden risk alıp kaçak işçi çalıştırdığına kafa yormalı; işletmelere işçi maliyetlerini düşürecek yöntemler geliştirmelidir.
Business Rates olarak da bilinen ve neredeyse kiranın yarısına denk gelen işyeri vergileri de artık ciddi biçimde tartışılmalı. Birçok şehir merkezinde dükkânların aylarca, hatta yıllarca boş kalması normal bir durum haline gelmemeli. Kullanılmayan ticari mülklerin ekonomiye yeniden kazandırılması için mülk sahiplerini teşvik eden, gerektiğinde de uzun süre boş tutulan binalara karşı daha güçlü önlemler alan bir sistem kurulmalı. Ekonominin ve toplumun selameti için “bazen havuç, bazen sopa” taktiği kullanılabilir.
Enerji faturaları ise vatandaşın doğrudan cebine dokunan en önemli meselelerden biri. Hükümet burada gerçekten rahatlama yaratmak istiyorsa, enerji faturalarındaki vergi ve harçların ne kadarının azaltılabileceğini ciddi biçimde değerlendirmelidir.
Daha önceki bir yazımda işlemiştim: İnsanlar beş yıl öncesine göre iki kat çalışıp daha az kazanıyorlar. Vatandaş bugün daha düşük faturalar istiyor. İşletmeler daha düşük maliyet istiyor. Devlet de mali disiplini korumak istiyor. Dolayısıyla Başbakanın sokaklarda gezip dolaştıktan sonra vereceği kararları yalnızca bugünü değil, önümüzdeki yılları da düşünerek vermesi gerekiyor. Yoksa Başbakan, harcamakta deneyimli olan İngiltere arşivine yeni bir emekli başbakan resmi asmaktan kaçınmaz.
İşletmelere destek vermek de tek başına yeterli değildir. İngiltere’nin ihtiyacı, sürekli devlet desteğine bağımlı bir ekonomi değil; işletmelerin kendi ayakları üzerinde durabileceği bir ekonomik ortamdır. Başbakanın ülke turunun başarısı, kaç kişiyle görüştüğü veya kaç konuşma yaptığıyla ölçülmemeli. Asıl ölçü, birkaç ay sonra vatandaşın hayatında neyin değiştiği olmalıdır. Britanya halkı bugün daha fazla konuşma değil, daha az maliyet istiyor. Daha fazla siyasi slogan değil, daha fazla satın alma gücü. Daha fazla vaat değil, faturaların gerçekten düşmesini istiyor.
Başbakan “insanlara nefes alma alanı” vermek istiyorsa, bunu önce insanların cüzdanında göstermeli. Bugün İngiltere’de siyasi başarının en gerçek göstergesi sandık anketleri değil; ayın sonunda vatandaşın cebinde ne kadar para kaldığıdır.
Yeni Başbakan bunları yapamayacaksa boşuna sokaklarda gezmesin. Gezip dolaşıp aynı kararları alacaksa, “geçmiş yerel seçimlerde ders verip” eski Başbakanı niye değiştirdik o zaman?
- Doğudan Batı’ya Durdurulamayan Göç Yürüyüşü
- Britanya’da İyi ki NHS Var
- Burnham Dönemi: İngiltere AB’ye Geri Döner mi?
- Milyarlar kiraya gidiyor, evsizlik büyüyor
- Bu Yaz İngiltere Sıcak Geçecek
- Andy Burnham, İngiltere İçin Yeni Bir Sayfa mı?
- 7 Mayıs Yerel Seçimlerinin Sonuçları Sir Başbakan’ı ‘Yedi’
- Çocukları Korumak mı, Dijital Dünyadan Koparmak mı?
- İngiltere’de Son Yıllarda Daha Çok Çalışmamıza Rağmen Daha Az Kazanıyoruz
- Eğitimde Başarı Tesadüf Değil, Erken Müdahalenin Sonucudur

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




