Uzman Psikolog Dr Gözde Arslan
Kahramanmaraş okul saldırısı sonrasında yine tanıdık bir tartışma alevlendi: “Fail otizmli miydi, otizm şiddetle bağlantılı mı?” Bu soru, benzer trajedilerden sonra defalarca gündeme geldi. Sandy Hook (2012), Isla Vista–Santa Barbara (2014) ve Umpqua Community College (2015) saldırılarından sonra da aynı eğilim görüldü: Karmaşık bir olayı tek bir psikiyatrik tanıyla açıklama isteği.
Oysa bilimsel literatür bu konuda oldukça nettir. 2018 yılında yayımlanan “Violent behavior in autism spectrum disorders: Who’s at risk?” (Del Pozzo, Roché, Silverstein) başlıklı kapsamlı çalışma, otizm spektrum bozukluğu ile şiddet arasındaki ilişkiyi ayrıntılı biçimde inceler. Sonuç basittir ama önemlidir: Otizm tek başına şiddetin nedeni değildir.
Otizmli bireylerin büyük çoğunluğu şiddet davranışı göstermez. Aksine, toplum içinde sakin, uyumlu ve şiddetten uzak bir yaşam sürdüren çok sayıda otizmli birey vardır. Bilimsel veriler, “otizm = şiddet” gibi bir eşlemenin doğru olmadığını açıkça ortaya koyar.
Peki bazı vakalarda şiddet davranışı neden görülür? 2018 tarihli çalışma burada kritik bir noktaya işaret eder: Risk varsa, bu risk otizmin kendisinden değil, eşlik eden başka faktörlerden kaynaklanır. Psikiyatrik ek hastalıklar, özellikle psikotik bozukluklar, ağır stres, sosyal dışlanma, travmalar ve çevresel baskılar bu tabloyu belirleyebilir. Yani karşımızda tek bir neden değil, katmanlı bir etkileşim vardır.
Bu noktayı gözden kaçırmak, yalnızca bilimsel bir hata değildir; toplumsal sonuçları da vardır. Çünkü hızlı yapılan genellemeler, otizmli bireylerin gereksiz yere damgalanmasına yol açar. Oysa otizm bir davranış bozukluğu değil, nörogelişimsel bir farklılıktır. Bu farkı göz ardı etmek, hem yanlış anlaşılmaları artırır hem de gerçek sorunların görülmesini engeller.
Şiddet olaylarını anlamak istiyorsak, kolay etiketlere değil, zor sorulara bakmak zorundayız. Bireyin yaşam koşulları, ruh sağlığı geçmişi, çevresel etkenler ve destek sistemleri birlikte değerlendirilmelidir. Tek bir tanı üzerinden açıklama yapmak, gerçeği basitleştirir ama anlamaz.
Kahramanmaraş’taki olay gibi acı trajediler sonrası en tehlikeli refleks, karmaşık bir gerçeği tek bir kelimeye indirgemektir. Bilim ise bize tam tersini söyler: Daha çok düşünmeyi, daha çok ayrıntıya bakmayı ve daha az yargılamayı.
Uzman Psikolog
Dr Gozde Arslan
Www.blueorchidcounselling.com
- Bilgi Çok, Netlik Az
- Dijital Çağda Hata Yapma Hakkı ve Ebeveynin Rolü
- Otizmi Paracetamol ile değil, politik ihmallerle açıklayabiliriz
- Okullar Başladı: Hem Çocuklar Hem Ebeveynler İçin Zorlayıcı Bir Geçiş Olabilir
- Sosyal Medya Çağında Otizmle Ebeveynlik
- Göçmen Topluluklar İçin Büyük Fırsat: Otizm Yasası 2009 Üzerine Görüş Bildirme Zamanı!
- Politik Belirsizlik ve Ruh Sağlığı
- Çocuklara Gerçekleri Anlatmak: Sağlıklı ve Duygusal Bir Yaklaşım
- Çocuğunuz İngiltere’de ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini alabiliyor mu?
- Bir Feministin Gözünden Uluslararası Erkekler Günü – 19 Kasım

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




