English

Elimizdekinin Kıymetini Bilmek…

Neslihan Doğan 25 Aralık 2018

Hepinize merhaba, geçmişte İstanbul’da kendi odamda uyanmanın değerini bile bilmezdim. Kendi evimde ve şehrimde olmanın verdiği hu­zuru ve rahatlığı ancak evimden çok uzakta, senelerce Londra’da yaşayınca anladım.

Biz insa­noğlu maalesef bazen elimiz­deki güzelliklerin kıymetini kay­bedince veya uzak kalınca çok daha iyi anlıyoruz. Ama bizler değişim yolundayız. En azından bunu fark etmemiz bile bir de­ğişimdir.

Yeni ve değişmiş ben ise artık sabahları uyandığıma göre halen yaşadığımı, sağlıklı olduğumu, her yeni günün yeni güzel fır­satlar demek olduğunu düşünü­yorum. Doğanın yeniden canlan­dığını görüyorum. Kuşların cıvıl cıvıl seslerini duyuyorum.

Siz hiçbir serçenin “Aman ya her gün cıvıldıyorum. Bugün ca­nım istemediği için somurtaca­ğım ve ötmeyeceğim” dediğini duydunuz mu? Serçeleri ken­dime örnek alıyorum. Her yeni güne uyandığıma göre rızkımın Yaradan tarafından hazırlan­dığını düşünüyorum. Yeter ki içinde bulunduğumuz hayatın bizleri üzen ve hoşlanmadığı­mız yanlarına değil, mutlu eden taraflarına odaklanabilelim.

Ve hemen elimi yüzümü bol su ile güzelce yıkıyorum. Pence­reyi açıp derin derin nefes alı­yorum. Her sabah yaptığım gibi kahvaltı etmeden aç karnına ko­caman bir bardak suyumu içiyo­rum. Sonra sıra esnetme hare­ketlerimde. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur demiş ataları­mız. Esnetme hareketlerimi ya­parken kendi ihtiyacıma göre seçtiğim olumlama cümlelerini ayna karşısında ve yüksek sesle tekrar ediyorum. Tabi fazla yük­sek sesle değil. Yoksa evdekiler veya komşular kendi kendime konuşmamı biraz tuhaf karşıla­yabilirler. Vaktimin az olduğu za­manlarda ise sabahları günümün iyi geçmesine niyet ediyorum.

“Bugünümü mutluluk ve umutla yaşamaya niyet ediyo­rum.

Buraya kadar kendi iç dünya­mızda her şey yolunda. Ama tabi ki dışımızdaki dünyada sorunlar olabilir. Sonuçta herkes hayatın güzelliklerine odaklanmayı seç­mek zorunda değil. Fakat bizi dışarıdaki çevremiz değil ön­celikle kendi değişimimiz ilgi­lendiriyor. Herkes kendisinden sorumludur. İnsanlar dünyayı değiştirmek istiyor ama kimse­nin aklına önce kendisini değiş­tirmek gelmiyor.

Yazılarımda aklımızı kullan­mayınca ve düşüncelerimizi olu­runa bırakınca, negatif düşünce­lerimizin otomatik olarak baskın çıkma olasılığından bahsediyo­rum. Biz buna benzer enerjiler benzer enerjileri çeker diyoruz.

Ya da Mevlana’nın dediği gibi “Gül düşünürsün gülistan olur­sun. Diken düşünürsün dikenlik olursun.

Evet, günümüzde bu konu ile ilgili bir yasa olduğu artık kesin­leşti ve bu yasaya hepimizin bil­diği gibi ‘Çekim Yasası’ deniyor. Aslında bu yasa asırlar boyu bi­liniyordu ama hiç bu kadar po­püler olmamıştı. Sadece belli bir kesim tarafından biliniyordu. Bu arada şunu da belirtmek isterim; Katıldığım kurslardaki bir öğret­menim çok önemli bir noktaya değinmişti. Çekim yasası bilim­sel bir gerçek olduğu için Allah’a inanan veya inanmayan herkes için geçerli. Bu yasanın kuralla­rını iyi bilmek gerekiyor.

Bu hafta Nil Gün’ün sade ve açıklayıcı bir şekilde yazdığı, “Hayatın Büyük Sırrı: Çekim Ya­sası” kitabından bazı alıntılar yaparak yasaya biraz daha de­taylı bakalım birlikte. Bu kitap, bu kavramların ne anlama geldi­ğini ve Çekim Yasası’nı bilinçli olarak nasıl kullanacağınızı gös­teriyor.

Çekim Yasası, enerji yasası­dır. Ve biz enerji kelimesini ha­yatımızda sık sık kullanırız; “Bu kişinin enerjisi iyi. Enerjimiz uydu…”

Kendimizi mutlu, heyecanlı, başarılı hissettiğimizde etrafa pozitif enerji yayarız. Oysa ken­dimizi üzgün, kızgın, yalnız, in­cinmiş hissettiğimizde etrafı­mıza da negatif enerji yayarız. Gözlerimizdeki ışık söner. Bu ruh hali uzun sürerse hayatı­mızda her şeyin ters gitmesin­den yakınırız.

Hayatınızı değiştirmek eli­nizde.

Nil Gün çok önemli bir nok­taya değiniyor. “Çekim Yasası düşüncenin yaratıcı gücünün kullanımıyla ilgili. Bu yasa, dik­katinizi neye yöneltirseniz, onu kendinize çekeceğinizi ifade ediyor. Bilincimizde ve bilin­çaltımızda ne tür düşünceler ve inançlar varsa bu inançlara uygun deneyimleri hayatımıza çekiyoruz”.

“Düşüncelerimizden so­rumluyuz

Her şikayet evrene verilmiş bir emirdir

İnançlar bağlandığımız dü­şüncelerdir

Dünkü düşüncelerimizle bugünümüzü inşa ettik …

“Çekim Yasası, üç temel ya­sanın bileşimidir” diyor Nil Gün:

Etki-Tepki yasası

(Karşılıklılık Yasası)

Şükran yasası

Sevgi yasası

Bunların hepsine yazımda yer veremeyeceğim için bu haftaki köşe yazımda anlattığım elimiz­dekinin kıymetini bilmek yani Şükran Yasasına biraz yer ver­mek istiyorum.

“Bir şeyin yokluğu anlarında, onun var olduğu anların değerini bilirsiniz. İnsanların çoğu sahip olduklarının değerini bilmek ve şükran duymak yerine, sahip olmadıkları şeyler için hayıfla­nıyor.

Düşüncelerimizi sahip olma­dığımız şeylere odakladıkça, sa­hip olmama anlarını çoğaltırız. Neye odaklanırsak onu çoğaltı­rız. Sahip olmadığımız ama iste­diğimizi söylediğimiz şeylerin hayatımıza girmesini engelleriz.

Şükran duygusunun azlığının göstergeleri kıskançlık, şikayet, pişmanlık, hayattan memnuni­yetsizlik, huzursuzluk ile sü­rekli bir doyumsuzluk hissi ve “bir şeyler eksik” duygusudur.

Şükran duygusu, sahip olduk­larımızla yetinmek ve pasif bir kabulleniş değildir.

Şükran duygusu sahip oldu­ğumuz şeylerin onlara sahipken değerini bilmektir.

Şükran duygusu, gelişimi ve başarıyı, gösterilen tüm çabalar­dan daha fazla hızlandırır.

2019 ‘da görüşmek üzere, sevgi ile kalın…

e-mail:  info@ndlondon.com

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Türk İşi Dondurma İngiliz basınına gösterilecek

Türk İşi Dondurma filmi, ya­rın Londra’daki Regent Street Sineması’nda Türk ve İngiliz basın mensuplarına sunulacak.

Don McCullin’in “Savaş portreleri” Tate’de tartışıldı

Britanya’nın “efsanevi fotoğraf­çısı” olarak bilinen Don McCullin, son 60 senede çektiği fotoğraflar ile biriktirdiği “savaş anıları” ile, dünyanın birçok yerinde yaşanan çatışma ve savaş karelerini yakalamayı başaran ve bunu 60 yıl­lık kariyerine yayan ilk fotoğrafçı olarak biliniyor.

Romeo Ve Juliet’in Romanı Verona

İtalya denince akıllara romantik bir ülke gelir. Ama ülkenin en ro­mantik şehri, kuzeydoğusunda yer alan Verona’dır.

Alzheimer hastalığını neler hızlandırıyor?

Bilim insanları, yağlı ve kalori oranı yüksek gıda kullanımının Alz­heimer hastalığının gelişimini gözle görülür şekilde hızlandırdığını ve bu hastalık ile ilgili genlerde teh­likeli mutasyon taşıyıcılarında or­taya çıkma olasılığını yükselttiğini açıkladı.

Portsmouth’taki anma törenine ücretsiz ulaşım

Londra’da faaliyet gösteren çatı örgütü Çanakkale Anma Plat­formu, 18 Mart Şehitler Günü ve­silesiyle Portsmouth’da düzenle­necek törene vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşımını sağlamak ama­cıyla bir otobüs kaldıracağını bil­dirdi.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

Can Dündar bu pazar DAY MER’de

DAY MER’in düzenlediği “Otoriter Yönetim Altında Medya” toplantısında Gazeteci Can Dündar, Deniz Yücel ve Ethical Journalism Network’tan Aiden White konuşacak. DAY MER’den yapılan açıklamada, 17 Mart Pazar saat 16’da “22 Moorfield Road Tottenham N17 6PY” adresindeki Londra Toplum Merkezi’nde (DAY MER) yapılacak söyleşiye bütün toplum davet edildi.

Hackney’de evleri boş olan ev sahipleri çifte vergi ödeyecek

Geçtiğimiz ay Hackney Town Hall tarafından onaylanan bir ka­rara göre, bölgede evleri boş olan ev sahipleri mülkeri için iki kat co­uncil tax bill ödeyecek.

Ülkenin en kritik haftası

Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması, bugün parlamentoda oy­lamaya sunulacak.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

İngiltere’de ev fiyatlarında sürpriz artış

İngiltere genelindeki ev fiyatla­rının şubat ayında oldukça sürpriz bir artış gerçekleştirdiği açıklandı.

Brexit kararı tıkandı

Anlaşmasız çıkılsın mı — Süre uzatılsın mı — İkinci referandum yapılsın mı?

“Öldür Beni Sevgilim” Londra’da vizyonda

Merakla beklenen ‘Öldür Beni Sevgilim’ filmi Londra’da da viz­yona girdi.

Shape of Light: Fotoğraf sanatının 100 senesi

Tarihte ilk kez, Tate Modern’in kat­kılarıyla fotoğraf sanatı ve soyut sanat (abstract art) arasındaki ilişki ve pay­laşılan dinamiklere yönelik bir sergi sanatseverlerle buluşuyor.

Çocuklarda Sevginin Koruyuculuğu

Çocuklarımızın yaşı kaç olursa ol­sun biz anne babaların ilgi ve sevgi­sine olan ihtiyacı bitmez.

‘Göbeklitepe’ insanlık tarihinin sırasını değiştirdi

İnsanlık tarihini baştan yazdı­ran keşif Göbeklitepe, dünyanın en önemli antik tapınaklarının arasında geliyor.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter