English

Geçmişim, İzin Ver De Gelişeyim…

Neslihan Doğan 9 Eylül 2019

Hepinize merhaba,

Birçok yazımda mutluluğun formülünün kendini sevmekten geçtiğini yazıyorum. Tabi bu kendini sevmek ego patlaması şeklinde kendini sevmek değil. Başkalarının haklarına saygı du­yarak yapılan bir kendini sev­mek. Kendini sevmek kimseye zarar vermeyen, insanın kendi iç dünyasında oluşan ruhsal bir durum aslında.

Fakat sanıldığının aksine ken­dini sağlıklı bir şekilde sevmek o kadar da kolay olmayabiliyor. Bir sabah uyanıp, “Tamam ben kendimi artık çok seviyorum” demekle işler bitmeyebiliyor. Geçmişimizde kayıtlı olanlar çok ama çok önemli. Doğumda ve ço­cuklukta sevilmek, doğru ayna­lanma ve yetişkin rol modeline sahip olmak en önemli unsurlar. Özellikle 0-4 yaş arası hatalı ay­nalanma varsa veya aynalanma hiç yoksa yetişkinlikte kendi­miz hakkında değer yanılgısına kolaylıkla düşebiliriz. İstersek dünyanın en güzeli, en başarı­lısı, en yeteneklisi olalım, belli bir noktada kendi değerimiz ile ilgili bir boşluk ortaya çıkabilir. Bu eksiği kapatmak için de her insan belli savunma yöntemleri geliştirebilir.

Çok güzel bir kitap okumuş­tum. Başlığı da çok güzeldi. “Kendini sev, Hayat seni seve­cektir.” Psikanalist Catherine Bensaid’in bu kitabından özel­likle bazı bölümleri sizlerle pay­laşmak istiyorum.

Bize acı veren bir olayın nere­den kaynaklandığını anlayama­dığımız sürece hafızamızda asılı kalır. Tıpkı askıda kalmış bir so­run gibi gelişimimizde bir engel oluşturur. Bunun neden kaynak­landığını bilmez isek doğal ola­rak yeniden benzeri şeyleri ya­şamaktan korkarız.

“ Düşünmek, arkadaşlarla ko­nuşmak, yaşam koçu ile konuş­mak, psikoterapi ve psikanaliz gibi bize neyin acı verdiğini an­lamamamızı sağlayacak her şey, o ana kadar yerini yanlış sapta­mış olduğumuz yaralarımızı sar­mamıza yardımcı olur. Bize acı veren şeyin sadece adını telaffuz etmek bile acıyı dışarı vurmanın bir yoludur. ”

Olumsuz hatıraların, haksızlık veya güç­süzlük duygusunun içimizi kaplamasını önlemek için her deneyim üzerine düşünüp bundan nasıl bir ders alaca­ğımızı anlamamız gerekir.

Daha sonra, artık aynı hata­ları tekrarlamama umuduyla ve kendimizle uyum içinde yaşaya­bilmemizi sağlayacak o özgür­leştirici hareketleri küçücük de olsalar yaparak yolumuzda iler­leyebiliriz.

“Umutsuz bir sevgi isteğine dönüşmüş halde var olma ih­tiyacımızı haykırırız. Diğerinin gözünde var olduğumuzu, onun tarafından sevildiğimizi hissede­miyorsak, olduğumuz gibi görü­lüp kabul edildiğimizden, eşsiz ve vazgeçilmez olduğumuzdan emin değilsek kendimizi iyi his­setmemiz mümkün mü? Varlığı­mızı inkar eden her söz, davranış veya durum anında geçmişte de bize benzeri duyguları yaşatmış olan durumları canlandırıverir.

Çocuklukta anne babamızın duygularını gösteremediklerini düşünüp onları bağışlasak bile, bu sevgiyi hak edecek kadar “iyi” olmadığımızı düşünüp kendimizi suçladığımız anlar da vardır. Onların davranışlarından ken­dimizi sorumlu tutarız ve ken­dimize her zaman itiraf edeme­sek de için için, “Başka türlü dav­ranmış olsaydık bizi severlerdi” diye düşünürüz.

Her başarısız ilişkide, se­vilmeye layık olmadığımızdan bir kez daha emin olmuş bir şekilde, karşımızdaki insanın hala bizimle olmayı seçmek ye­rine tüm ilgisini keserek bizden uzaklaşmasını doğal karşılarız. Sürekli olarak, bizden bekleni­len şekilde davranmadığımız için cezalandırılmayı hak ettiği­mize inanırız ve sevgi ve takdir görmeyi hayal bile edemeyiz. Ya­vaş yavaş, zamanla sadece biz­den gelebilecek bir şeyi dışarı­dan beklemememiz gerektiğini anlamaya başlarız. Artık başka­larının hoşuna gidecek bir imaj yaratmaya çalışmaktan vazge­çip, kendimizi olduğumuz gibi kabul ederiz.

“Kendimizi daha fazla severek diğerlerinin de bizi sevmesine yol açarız. Bundan sonra bizi olduğumuz gibi kabul eden ve davranış biçimimizle uyumlu insanlarla birlikte oluruz.”

Varlığımız artık diğerlerinden gelecek bir onaylanma veya ka­bullenmeye bağlı değildir. Artık yaşamak için dışarıdan gelecek güvencelere ihtiyacımız yoktur. Tabi ki hoşa gitmek, dışarıdan cesaretlendirici sözler duymak yararlıdır ve gereklidir ancak biz artık onlara bağımlı değilizdir.

Bir insan, hayatında başka­larından gelecek güzel bir söz veya onaylanma olmadan var olduğunu hissedemediği sürece yetişkin bir insan olmuş sayıl­maz. Başkalarının bakışı bizim kendimize olan bakışımızı en­geller. Başkalarının bakışı geli­şimimiz için önemlidir, manevi destek, sosyal ve duygusal çevre ilerlememiz için tabi ki kaçınıl­mazdır. Ancak bunlar, hiçbir za­man bizi kendi yolumuzdan sap­tırmamalıdır. Gelişebilmek için bir gülün bakıma ve sıcaklığa ihtiyacı vardır, ancak az ya da çok açmış olsa da o hep bir gül olarak kalacaktır.

Sevgi ile kalın.

e-mail:

info@ndlondon.com

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Belediyeler sıkıntılı durumdaki ana caddeleri canlandırmak için harekete geçti Caddeleri kurtarma operasyonu

Online alışverişlerin yaygınlaş­ması, “business rate” ücretleri ve işçi maaşları nedeniyle oluşan mas­rafların da giderek artmasıyla, İn­giltere genelinde günde 16 dükkan kepenk indiriyor.

Boris Johnson’a hastanede tepki: Burada yeteri kadar doktor ve hemşire yok

Britanya başbakanı Boris John­son, dün ziyaret için gittiği hasta­nede bir vatandaşın tepkisiyle karşı karşıya geldi.

Ev fiyatlarındaki artış son 7 yılın en düşüğünde

Birleşik Krallık genelindeki ev fiyatlarının, Eylül 2012’den bu yana görülen en yavaş seviyede artıyor.

Parlamentonun askıya alınması protesto edildi; Hemen açılsın

İngiltere’de Başbakan Boris Johnson’ın parlamentoyu 5 hafta tatil etme kararı, ülkenin en üst mahkemesinde görülmeye baş­ladı.

Gurbetçiler artık turist sayılacak; Sadece acil olanlar tedavi olacak

Yurt dışında yaşayan gurbetçiler bugüne kadar Türkiye’ye geldiklerinde tedavi olmak veya kullandıkları ilaçları almak istediklerinde eczanelerden alabiliyorlardı, ancak SGK 2 Eylül 2019 tarihinden itibaren sadece acillerdeki ilaçları karşılayacak.

100 sterlinlik trafik cezasını ödememek için £30 bin harcadı

İngiltere’de emekli bir mühendis, hız sınırını aştığı gerekçesiyle aldığı 100 sterlin trafik cezası için verdiği hukuk mücadelesinde 3 yılda 30 bin sterlin harcadı.

The Guardian: Bakanların gizli belgeleri yayımlamak zorunda kalmasının ardından anlaşmasız Brexit kaosuna dair korkular artıyor

Milletvekillerinin oylaması so­nucu bakanların kamuoyu ile pay­laşmak zorunda kaldığı “Opera­tion Yellowhammer” adı verilen belgeye göre anlaşmasız Brexit’in gerçekleşmesi takdirinde beklenen en olumsuz senaryolar arasında so­kaklarda isyanların çıkması, gıda fi­yatlarının yükselmesi ve tıbbi mal­zemeler ile ilaç tedariğinin kesin­tiye uğraması yer alıyor.

Üniversiteden mezun olan yabancı öğrenciler 2 yıl kalabilecek ve iş bulurlarsa çalışabilecek Üniversiteden mezun olan yabancı öğrenciler 2 yıl kalabilecek ve iş bulurlarsa çalışabilecek

İngiltere’de üniversite okuyan yabancı öğrencilerin mezun ol­duktan sonra iş bulmaları için ül­kede kalmalarına izin verilen vize süresi dört aydan iki yıla çıkarıldı.

AB anlaşmasız Brexit halinde üye ülkelere 780 milyon euro yardım paketi devreye sürecek

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden anlaşmasız ayrılma ihtimaline karşı hazırlık yapan Avrupa Birliği, Brexit şokunu atlatmaları için üye ülkelere tahsis edilmek üzere 780 milyon euroluk bir yardım paketi devreye sokacaklarını duyurdu.

Brexit Partisi lideri Nigel Farage’dan Başbakan Johnson’a teklif: Anlaşmasız Brexit sözü ver, sana çoğunluğu kazandıralım

Britanya’nın aşırı sağcı Brexit Partisi’nin Genel Başkanı Nigel Farage, Başbakan Boris Johnson’a bir “saldırmazlık anlaşması” teklif etti.

Johnson’un önünde 5 Brexit senaryosu var

Brexit krizi giderek büyüyor; İn­giltere Başbakanı Boris Johnson altı günde girdiği altı oylamanın tamamını kaybetti.

Londralılar iş bulmak için ‘Kraliçe İngilizcesi’ konuşmaya çalışıyor

Londra’da yaşayanların üçte biri daha iyi bir kariyere sahip olmak için İngilizce konuşurken aksanlarını değiştirdiklerini söyledi.

Londra’daki “Bilim Galerisi” ilk yılını kutluyor

Eylül 2018’de açılan ve uzun zamandır merakla beklenen yepyeni “Bilim Müzesi”, Londra’da geçirdiği ilk senesinde büyük başarılara imza attı.

İki milyon sterline alıcı bulması bekleniyor

Britanya’da siyasetçiler Brexit açmazından bir çıkış yolu arar­ken dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin Avam Kamarası’nı şem­panzelerle dolu bir şekilde göste­ren eseri Londra’da açık arttırmaya çıkartılacak.

21’inci yüzyılın en iyi 100 filmi listesi yayınlandı: Türkiye’den tek film var

The Guardian, 21. yüzyılın en iyi 100 filmini sıraladığı yeni bir liste yayınladı.

YouTube Modaya El Attı: Karşınızda YouTube Fashion

Birçok farklı alanı içerisinde barındıran ve medya devlerini de platforma dâhil etmek için çalışan YouTube, en sonunda moda tarafına da elini attı ve YouTube.com/Fashion’ı tanıttı.

Designed by: Olay Gazeter