Mustafa Çetinkaya
Birleşik Krallık’ta uygulanan sosyal devlet sistemi, ihtiyaç sahibi bireylerin yaşam standartlarını korumayı hedefler ve oldukça geniş bir sosyal yardım sistemi üzerine kuruludur. Gelir düzeyi düşük ailelerden işsiz bireylere, yaşlılardan engellilere kadar farklı gruplara yönelik çeşitli yardımlar yapılır. Son birkaç yıl içinde Universal Credit (Evrensel Kredi) başlığı altında toplanan yardımlar, tüm bütçeden toparlanmaya rağmen bazı farklılıklar gösterir. Bu hafta ve gelecek hafta, devlet yardımları ve son aylarda daha sıkı uygulamaya başlanan yasalar nedeniyle haksız kazanç elde edenlere yönelik sıkılaşan uygulamalar üzerine yazacağım.
18.yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’da hız kazanan sanayileşme ve gelişen işçi sınıfı, üretimden gelen gücünü kullanıp örgütlenmeye başlayınca dünyadaki dengeler değişti. Dayanışma ve birlik, sınırsız sömürüye dayanan kapitalist sistem için tehdit oluşturmaya başladı. Ortaya çıkan sosyalist devletlerden çekinen sanayileşen batı ülkeleri, özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ara yol olarak ‘sosyal devlet’ anlayışını geliştirdiler. Günlük çalışma saatleri sekize düşürüldü, yıllık izin, işsizlik ve emeklilik başta olmak üzere birçok haklar getirildi.
Bunun yanında kilise ve zenginlerin sadakaları ile hayatta kalmaya çalışan ‘dezavantajlı ve muhtaç insanlara’ devlet yardımları kurallara bağlandı. Sistemli devlet yardımlarının dünyadaki en iyi örnekleri de şüphesiz ki Batı Avrupa ülkelerinde uygulandı ve uygulanmaya devam ediyor. İşin ideolojik tarafını bir kenara bırakıp yardımlara dönersek, 90’lı yıllarda dağılan sosyalist sistemlerin artık daha fazla tehdit oluşturmadığını düşünen ‘zengin batı bloğu’, sosyal devlet anlayışından uzaklaşmaya başladı.
Birleşik Krallık’ta yaşayan bizler bu konuda şanslı sayılırız; halen her şeye rağmen güçlü sosyal devlet sisteminin Britanya’da olduğunu söylersek haksızlık etmiş olmayız. Parasız sağlık, üniversite bölümü borçlandırılsa da genel olarak ücretsiz ve iyi düzeyde eğitim, yaşadığımız ülkenin vatandaşlarına sağladığı güzel imkanlardır. Bunun yanında kira, geçinme ve işsizlik desteklerini de unutmamak gerek. Birleşik Krallık’ta ikamet edenlerin kazandığı bu hakların dağıtılması ve yaşanan suistimallerin engellenmesi için zaman zaman yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Son yıllarda özellikle gündeme gelen konulardan biri de, 3 haftadan fazla yurt dışında kalan kişilerin devlet yardımlarının kesilip kesilmeyeceği konusudur. İki hafta sürecek bu yazılarda, bu durumun detaylarını ve hangi yardımları nasıl etkilediğini ele alacağız.
Birleşik Krallık’ta Devlet Yardımları ve İkamet Şartı
İngiltere’de sosyal yardımların çoğu, kişinin Birleşik Krallık’ta fiilen yaşaması şartına dayanır. Şüphesiz birçok insan biliyordur; bilmeyenler ve hatırlatma amacıyla kısaca yardım türlerini özet geçmekte yarar var. Bu yardımlar kısaca: Universal Credit (Evrensel Kredi), düşük gelirli bireyler ve aileler için sağlanan temel gelir desteğidir. Jobseeker’s Allowance (JSA), iş arayanlara verilen işsizlik yardımıdır. Personal Independence Payment (PIP), engelli bireyler için bağımsız yaşam desteğidir. Housing Benefit (Kira Yardımı), kira ödemelerine destek sağlamak amacıyla verilen yardımdır. Child Benefit (Çocuk Yardımı), çocuk sahibi ailelere sağlanan mali desteklerdir.
Bu yardımların devam edebilmesi için, yardım alan bireyin Birleşik Krallık’ta sürekli ikamet etmesi ve devletin bilgisi dahilinde olması gerekir. Uzun süreli yurt dışı seyahatleri, yardımların askıya alınmasına veya tamamen kesilmesine yol açabilir. Son on yıl içinde özellikle bazı ülkelerden gelen insanların organize olarak bu tür yardım haklarını kötüye kullanmaları, sisteme büyük zarar verdi ve hükümeti daha sıkı önlemler almaya sevk etti. Kural ihlallerini sadece bir bölgeye, ülkeye bağlamak ve genellemek tabii ki yanlış olur, fakat ihlallerin toplu ve organize yapıldığını gösteren birçok olay dikkatleri oralara yöneltiyor. İhtiyacı olan insanları koruyan ve özünde çok doğru olan bu sistem, kötü kullanım nedeniyle şimdilerde herkesi ince elekten geçiriyor.
3 Haftadan Uzun Yurt Dışı Seyahatleri ve Sonuçları
İngiltere’de sosyal yardım alan bir kişi, 3 haftadan uzun süre yurt dışında kalmayı planlıyorsa veya kalmışsa, Department for Work and Pensions (DWP) yani Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı’na bu durumu bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmazsa, bu durum yardımın kesilmesine veya geri ödeme talebine yol açabiliyor. Sağlık ve bazı diğer istisnalar bulunsa da uzun süreli yurt dışında kalmak, insanları sıkıntıya sokuyor. Türkiye kökenli yaşlılar, kış aylarını İngiltere’de, yaz aylarında ise Türkiye’deki köylerinde geçirmek gibi bir alışkanlığa sahipti. Bu kuralın son aylarda sıkı sıkıya uygulanması, en çok onları zor durumda bıraktı. Emeklilikten değil de devlet yardımları ile geçinen ve çocuklarına muhtaç olmayarak yaşayan yaşlılar, yeni uygulamadan çok fazla etkilendiler.
Gelecek hafta bu konuda yazmaya devam edeceğim….
- Göçmene 20 yıl pranga, Halka kemer sıkma
- Merkez Partiler Oy Kaybediyor, Solda Alternatif Green Parti
- Ekonominin Vicdanı Vergidir
- Enerji Faturaları Cep Yakıyor, Hükümet Çare Peşinde
- İngiltere’de Enflasyon Neden Düşmüyor?
- Kaçak Göçmen ‘Out’, Nitelikli Göçmen ‘In’
- Yapay Zekâ İşsizliği Artırır mı?
- İngiltere Ekonomisi Durağanlığa mı Gidiyor ?
- Labour’un Tehlikeli ve Zor Sınavı
- İstifa



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON





