Mustafa Çetinkaya
Dünyada değişen güç dengeleri sınırları ve etnik ayrışmaları körüklüyor, bu da yıllardır var olan sorunlu ülkelere yenilerinin katılmasına yol açıyor.
Balkanlar ve Kafkasya yeniden dizayn edildi, şimdi sıra Orta Doğu’da. Var olan sınırlar birilerine yetmiyor, haritalar masaya açıldı cetveller ele alındı, her zaman olduğu gibi yeni sınır planları teoriden pratiğe doğru ilerliyor.
Son otuz yılda listeye onlarca yenisi eklenen bu sorunlar içinde bir tanesi var ki hepsine taş çıkartıyor. Suriye’nin içine atıldığı durum, Türkiye’nin de dahil olduğu karmaşık bir denklem. Afganistan, Libya, Yemen, hatta Irak sorunlarından çok farklı seyrediyor. Oralarda taraflar ittifaklar ve cepheler az çok belliydi, burada çıkarlar ve taraflar borsa gibi günlük değişiyor. Savaşın başında ABD ile birlikte hareket eden Türkiye’nin çıkarları zaman içinde farklılaştı. Bunun yanında NATO’nun ‘ebedi ve ezeli düşmanı’ Rusya son yıllarda Türkiye ile çok yakın görüşüyor.
Suriye’de yaşanan iç savaşta bir çok ana aktörün çıkarı değişik konularda yan yana veya karşı karşıya gelebiliyor. Suriye’de yaşayan Sünni Müslümanların çıkarları ve ‘Esad Rejiminin gitmesi konusunda Türkiye ile ABD aynı düşünüyor. İdlib’in savaş artığı teröristlerden temizlenmesi konusunda bölgenin ana aktörleri ABD, İsrail, Rusya ve İran’ın görüşleri arasında büyük benzerlik var. Suriye’nin kuzeyinde YPG-PKK ile ABD’nin yakınlığı Türkiye’yi rahatsız ediyor. ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde kalıcı olmasını istemeyen Rusya ile Türkiye’nin politikaları aynı. Suriye ve dolayısıyla Rusya üzerinde baskı oluşturan İdlib bölgesinin korunması konusunda da Türkiye ile ABD’nin çıkarları bir birine yakın. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde Kürt bölgelerinin kurulup gelişmesi de İran ve Türkiye’yi aynı derecede rahatsız ediyor. Esat Rejiminin kalması-gitmesi konusunda farklı düşünen iki komşu ülke bu konuda fikir birliği içindeler.
ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE DOST YOKTUR ÇIKAR VARDIR
Son yıllarda çok yakın gibi gözükseler de Rusya, Türkiye’yi Kuzey Suriye’de işgalci görüyor. Türkiye ve ABD’nin ortak petrol arama faaliyetleri Rusya’yı rahatsız ediyor. Türkiye’nin son aylarda ABD ile yakınlaşmaya çalıştığının farkında olan Rusya, Türkiye’yi kaybetmek istemiyor.
Uluslararası ilişkilerde dost düşman yoktur, çıkarlar vardır. Bir taraf ile yakın ilişki kurmak diğer dominant güçlerle düşman olmanızı gerektirmez. Osmanlı İmparatorluğu son yüz yıllarında doğu – batı dengelerini iyi kullanarak savaşmadan birçok kazanım elde etmişti. Aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti’de bu politikayı takip ederek çıkarlarını ve güvenliğini korudu. Yüz yıllar içinde kurulan ilişki ve dengelerin yüz dakikada bozulması onarılmaz sorunlara yol açıyor. Son tahlilde tüm savaşların kökeni ekonomik nedenlere dayanıyor ve uzun ömürlü dostluklar, ebedi çıkar ortaklığı üzerine kuruluyor.
Daha az kan, daha barışçıl bir coğrafya için bölgede yaşayan komşularla yakın ilişkilerde bulunması, sorunları kalıcı çözmek için daha etkili bir politika olacaktır. Kendine bir üs, verimli petrol alanları arayan işgalci güçler işleri bitene kadar bölgeye ilgi gösterecekler, sonra çekip gidecekler. Bin yılllardır olduğu gibi Balkanlar’da Kafkaslar’da Anadolu’da ve Orta Doğu’da yaşayan insanlar acılar yaşayacak ve olanlardan sonra yaralarını saracaklar.
- İlk Evi Almak İçin Doğru Zaman mı?
- Keir Starmer için geri sayım başladı!
- Çocuklar İçin Sosyal Medya Yasağı
- 2025 Yılı Yurtta ve Dünya’da Nasıl Geçti
- Sağ ve Sol İktidarların Farkları
- İktidara Gelenler Mümkünse Bir Daha Seçim Yapmak İstemiyor ?
- Ekonomiyi mi, Yoksa Algıları mı Yönetiyorsunuz?
- Göçmene 20 yıl pranga, Halka kemer sıkma
- Merkez Partiler Oy Kaybediyor, Solda Alternatif Green Parti
- Ekonominin Vicdanı Vergidir



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




