Uzman Psikolog Dr Gözde Arslan
Etnik azınlık çocuklarda özel eğitim gereksinimlerini gözden mi kaçırıyoruz ?
Çocuk ve ergenlerle çalışan bir psikolog olarak, yıllarca “yaramaz”, “sorun çıkaran” veya “uyumsuz” olarak tanımlanan çocuklarla sıkça karşılaşıyorum.
Ancak zaman içerisinde bu çocukların birçoğunda davranışların altında yatan özel eğitim gereksinimleri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), öğrenme güçlükleri veya duygusal düzenleme sorunları olduğu ortaya çıkabiliyor.
Bu durum önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Acaba davranışı mı görüyoruz, yoksa davranışın altında yatan ihtiyacı mı anlıyoruz?
Etnik azınlık kökenli çocuklar, özel eğitim gereksinimlerinin fark edilmesi ve uygun desteğe ulaşmaları konusunda ek engellerle karşılaşabilmektedir.
Araştırmalar; kültürel damgalanma, nörogelişimsel farklılıklar hakkında bilgi eksikliği, dil bariyerleri, ayrımcılık ve hizmetlere erişimde yaşanan güçlüklerin tanı ve destek süreçlerini geciktirebildiğini göstermektedir.
Okul ortamlarında çoğu zaman çocuğun davranışı ön plana çıkarken, bu davranışların altında yatan nedenler yeterince araştırılmayabilir. Sonuç olarak yalnızca davranışı kontrol etmeye yönelik müdahaleler uygulanırken, asıl ihtiyaçlar gözden kaçabilir. Aileler açısından da süreç her zaman kolay değildir.
Bazı ebeveynler toplum içinde etiketlenme korkusu yaşayabilir, çocuklarının sorunları nedeniyle yargılanacaklarını düşünebilir veya mevcut destek sistemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabilir. Daha önce yaşanan olumsuz deneyimler de yardım arama davranışını etkileyebilir.
Psikolojik müdahalelerde amaç, davranışa sadece bir sorun olarak bakmak yerine çocuğu bütüncül bir çerçevede değerlendirmektir. Bu süreçte DEHB gibi nörogelişimsel durumların değerlendirilmesi, ailelere ve çocuklara psikoeğitim verilmesi ve davranışların altında yatan dikkat, dürtü kontrolü veya duygu düzenleme güçlüklerinin anlaşılması önem taşır.
Bunun yanında zorbalık, ayrımcılık ve sosyal dışlanma gibi deneyimlerin çocukların ruhsal dünyası üzerindeki etkileri de mutlaka dikkate alınmalıdır.
Çocuklar gelişimsel, kültürel, duygusal ve sosyal bağlamları içinde değerlendirildiğinde çok daha net bir tablo ortaya çıkar.
Çünkü davranış çoğu zaman sorunun kendisi değil, bir iletişim biçimidir. Erken fark edilen ihtiyaçlar, çocukların eğitim ve yaşam yolculuğunda önemli bir fark yaratabilir.
Uzman Psikolog Dr. Gözde Arslan
Tel: 07412 327349
- Yaz Tatili Başlıyor… Peki Otizmli Çocuklar Hazır mı?
- Kahramanmaraş Okul Saldırısı Sonrası Otizm Tartışması: Kolay Cevapların Tehlikesi
- Bilgi Çok, Netlik Az
- Dijital Çağda Hata Yapma Hakkı ve Ebeveynin Rolü
- Otizmi Paracetamol ile değil, politik ihmallerle açıklayabiliriz
- Okullar Başladı: Hem Çocuklar Hem Ebeveynler İçin Zorlayıcı Bir Geçiş Olabilir
- Sosyal Medya Çağında Otizmle Ebeveynlik
- Göçmen Topluluklar İçin Büyük Fırsat: Otizm Yasası 2009 Üzerine Görüş Bildirme Zamanı!
- Politik Belirsizlik ve Ruh Sağlığı
- Çocuklara Gerçekleri Anlatmak: Sağlıklı ve Duygusal Bir Yaklaşım

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




