Faruk Eskioğlu
Dostlar toplumda kaçırılmayacak iki söyleşiye katılmanızı öneririm.
İlki Vehbi Koca’dan fotoğraf sunumuyla Kuzey İrlanda deneyimi, İkincisi de Avusturya’dan gazeteci yazar Kadim Ülker’den, “Aşık Veysel Anma ve Söyleşi Günü”…
İşte ayrıntılar:

VEHBİ KOCA’NIN GÖZÜNDE KUZEY İRLANDA:
Fotoğraf sanatı, belgesel fotoğrafçılık denilince adı marka olan Vehbi Koca, “Çatışmadan Müzakereye Kuzey İrlanda Deneyimi” başlıklı bir fotoğraf sunumu yapacak.
31 Mart Salı 19’da “22 Moorfield road N17 6PY” adresindeki DAY MER’de yapılacak söyleşiye bütün toplum davetli.
Koca’nın, “Tüm dostları bu sunuma bekliyorum” başlıklı çağrısı şöyle: “Kuzey İrlanda’da yaşanan uzun ve acılı çatışma süreci, bir toplumun en derin yaralarının bile diyalog, cesaret ve karşılıklı tanıma ile iyileşebileceğini gösteren güçlü bir tarihsel deneyimdir.
On yıllar boyunca süren ve dünya literatüründe The Troubles olarak bilinen dönem, yalnızca politik bir mücadele değil; aynı zamanda kimlik, hafıza ve adalet arayışının iç içe geçtiği bir insanlık dramıydı.
Bu karanlık dönemin ardından gelen “Good Friday Agreement” ise, düşmanlıkların sonsuza kadar sürmek zorunda olmadığını, en sert ayrışmaların bile diyalogla dönüşebileceğini kanıtladı.
Bu deneyim, Türkiye’de barış ve kardeşlik üzerine düşünürken önemli bir perspektif sunuyor.
Çünkü Türkiye de farklı kimliklerin, kültürlerin ve tarihsel hafızaların bir arada yaşadığı karmaşık bir toplumsal yapıya sahip.
Kuzey İrlanda’da olduğu gibi, kalıcı bir barış yalnızca siyasi anlaşmalarla değil; toplumun birbirini görmesi, dinlemesi ve ortak bir gelecek hayal edebilmesiyle mümkün olabilir.
Barış, bir tarafın diğerine üstün gelmesi değil; herkesin kendi hikâyesini kaybetmeden ortak bir yaşam kurabilmesidir.
Fotoğraf tam da bu noktada güçlü bir araç haline gelir.
Görsel sanatlar, özellikle de belgesel ve yaratıcı fotoğraf, çatışmaların arkasındaki insan hikâyelerini görünür kılar.
Bir fotoğraf, bazen uzun siyasi tartışmalardan daha güçlü bir şekilde empati kurmamızı sağlar.
Kuzey İrlanda’da duvar resimleri, sokak fotoğrafları ve toplumsal bellek üzerine yapılan görsel çalışmalar, toplumun kendi geçmişiyle yüzleşmesine katkı sunmuştur.
Görüntüler, yalnızca acıyı kaydetmez; aynı zamanda iyileşmenin ve umut arayışının izlerini de taşır.
Bu nedenle fotoğraf sunumları ve görsel anlatılar, barış sürecine yalnızca estetik bir katkı sunmaz; aynı zamanda bir tanıklık alanı yaratır.
Bir kare, geçmişte yaşanan çatışmanın izlerini gösterirken aynı anda geleceğe dair bir soruyu da ortaya koyar: Birlikte yaşamak mümkün mü? Kuzey İrlanda deneyimi bize şunu hatırlatıyor: Barış, bir gün içinde gerçekleşen bir mucize değil; sabırla inşa edilen uzun bir toplumsal süreçtir.
Fotoğraf ise bu sürecin hem hafızası hem de vicdanıdır.
Görüntüler, toplumların unutmaya meyilli olduğu anları hatırlatır ve bizi yeniden düşünmeye davet eder.
Türkiye’de barış ve kardeşlik fikrinin güçlenmesi için de belki en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri budur: Birbirimizin hikâyelerine bakabilmek.
Çünkü bazen bir fotoğraf, yıllarca süren sessizliği kıracak ilk cümle olabilir.

” KADİM ÜLKER’İN SÖZLERİYLE AŞIK VEYSEL:
Avusturya’dan gazeteci yazar arkadaşım Kadim Ülker, “Aşık Veysel Anma ve Söyleşi Günü”nde konuşmacı olarak Londra’da olacak.
“14a Graham Road E8 1BZ” adresindeki Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nin 4 Nisan Cumartesi günü saat 17’de düzenleyeceği etkinliğe bütün toplum davetli.
Ülker’in hemşehrisi Aşık Veysel ile ilgili pek çok makalesi ile “Aşık Veysel, Sosyal Çevresi ve Sivrialan” başlıklı kitabı bulunuyor.
Ayrıca “Soru ve Cevaplarla Avusturya İş Hukuku Kılavuzu” ve “Avusturya’da 60 yıl: Misafirlikten Ev Sahipliğine” kitabı da Nobel Yayıncılık tarafından yayımlandı.
Yazar son kitabıyla ilgili “Avusturya’ya Türkiye’den göçün altmış yıllık süresinde yaklaşık 40 senelik mesleki hayatımda çok yoğun anılarım birikti.
Bu anılarımın bir kısmına da bu çalışmamda yer vermek istedim.
40 yıllık süre içinde tanıdığım o ilk kuşağın anıları ve şahsi hikayelerine yer verilmezse bu çalışma eksik olacaktı.
İlk kuşağın yaşadığı zorluklar, sonra Türkiye’den evlenip de gelen kadınların yaşamlarından anılar da kitabımda insan resimleri olarak yer aldı” diyor.
Ülker, 1987’den emekli olduğu 2025’e kadar Viyana İşçi Odası’nda çalıştı.
- Dünyanın ilk anti nükleerci mahkumu Vanunu’yla tanıştırırım
- Düğünlerde yozlaştırılan bir gelenek: Takı
- Huyumuz kurusun, biz böyleyiz…
- Sadiq Khan’ın önlenemeyen eriyişi
- Yoksuluz, daha da yoksullaşıyoruz çünkü…
- Londra’da sanat etkinlikleri mi dediniz?
- Aman yapay zeka mağduru olmayın !
- Davos’tan “kötü günler geliyor” mesajı
- İffet Renda’nın ardından
- Londra’da 40’ıncı yılın muhasebesi

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON



