Berna Uytun Önk
Kaldığımız yerden devam…
Kasım ayında annemin o illet hastalığa yakalandığını öğrendiğim günden beri hayata bakış açım, yaşama biçimim, önemsediğim şeyler… kısacası hayattaki tüm önceliklerim yerinden oynadı. Bir anda değil belki ama yavaş yavaş her şeyin anlamının değiştiğini fark ettim.
İnsan bazen bir haberle değişir.
Bir doktor odasında duyduğu tek bir cümleyle..
O günden sonra sanki hayatımın ekseni kaydı. Daha önce büyük sandığım meseleler bir anda küçüldü. Önemli sandığım bazı şeyler ise anlamsızlaştı. Sanki dünyaya yeniden gelmiş gibiyim… Olan biteni ilk kez görüyormuş gibi bakıyorum hayata.
Anlamaya çalışıyorum.
Çünkü insan bazen en çok korktuğu şeyle yüzleşince gerçekleri görüyor. Sağlığın ne demek olduğunu, bir sarılmanın nasıl insanın içini rahatlattığını, bir telefonun ne kadar değerli olabileceğini o zaman anlıyor.
Ben de bu süreçte karmakarışık duyguların içinden geçtim.
Bedenim değişti.
Ruhum değişti.
Zihnim değişti.
Beni uzun zamandır tanıyan insanlar bazen aynı şeyi söylüyor… “Sen değişmişsin.”
Belki de doğru.
Bir zamanlar sivri olan dilim yumuşadı. İnsanlara karşı kurduğum duvarlar eridi. Önyargılarım parçalandı. Hayatın sert gerçeğiyle yüzleşince insanın içindeki sertlik de kırılıyor galiba.
Bugün artık hayatta tek bir dileğim var.
Sağlık.
Sevdiklerimin sağlığı..
Ailemin sağlığı..
Arkadaşlarımın sağlığı..
Hatta kapımın önünde dolaşan kedilerin bile sağlıklı olması.
İnsan böyle zamanlarda hayatın özünü fark ediyor. Büyük planlar, büyük hayaller elbette güzel… Ama önce iyi olmak gerekiyor.
Elbette bu süreci yönetmek kolay değildi.
Çünkü bizim toplumumuzda herkes bir konuda mutlaka bilirkişi. Herkesin bir önerisi, bir yorumu, bir kesin bilgisi var. Bu da bazen doğruyla yanlışı ayırmayı daha da zor hale getiriyor.
Bir yandan hastalıkla mücadele eden bir aile.. Diğer yandan iyi niyetli ama yorucu tavsiyeler..
Doğruyu anlatmak, bazen insanlara gerçeği kabullendirmek benim için kolay olmadı. Ama zamanla bunun da üstesinden geldim.
Belki de bu süreç beni bambaşka bir Berna’ya dönüştürdü.
İnsan bazen hayatının ortasında durup kendine şu soruyu soruyor…
Ben bugüne kadar neyin peşindeydim?
Çünkü hayatın tadı değişiyor.
Bir kahvenin kokusu daha anlamlı oluyor…
Bir mesaj daha değerli..
Bir sarılma daha sıcak..
Belki ağzımın tadı değişti.
Belki de hayatımın.
Ama bildiğim bir şey var…
Hayat planladığımız gibi ilerlemiyor. Anladığımız gibi ilerliyor.
Ve bazen insan en büyük değişimini en zor zamanlarında yaşıyor.
Neyse..
Sizler nasılsınız?
Özlediniz mi beni? 🥀
- “Standart Günlerin Kıymeti”
- Kasım’ın Eşiğinde Yeniden Kurulan Hayat
- Sosyal Medya Mahkemesi
- Sosyal Medyanın Parıltılı Yalanı
- İnsanın Aynası, Çıkarın Gölgesi
- Yazarken kendini bulanlar kulübü
- Gurbet içimizde büyür
- Bir gün değil bir ömürlük devrim
- İçsel arınma ve zihinsel özgürlük
- Turnam ile yeniden kanatlanmak

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




