Mustafa Çetinkaya
İzlediğimiz dizilerden, haberlere, çizgi filmlerden yaşadığımız sokağa kadar her yerde şiddet, savaş ve ölüm var. En çok beğenilen en çok reyting alan diziler kural tanımayan, kanun ve adaletin olmadığı aksion filimler arasından çıkıyor.
Eskilerde oyuncluğu zayıf aktörler; kurgusu ve derinliği olmayan yönetmenler şiddet ve aksiyon filmleri yaparlardı. Günümüz dünyasında kaliteli oyuncu, yönetmen ve yapımcılarında bu sektöre eğildiğini görüyoruz. İzlemesi kolay bu diziler, insanların içindeki ‘ilkel duygulara’ hitap ettiği için geniş kitlerin ilgisini kolayca çekiyor. Mafya dizilerinde ‘racon kesen’ mahalle kabadayıları, kanun koyucu durumunda. Devlet, hukuk ve polisin yerini alan bu ağabeyler, reisler adaleti hızlı ve doğrudan uyguluyorlar! Kötülere anında verilen cezalar bir çok insanın hoşuna gidiyor. Ya o insanlar gerçekten suçlu değilse, kendi iktidar ve hegomonyasını kurmak isteyelerin göz boyamasıysa? Ya mağdur olanlar sizlerin yakınlarıysa? Adalet ince iştir, o nedenle sembolü de terazidir. Hukuk ve adalet uygularken terazinin ölçüsü şaşırmamalı ve kararlar bir insanın iki dudağı arasından kolayca çıkmamalı…..
TV kanallarında, dizilerde çizgi filmlerde şiddet var da içinde bulunduğumuz dünyada yok mu? Ortadoğu’da aylardır devam eden vekalet savaşlarının yerini asli savaşlar alıyor. Büyük güçler, silah ve para verip kullandıkları ’taşeron’ örgütleri bir kenara itip, füze savaşları aşamasına geçtiler. Yıllardır söylene gelen ‘3.Dünya Savaşı Suriye’den çıkacak’ tezi yine gündemde? Kayde değer bir petrol rezervide bulunmayan Suriye, Orta Doğu dengelerinin ‘mihenk taşı’ durumunda. İpler burada karışıyor ve yüksek gerilimli elektirik hatları burada bir birlerine çok yaklaşıyor.
Bir çok büyük savaşa beşiklik etmiş Orta Doğu coğrafyası yeni ve büyük bir savaşa hazırlanıyor. Korkarım bu sefer kılıç kalkan ve konvansiyonel silahlar yerine nükler füzeler kullanılacak. Savaşları ülkelerinden uzak tutmaya çalışan büyük aktörler kozlarını Orta Doğu’da Suriye üzerinde paylaşacaklar. Bir kez daha ‘Bıçak taşıyan bıçakla ölür’ kuralı tecelli edecek gibi. Füze taşıyanlarda füzellerle ölecek, fakat korkarım yüzlerce masum insanda birlikte. Irak Savaşı’nda milyonlar ölmüştü, Libya’da öyle. Şimdi sırada ‘diktatörlükle yönetilmekle suçlanan Suriye var’. Kimyasal silah yalanlarıyla yeni bir savaş mı başlatılacak? Diktatörlükle yönetildikleri gerekçesiyle ülkeleri yerle bir edenler, Birleşmiş Milletler ve ulusal parlementolarından karar çıkarmaya gerek görmeden, kendi kafalarına göre savaş kararı almaya başlamaları çelişki değil mi? Petrolü çok olan ve paralarını belli ülkelere yatıran ve oradan her yıl milyarlarca dolarlık silah alanların diktatörlükleri kimseye batmıyor mu?
Öyle günler yaşıyoruz ki, yine Orta Doğu’da çok sayıda kara gözlü çocuk ölecek. Milyonlarca insan yaşadıkları yerden batıya doğru göç ettirilecek, yüz binlerce masum ölecek, binlerce kadına tecavüz edeilecek, evler ocaklar sönecek. Diktatör denilenler gidecek belki ama ortada dikili hiç bir şey kalmayacak. Hep aynı seneryo hep aynı şekilde yaşanıyor. Dünya düzeninin yeniden tanzim edilmek istediği bu yıllarda ülkelerini şavaştan ve yıkımdan koruyabilen liderler, büyük devlet adamı olarak anılacak…..
- Zor Zamanlarda Yaşamak Bize Mi Düştü?
- 7 Mayıs seçimlerinin Britanya için anlamı
- Londra’da ev almak için doğru zaman mı?
- Başbakan Starmer’ın Sessiz Çöküşü
- Altın ve Gümüş Neden Bu Kadar Hızlı Yükseliyor?
- İşçi Partisi’nde Liderlik Oyunları
- Çocukların Ekranla İmtihanı: Yasak mı, Akılcı Koruma mı?
- İlk Evi Almak İçin Doğru Zaman mı?
- Keir Starmer için geri sayım başladı!
- Çocuklar İçin Sosyal Medya Yasağı

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




