Faruk Eskioğlu
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile, sonra da Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile görüştü. BBC’nin haberine göre; Guterres’in adadaki temaslarının ardından sonbaharda Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarının yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin katılımıyla yeni bir 5+1 formatlı konferans düzenlemeyi ve süreci daha somut bir aşamaya getirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Guterres’in temsilcisi Holguin Cuellar’ın tarafları federal bir zeminde çözüme yaklaştırmak için bir çözüm planı taslağı hazırladığı haziran ayında Kıbrıs Rum basınında çıkan haberlerde yer aldı. Plan, iki kurucu devletin oluşturduğu tek bir uluslararası yapının oluşturulmasını, yönetiminin de Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarınca paylaşılmasını içeriyor. Planda Kıbrıs Türk tarafının başta kapalı Maraş bölgesi olmak üzere bazı toprakları iade etmesi, Kıbrıs Türk tarafına doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas haklarının sağlanması gibi unsurların yer aldığı basına yansıdı. Bu girişimin diğerlerinden dezavantajlı yanı Türkiye’nin artık iki devletli çözümdeki ısrarı ile Rum kesiminin de NATO’ya girerek güvenlik şemsiyesi kazanıp Türkiye’nin karşısına NATO üyesi olarak çıkma çabası sayılır. Avantajı ise 2025’te cumhurbaşkanı koltuğuna oturan Tufan Erhürman’ın kalıcı barışta samimi olması ve BM tarafından benimsenen federal yapı altında bir çözümü desteklemesi.
Ada’da barış rüzgarı eseceği haberi bile Kıbrıslı toplumda hareketlilik yarattı, umudu yeşertti. Londra’daki köklü kuruluşlardan TCCA açıklamasında girişimi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “Bu tarihi olayın ve oluşturduğu ciddiyetin de farkındayız. Kıbrıs türk toplum merkezi olarak Sayın Antonio Guterres’in barış ve federal çözüm çabalarını içtenlikle desteklediğimizi bildirir, genel sekretere çalışmalarında başarılar dileriz” denildi.
Peki Kıbrıs sorununa nasıl gelindi? Kes sakla türünden işte Kıbrıs sorununun özeti:
* Kıbrıs 1950’lerin ikinci yarısına kadar İngiltere sömürgesi olmasına karşın sosyal haklar konusunda dünyanın en ileri bölgelerindendi. Kıbrıs İşçi Sendikaları Federasyonu’nda (PEO) iki halkın işçileri örgütlüydü.
* Dünyada yıllık izin ve fazla mesai ücretinin ilk uygulandığı ve iş bulma kurumu gibi emeğin sendikadan kiralandığı dolayısıyla sosyal haklar ve refahın çok yüksek olduğu bir adaydı.
* ABD ve Batı’ya kötü örnek olacak bu sistem, iki toplum birbirine düşman edilerek bölündü. Ayrımcı Rumların EOKA’sı kendi toplumundan polisleri ve Türklerin TMT’si ise yalnızca kendi toplumundan sendikacıları öldürdüler.
* 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde 3 ülke garantör oldu. Birleşik Krallık eski sömürgesindeki askeri üslerini ayrı bir anlaşmayla korudu. 1974’de faşist EOKA darbesi karşısında Türkiye’nin adına “Barış” dediği müdahale ile ada ikiye bölündü.
* Batı önce bu müdahaleyi desteklese de ileriki yıllarda Türkiye’nin “al gülüm ver gülüm” hesabı tutmadı ve Rumların hukuk mücadelesi sonucu Türkiye uluslararası alanda işgalci konumuna düştü.
* Tarih 1974’deki müdahaleden tam 30 yıl sonra 2004’te Kıbrıs’ta çözüm için bir şans doğdu. Rum tarafında Kıbrıs Komunist Partisi AKEL lideri Hristofyas, Türk tarafında da kardeş parti CTP’nin lideri Mehmet Ali Talat cumhurbaşkanları olarak BM nezdindeki görüşmelere katıldılar. BM Genel Sekteri’nin adıyla anılan Annan Planı’nda anlaşma sağlandı ve iki toplum da çözüm planını halka sordu.
* Kıbrıs Türk Halkının yüzde 65’i “Evet” derken, AKEL çekimser kalınca Güney’den yüzde 76 “Hayır” oyu çıktı… Böylece iki kardeş parti bu tarihi şansı tepmiş oldu…
* Günümüzde kesintiye uğrayan ve yeniden başlayan görüşmeleri KKTC’nin soldaki cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Türkiye’nin yalnızca Rum lider olarak tanımladığı Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadi sürdürüyor. Nikos Anastasiadis’in merkez sağdaki Demokratik Seferberlik Partisi referanduma “Evet” demişti…
* 2004’te iki sol liderin yapamadığını bir solcu bir sağcı lider Akıncı ve Anastasiadis 2017’de Cenevre’de “Beşli Konferans”ta çözüm aradılar. İki lider de adada tek başına çözümü yakalamasının mümkün olmadığı, uluslararası konjonktürün de çözüm iradesinde olması gerektiği bilincindeydiler. Ne yazık ki görüşmelerden sonuç çıkmadı.
* Çözüm metni ortaya çıktıktan sonra iki toplum da referanduma gidecek, eğer onaylanırsa kalıcı barış gerçekleşmiş, böylece dünyanın en güzel adalarından Kıbrıs’a barış gelmiş olacak.
- İngiltere’nin kargaları
- Türkiye’den beyin göçü araştırması…
- Memlekete aracıyla gidecekler aman dikkat…
- Olası başbakan Burnham’ı tanıştırırım…
- Kuzey İrlanda saldırganları bizim topluma da yönelebilir
- Dünya Kupası’nda işin şirazesi iyice kaydı
- Kaçırılmaması gereken sanat etkinlikleri…
- Festival sezonu başlıyor! Londra parkları şenlenecek
- İki yeni yazar, iki yeni kitap
- İfade özgürlüğüne iki anı

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




