English

Din Ve İnanç Sömürüsü…

Neslihan Doğan 10 Haziran 2019

Londra öğrencilik yıllarım ve sene 1998. Londra’nın merkezi Soho bölgesinde ki bir kolejde, önemli bir İngilizce sınavına hazırlanıyorum. Yakın arkadaşlarım İtalya, Japonya, Brezilya, İspanya, Almanya, Fransa gibi farklı ülkelerden. İngilizcem etkilenmesin diye okuldaki Türk öğrenciler ile ders dışında görüşmüyorum.

Bir gün vefat etmiş babasının ruhunu Tanrı olarak kabul eden Japon arkadaşımız bizi hemen yan sokakta, küçük bir tapınağa gitmeye ikna ediyor.

O zamanlar semavi dinler ve Yunan mitolojisi dışında bil­gim olmadığından bu tapınağın hangi inançla alakası olduğuna dair bir fikrim yok.

Tek bildiğim tüm Oxford Street boyunca kafaları kazın­mış, ayakları yalınayak, turuncu kumaşlara sarılmış şekilde, elle­rindeki zilleri her gün çalan ve Hara Krishna şarkısı söyleyen kadınların, erkeklerin hepsi bu tapınakta toplanmış.

Sonradan tabi ki Hara Krishna’nin bir mantra (zikir) olduğunu, Hindu inancına göre şarkı söylemelerinin ve dans etmelerinin Tanrıyı yüceltmek maksatlı olduğunu öğrenecek­tim. Tapınağın girişinde devasa bağdaş kurmuş bir adam heykeli ve her tarafta değişik figürlü kü­çük heykeller, resimler ve mum­lar vardı.

Önce kendilerine has mantra­lar ile dualar ve sonra bir çeşit vaaz verildi. En son lezzetli ve­jetaryen yemek ve ardından tatlı dağıtıldı. Bu lezzetli yemek ve tatlılar bedava olduğu için belli bir süre tapınağa gitmeye devam ettik. Bizim gibi yapan öğrenci çoktu.

Sonuçta Londra hele tam mer­kezde okuyorsanız ciddi pahalı bir şehir. O dönem veya şimdi pek fark etmiyor. Yemek dağı­tımı öncesi dua ritüellerine ka­tılma kuralı vardı. Hiçbir şey an­lamıyorduk dualardan ama çok eğleniyorduk ve halimizden ga­yet memnunduk.

Bugün halen Londra, Soho’da faaliyet gösteren Radha Krishna Temple’a uzun süre sonra merak edip tekrar uğradım. Eski anıla­rım gözümde canlandı ve tebes­süm ettim.

“Görünen o ki bizim tapınakta kapitalist sisteme ayak uydurmuş. Ya da Hinduizm’in günü­müzde daha popüler olmasının verdiği bir özgüven olsa gerek. Artık o lezzetli yemekler tapınağın havalı restoran kıs­mında ücretli olarak satılıyor.”

İşte bu anılarımı bana hatır­latan inanç sistemlerini sorgula­yan ve düşündüren Hint yapımı etkileyici bir film oldu. Film çok tanrılı Hint toplumuna yönelik yapılmış gibi dursa da her dinde olduğu gibi insanlar tarafından dinlerin nasıl sömürüldüğüne nokta atışı yapmış.

Ana kahramanımız küçük bir dükkan sahibi, gözü açık, ateist “Kanji” isimli Hintli bir adam. Din adamları ile dalga geçen, dinin sömürülmesinden hoşlanmayan ama kendisi de bu rahiplerden pek farklı olmayan bir karakter. Çünkü yaptığı işin temeli din sö­mürüsüne dayalı.

Bir gün kutsal bir törende din adamları ile dalga geçer, he­men ardından bir deprem olur ve sadece Kanji’nin dükkanı yıkılır. Olayı bilenler “ Tanrı­lar seni cezalandırıyor” derler. Kanji ise umursamaz ve hemen sigorta şirketine başvurur. Fakat sigorta şirketi Tanrı’dan gelen bir afet olan deprem için para ödenmeyeceğini, çünkü sözleş­mede böyle bir madde olduğunu söyler.

Bunun üzerine Kanji, “Madem Tanrı yıktı dükkanımı, zararım­dan o sorumludur” diyerek Tanrı aleyhine dava açar. Davalı kişiler ise, Tanrının yeryüzündeki tem­silcileri olduklarını iddia eden din adamları ve rahiplerdir.

Film boyunca cahillik, yobaz­lık, insanların aklını kullanmadan tapınma isteği çok net bir şekilde gösterilmiş. Dindar cahilleri kan­dıran, toplumu yönlendiren sö­züm ona din adamlarının çir­kinlikleri, zenginlik içinde yaşa­maları ve sahtelikleri esprili bir şekilde ortaya konmuş. Filmin sonlarına doğru filmdeki diğer ana karakter “Krishna” ( Tanrı) Yaradan kavramının ve inancı­nın gerçeğini, Tanrının tepede, bulutların üstünde değil özü­müzde, her zerrede olduğunu, görevinin sadece doğruyu ve yanlışı göstermek ve sonrasında bunlar arasındaki seçimi aklını kullanarak insanın yapması ge­rektiğini öyle güzel gösteriyor ki, kalbinizden çıkacak sevgiyi, coşkuyu şimdiden tahmin ede­biliyorum.

Sevgiler…

e-mail:info@ndlondon.com

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Stoke Newington’a 400 yeni ev yapılacak

Hackney Belediyesi’nin ödüllü re-jenerasyon projesi kapsamında Stoke Newington’ın Kings Crescent Estate bölümü için planlanan 400 yeni konutun inşaası geçtiğimiz hafta onaylandı.

Prof Dr. İbrahim Sirkeci; Göç bir sorun değil, yönetilmesi gereken acil bir durumdur

İngiltere’de yaşayan Türki­yeli topluma ilişkin çalışmala­rıyla da tanınan Prof. Dr. İbrahim Sirkeci’nin öncülüğünde her yıl farklı bir ülkede yapılan Uluslara­rası Göç Konferansı (The Migra­tion Conference) bu yıl 18 – 20 Ha­ziran tarihleri arasında İtalya’nın Bari şehrinde gerçekleştirildi.

KKTC kültürünü Londra’ya taşıyan 2. Kıbrıs Türk Kültür Sanat Festivali büyük ilgi gördü

Londra’da faaliyet gösteren do­kuz kurumun oluşturduğu İngiltere Kıbrıs Türk Vakfı (TCT-UK) tara­fından düzenlenen 2. Kıbrıs Türk Kültür ve Sanat Festivali, Lee Val­ley Athletics Centre’de gerçekleş­tirildi. Güvenlik şirketinin verilere göre yaklaşık 20.000 kişi festivale giriş yaptı

Sturgeon: Johnson gelirse bağımsızlık referandumu kesin!

Almanya’da yayınlanan Der Spi­egel dergisine konuşan İskoçya Baş­bakanı Nicola Sturgeon, Büyük Bri­tanya başbakanlığı için iki adaydan en güçlüsü olan Boris Johnson’un İskoç halkınca uygun görülmedi­ğini vurguladı.

Gurbetçiler bu yaz Sırbistan sınırında karşılanıyor; Her türlü ihtiyaç için anında destek

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye’ye tatile gelen yurt dışındaki Türk vatandaşlarını Sırbistan’da karşılıyor.

Keman sanatçısı Ezgi Sarıkcıoğlu’nun yıldızı Londra’da parlıyor

Uluslararası birçok ödülün sa­hibi olan genç Türk keman sanat­çısı Ezgi Sarıkcıoğlu müzik kariye­rini Master Programı kapsamında Londra’daki ünlü Royal College of Music’te sürdürürken, aldığı kon­ser teklifleri ile ‘yıldızı parlayan’ müzisyen olarak gösteriliyor.

Gurbetçinin Ana Vatana Giriş Kapısına Ekstra Kameralı Önlem

Kapıkule Sınır Kapısı’nın bulunduğu yol güzargahına güvenliği daha da artırmak amacıyla mevcut kamera sistemine ek olarak yeni kameralar monte edildi.

“Hükümetin öncelikli hedefi bıçaklı suçlarla mücadele olmalı”

Britanya Demokratik Güçbirliği, Kuzey Londra’da gece uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren Barış Küçük’ün geçen pazar günü taziye sonrası düzenlenen saldırıyı protesto yürüyüşüne 5 binin üzerine katılım oldu.

İngiltere genelinde kiralık ev bulma krizi kapıda

Ev sahiplerinin piyasadan çıkmak istemesi uygun fiyata kiralık ev bulmayı zorlaştıracak

Yılbaşından beri Londra’da bıçaklı saldırılarda 59 kişi hayatını kaybetti

Londra’da bıçakla işlenen suçlar korkutucu bir hızla artmaya devam ediyor. Bıçak ve kesici aletlerle işlenen suçlarla yılbaşından bu yana 59 kişi hayatını kaybetti.

Merkez Londra’yı bir günlüğüne araba trafiğine kapatma kararı

Londra Belediye Başkanı Sa­diq Khan, hava kirliliğiyle müca­dele kapsamında, Londra’da 20 kilometrelik yolu bir günlüğüne araba trafiğine kapatma planla­rını açıkladı.

Johnson: 31 Ekim itibariyle Avrupa Birliği’den çıkmış olmak zorundayız

İngiltere Başbakanı Theresa May’in görevi bırakmasının ar­dından başbakanlığın en güçlü adaylarından Dışişleri Eski Ba­kanı Boris Johnson 31 Ekim 2019 tarihine kadar ülkesinin AB’den ayrılığını (Brexit) gerçekleştire­ceğini söyledi.

Keman sanatçısı Ezgi Sarıkcıoğlu’nun yıldızı Londra’da parlıyor

Uluslararası birçok ödülün sa­hibi olan genç Türk keman sanat­çısı Ezgi Sarıkcıoğlu müzik kariye­rini Master Programı kapsamında Londra’daki ünlü Royal College of Music’te sürdürürken, aldığı kon­ser teklifleri ile ‘yıldızı parlayan’ müzisyen olarak gösteriliyor.

Mayfair’in ortasında ‘mini müzik festivali’

Yaz sezonuyla açılan geniş çaplı müzik festivallerinin yanı sıra, Londra’da aynı zamanda daha alter­natif ve küçük ölçekli müzik festival­lerinin de tadı ayrı oluyor.

Olafur Eliasson Yeni Sergisi ile Tate’e Geri Dönüyor

Olafur Eliasson’un ismini daha önce duymamış olabilirsiniz ama sanatını daha önce Tate Mo-dern’de görmüş olma ihtimaliniz yüksek.

Royal Ascot At Yarışları’nda şapkalar konuşuldu

İngiliz Kraliyet Ailesi onuruna düzenlenen Royal Ascot At Yarışları kapsamında yapılan Kadınlar Günü’nde, İngiliz sosyetesi ve kraliyetinden konukların birbirinden ilginç şapkaları her yıl olduğu gibi yine yarışların önüne geçti.

Designed by: Olay Gazeter