Faruk Eskioğlu
Londra’da festival ayı da geride kaldı. Okulların kapanmasıyla çoğumuz memleket yoluna koyulacak. Londra’nın yazı da çekilmez hani. Çoğu arkadaşınız gitmiş siz kalmışsınız. Dünya Kupası ve Wimbledon Tenis Turnuvası da bitiyor. Hani hobi bahçeniz de yoksa can sıkıcı bir durum.
Uçak fiyatları uçaklardan önce uçtu yine. Havayolu şirketlerinin kimi savaşı kimi de koltuk yetersizliğini bahane ederek zam üstüne zam yaptı. Dört üyeli bir ailenin Türkiye ya da Kıbrıs seyahati geçen yılın aynı zamanına göre katlandı. Bazı göçmenler otomobilleriyle seyahati tercih ediyor. Aracıyla gidenlere imreniyorum doğrusu. Kendi aracınla yola düşmek ekonomik olmanın yanı sıra hayatı kolaylaştıran da bir tercih. Hele bir de gezmeyi ve şoförlüğü seviyorsanız tadından yenmez…
Türkiye’de yabancı plakalı aracınızı tamirciye götürdüğünüzde (eğer tamirciniz tanıdık değilse) iki, üç katı ödemeye hazır olun. Aracınıza yedek parça gerekirse Türkiye’de bulamıyorsanız kendi olanaklarınızla getirme şansınız yok. Çünkü yasak. Türkiye’de yabancı araba sanayi kendisini böyle saçma sapan bir yasakla koruyor. Eğer son bir yılda 6 aydan bir gün fazla yurtdışındaysanız yurtdışı araçlarına 2 yıl yurtta kalma izni veriyorlar. Tabii aracınızı yurtta bırakıp dışarı çıkmadan önce gümrüğe gidip “Aracımı falan adreste park ettim. Başkasının kullanmayacağını taahhüt ederim” diye belge imzalamanız gerekli. Bunu e-devletten de yapabiliyorsunuz fakat aracınız pasaportunuza işlenmemişse bizzat en yakın gümrük şubesine gitmeniz gerekir. Bana göre tamamen gereksiz bir bürokrasi.
Bir başka katı kural da aracınızı siz Türkiye’de olmak şartıyla ancak yurtdışında yaşayan çekirdek aile kullanabilir. Otomobil ailenin hizmetine amadedir. Bırakın aile üyeleri yasaksız kullansın! Geçenlerde sosyal medyada bu konuya ilişkin bir haber vardı. Fransa’dan tatile gelen bir göçmen “taahhütname” verip yurtdışına çıkmış fakat eşi aracı kullanırken yakalanmış. Vay sen misin kuralı çiğneyen? Cezanın yanı sıra araç sınır dışı edilmiş. Buyrun buradan yakın. Bir garip yasak da siz araçta olsanız bile mücbir sebep olmadan (aile dışında) yabancı birisinin kullanması mümkün değil. Ne gereksiz bir kural. Arkadaşınıza “Ben 10 saattir araç kullanıyorum, yoruldum direksiyona geç” diyemiyorsunuz. “Mücbir” sebep de trafik polisinin insafına kalmış bir terim… Bu konularda şikayetler sosyal medyada artınca Ticaret Bakanı Ömer Bolat “Dezenformasyona inanmayın!” diyerek “Yurtdışı plakalı aracın sahibi aracın isterse bagajında olsun başkası kullanabilir” açıklamasını yaptı. Bolat müjde gibi bu saçma kuralı esnetti ama gümrük mevzuatı henüz değişmedi. Sizi durduran trafik polisine “Ya bakanın açıklaması var ama” deseniz bile polis gümrük kurallarını uygulayacaktır. Bakanın kafa karışıklığını önlemek için önce mevzuatın değiştirilmesini sağlayıp, sonra açıklama yapması gerekirdi. Olsun varsın burası Türkiye! Zaten herkesin kafası karışık. Biraz daha karışsa n’olur ki?
Araç kullanımında kural ihlal edilirse araç trafikten men edilebilir, gümrüğe teslim edilebilir ve yüksek para cezası uygulanabilir. Kırk katır mı kırk satır mı? Bu ceza, aracın değerine göre değil; araç Türkiye’ye ithal edilse ödenecek gümrük vergilerinin yüzde 25’i üzerinden hesaplanıyor. Bu nedenle aracın özelliklerine göre ceza miktarı değişebiliyor. Örneğin 50 bin euroluk bir araçta ceza yaklaşık 15-20 bin euroya kadar çıkabiliyor. Bu nasıl orantısız bir ceza. Akıl alır gibi değil. Aman kendi emekçi vatandaşınıza karşı yabancı araç tekellerini sıkı koruyun! İktidardakiler seçim zamanı geldiğinde yurtdışındaki vatandaşların ağzına bir parmak bal sürmekte ustalar. Seçim zamanı yine dişe dokunmasa da minik düzeltmeler yapılacaktır. “O güne kadar memlekete aracıyla gidenler iki kez dikkat etsin” derim.
Son verilere göre; yurtdışındaki 9,5 milyon vatandaş (yani Türkiye nüfusunun yüzde 11’i) şimdiye kadar işçi dövizi olarak memlekete 200 milyar dolar göndermiş (Türkiye’nin tam bir yıllık bütçesi kadar). Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi? Türkiye’deki seçimlerde, anahtar aslında yurtdışı seçmende. Kim yurtdışı seçmeni ikna ederse o kazançlı çıkacaktır. Umarım önümüzdeki seçim vaadi olarak yurtdışı araçlarındaki bu gereksiz bürokrasi ve zorluklar rafa kalkar ve bizler için memleket hasreti drama dönmez. Dediğim gibi; memlekete aracıyla gidecekler aman dikkat…
- Toplum olarak spora katkımız
- Kıbrıs’ta çözüm umudu yeniden yeşeriyor…
- İngiltere’nin kargaları
- Türkiye’den beyin göçü araştırması…
- Olası başbakan Burnham’ı tanıştırırım…
- Kuzey İrlanda saldırganları bizim topluma da yönelebilir
- Dünya Kupası’nda işin şirazesi iyice kaydı
- Kaçırılmaması gereken sanat etkinlikleri…
- Festival sezonu başlıyor! Londra parkları şenlenecek
- İki yeni yazar, iki yeni kitap

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




