Faruk Eskioğlu
Kraliyetin Londra Kalesi’nde (Tower of London) “Kargalar yok olursa kraliyet de biter” kehanetine dayanarak en az 6 karga beslediğini biliyor muydunuz?
İngiltere tarihinin ilk Kraliyet Gökbilimcisi (Astronomer Royal) olarak bilinen John Flamsteed, Kral II.Charles döneminde (1660-85) gözlem çalışmalarını Londra Kalesi’nde yapıyormuş. Kalenin merkezindeki Beyaz Kule (White Tower), yüksekliği sebebiyle Flamsteed’in ana çalışma alanıymış. Fakat kule çevresinde o kadar çok karga varmış ki, çoğu zaman çalışmalara engel oluyorlarmış. Flamsteed bu durumdan yakınınca, Kral II.Charles kale çevresindeki tüm kargaların öldürülmesini emretmiş.
Fakat Flamsteed buna itiraz ederek “eğer bu kargalar yok olurlarsa Kraliyet’in sonunun geleceği” kehanetini uydurmuş. Bunun üzerine Kral da bu akıllı hayvanları rahat bırakmış. Hatta 6’sını kendi korumasına almış ki, tüm kargaların soyu tükense bile bunlar sayesinde kraliyet ayakta kalabilsin deyü! Kargaların öldürülmemesini Kral’a kabul ettiren Flamsteed gözlemleri için yeni bir yer önermiş. Kral da bunu kabul etmiş ve böylece 300 yıl boyunca kesintisiz olarak kullanılacak olan Greenwich’teki meşhur Kraliyet Gözlemevi inşa edilmiş. Sonu güzel biten gerçek bir hikaye…

“MOHR VE LONDRA’NIN KARGALARI”
Vilmos ve Ilse Kdrn’un yazdığı İngiltere’deki bir başka karga romanı da Türkçe’ye yeni çevrildi. Bir Karl Marx romanı olan” Mohr ve Londra’nın Kargaları” Olcay Geridönmez çevirisiyle Türkçe’de… 19. yüzyılın ikinci yarısında Karl Marx’ın “Kapital” çalışmalarına yoğunlaştığı, işçi sınıfının, büyüğünden küçüğüne tüm fertlerinin korkunç koşullarda çalışıp yaşadığı kapitalizmin başkenti Londra’dayız. Roman, dostları tarafından “Mohr” diye çağırılan Karl Marx’ın, bir iplik fabrikasında günde on iki saat çalışan on üç yaşındaki Joe Kling ve ailesiyle tanışmasıyla gelişen olayları merkezine alıyor. Marx’ın, Londra’daki mültecilik yaşamının çoklu yönleriyle önemli bir kesiti; Kling ailesinin fertleri üzerinden işçilerin durumu, yaşam mücadelesi; toplum dışına düşmüş, itilmiş emekçi çocuklarının “Kargalar Çetesi” şahsındaki durumu ve sınıfın mücadelesine duyarsız kalamayışlarıyla konumlanışları canlı, gerçekçi bir biçimde tasvir ediliyor.
Okur iç içe geçen bu üç kulvardaki gelişmeleri merakla takip ederken romanın ikinci yarısının ana harçlarından birini Hans Röckle Usta ve Mr. Ateşbacak’ın masalı oluşturuyor. Marx’ın gerçek hayatta çocuklarına anlattığı bilinen bu masal, dördüncü bir merak unsuru haline geliyor. “Mohr ve Londra’nın Kargaları”, Marx’ların günlük geçim sorunlarıyla boğuşmasına, çocuklarının hayatı üzerinde titremelerine, borçlar, hastalık, hatta ölüm gibi acılarla, çaresizliklerle sarsılmalarına olduğu gibi hem kendi çocuklarıyla hem de Kling çocuklarıyla kurdukları canlı ve ilham verici ilişkilerine sahne oluyor.
https://www.ginkokitap. com/mohr-ve-londraninkargalari
YENİ BAŞBAKAN HAYIRLI OLSUN
İşçi Partisi liderliğine seçilen Andy Burnham, Kral’dan aldığı yetkiyle ülkenin yeni başbakanı oldu. Kamu oyu desteği geçen yıl yüzde 54’ü bulan İşçi Partisi eski başbakan Keir Stamer’ın partinin DNA’sına uymayan politikaları sonrasında yüzde 26’ya gerilemişti. Starmer’in “Elimden geleni yaptım” ya da “Ben misyonumu tamamladım” diye çevrilebilecek veda konuşmasıyla koltuğunu Burnham’a bırakmasıyla da oran yüzde 41’e fırladı. “Yeni başbakan hayırlı olsun” diyelim…
Birleşik Krallık’taki demokrasi anlayışı, politik düzey ve istifa geleneği keşke Türkiye’de de olsa diyorsunuz. Son seçimlerde çoğunluğu sağlayarak bir sonraki seçimlerde iktidara gelme şansını artıran CHP’de yaşanılanlar, parti içi ve dışı Bizans oyunları ile politik inada şok oluyorsunuz. Benzer anketler CHP için de yapılıyor ama sonuçlarını garip bir biçimde takan yok! Ben de dahil milyonlarca seçmenin oy verdiği Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi fanusunda gerçeklikten kopuk olarak partiden ayrılanları takmayıp “Biz iktidar yürüyüşünü sürdüreceğiz” demesine şaşırıyorsunuz. Neyse dostlar bu yazımı da bir atasözüyle bitiriyorum: Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz…
- Türkiye’den beyin göçü araştırması…
- Memlekete aracıyla gidecekler aman dikkat…
- Olası başbakan Burnham’ı tanıştırırım…
- Kuzey İrlanda saldırganları bizim topluma da yönelebilir
- Dünya Kupası’nda işin şirazesi iyice kaydı
- Kaçırılmaması gereken sanat etkinlikleri…
- Festival sezonu başlıyor! Londra parkları şenlenecek
- İki yeni yazar, iki yeni kitap
- İfade özgürlüğüne iki anı
- Jeremy Corbyn’e göre, İşçi Partisi neden kaybetti ?

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




