Faruk Eskioğlu
Londra’da etnik ürünler satan irili ufaklı marketlerde özellikle son aylarda fiyatların artık el yaktığını fark etmiş olmalısınız.
“Etnik marketler, tedarikçilerden toptan ürün alım güçleri gereği Tesco, Sainsbury’s gibi dev zincirlerden elbet pahalı olacaklar” diye düşünebilirsiniz fakat son günlerdeki bu makas yüzde 10’lardan yüzde 50’lere kadar çıktı.İnsaf birader!
Tüketicinin canını yakan bu fiyat artışlarını Expa Süpermarket’in menejerlerinden Serkan Yaman’a sorduk.
Yaman son aylarda enerji fiyatları olmak üzere bütün girdi ve tedarikçilerin zamlarını ürünlere yansıtmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Dev zincirlerle rekabet güçlerinin olmadığını vurgulayan Yaman, “Dev zincirler tedarikçilerinden yıllık anlaşmalarla yüksek miktarda ürün sağlıyorlar.
Anlaşma süresince piyasadaki fiyat artışları haliyle onları etkilemiyor ve sağladıkları eski fiyat üzerinden ürünlerini etiketliyorlar.
Haliyle, günlük piyasaya göre tedarik sağlayan bizim gibi küçük marketlerle arasındaki fiyat farkını, makası açıyor.”
Süpermarketlerin toptan tedarikçisi Holland Bazaar’dan Ali Matur da, “Toplum marketlerindeki fiyat yüksekliği çoğu zaman ‘fırsatçılık’ değil, ölçek küçüklüğü, ithalat bağımlılığı ve parçalı tedarik yapısının doğal sonucudur; buna karşılık büyük zincirler hacim gücü sayesinde fiyatları aşağı çekebilmektedir” diyor.
“Öte yandan bizim de kendimize göre çok daha büyük avantajlarımız var çünkü aile işletmeler olarak çok daha iyi servis verip özellikle zincir marketlerin tedarik edemeyeceği pekçok ürünü müşteriye sunuyoruz” diyen Matur şöyle devam ediyor:
“Doğru çok fazla dezavantajı var ama bunun temel sebeplerinden biri zincir marketler arasındaki aşırı rekabetin çok acımasız ve ölümcül olması bundan ötürü bizim topluma ait süper marketlerin bununla baş etmekte zorlanmasıdır.
Zamanla doğal bir seleksiyon olacak belki bu marketlerden bir kısmı azalıp diğerleri çok daha güçlü kalabilecektir.” Sektörün içinden uzman isimlerin değerlendirmesi böyleydi.
Benim eleştirim sektördeki “fırsatçılara”… Salgın döneminde fiyatları katlayarak sınıfta kalan bu tür marketlerin son günlerdeki fiyat artışlarında kantarın topuzunu da iyice kaçırdıkları kanısındayım.
Ayrıca bu marketlerin kendi aralarında fiyat istikrarı da yok. Bir markette 2 sterline satılan “aynı” ürün, diğerinde 3 sterlin! O zaman fiyatlandırmada keyfiliği akla getiriyor.
Sıcak paranın döndüğü ve kazancın bol olduğu bu sektörde tüketiciyi koruyup kollayacak bir mekanizmanın olmaması büyük sıkıntı.
Keşke marketlerimizin bir derneği olsa da kalite yönetimi uygulansa, sektörde bir standart yakalansa ve oto-denetim mekanizması kurulsa böylece hem adil etiket uygulaması sağlansa, emekçiler de sosyal haklarını alabilse.
Bu hem tüketiciye güven verecek hem de dev zincirlere karşı rekabet gücü kazandıracaktır. Bizim toplum örgütlenmeyi sever ama marketlerlerde “tık” yok! Marketlerdeki fahiş fiyatlar müşteriyi küstürmekte.
Anadolunun damak zevki hatırına pide, sivri biber, tahin-pekmez almaya gelen müşteriye uygulanacak “fırsatçılık”yani müşteriyi kazıklamak sadece bu sektöre zarar verecektir.
Bu sektörden ekmek yiyen binlerce emekçinin geleceğini riske atacaktır.
Kısa dönem kazancı için o marketin ömrünü kısaltacaktır! “Yapmayın etmeyin efendiler! Lütfen ürünleri fiyatlandırırken kılı kırk yarın, insaflı olun, azimkâr olun!” Bu yazımı da bir dost eleştirisi olarak algılayın.
- Toplumda iki önemli söyleşi
- Dünyanın ilk anti nükleerci mahkumu Vanunu’yla tanıştırırım
- Düğünlerde yozlaştırılan bir gelenek: Takı
- Huyumuz kurusun, biz böyleyiz…
- Sadiq Khan’ın önlenemeyen eriyişi
- Yoksuluz, daha da yoksullaşıyoruz çünkü…
- Londra’da sanat etkinlikleri mi dediniz?
- Aman yapay zeka mağduru olmayın !
- Davos’tan “kötü günler geliyor” mesajı
- İffet Renda’nın ardından

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON




